ACILARLA KURTARILIŞIMIZIN 96'NCI YILI


Yüksel İTAK

Yüksel İTAK

10 Eylül 2018, 06:57


Tarihe Altın harflerle adını yazmış nice yiğitlerimizin bu vatanı bize emanet ettiği, düşmana karşı aman vermediği, neredeyse insan gücüne dayalı, iman gücü yüksek, yürekli yiğitlerimizin Manisa'mızı kurtarışlarının 96'ncı yıldönümü...

07.Eylül 2016 Tarihli Seyhan Çağlar'ın kaleme aldığı yazıdan aldığımız bilgiler ışığında!..

6-7 Eylül 1922 günleri 10.700 ev- 13 Camii- 2728 dükkân- 19 Han- 26 Bağ kulesi- 3 Fabrika-
5 Çiftlik- ve 1740 köy evi yakılmıştır. Resmî kayıtlara göre 3500 kişi ateşle yakılmış, 855 kişi  kurşunlanmış, 1200 kişi kesilmiş Toplam 5.555 kişi şehit edilmiştir...

30 Ağustos 1922 günü Büyük Taarruz başlayınca Demirci'ye giren Türk Ordusu hemen ileri harekata devam etmiştir. Afyon, Uşak illeri üzerinden harekata devam eden Korgeneral Fahrettin ALTAY Paşa komutasındaki Süvari Kolordusuna bağlı süvari birlikleri adeta uçarcasına günlerce hiç dinlenmeden yıldırım harekatı ile İzmir'e doğru ilerleyişini devam ettirmiştir. Tümgeneral Mürsel BAKÜ Paşa komutasındaki Süvari Tümeni, Kula, Salihli ve Turgutlu'yu işgalden kurtardıktan sonra 8 Eylül 1922 günü Manisa'ya ulaşmıştır. Yangınlar ve ateşler içinde Manisa merkeze giren Mürsel BAKÜ Paşa'nın emir subayı Yüzbaşı Seyfettin Bey (ÇALBATUR) yakılmış Valilik Binasına girerek Türk Bayrağını Binaya dikmiştir. Manisa'nın 8 Eylül 1922 gününü yaşamış ünlü kişilerin hatıraları yayınlanmıştır. Birkaç hatırayı nakledelim.
      
Manisa'lı yazar Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU anlatıyor: " yarım saat zarfında şehrin 5-10 noktasında birden başlayan ve müteakiben birbirine kol atarak genişleyen yangın Manisa'yı bir yanardağ haline sokmuştu. Derinden derine yakılan evlerin çatırtıları, bağrışan halkın vaveylası, silah sesleri ve bomba tarakaları hep bir araya karışarak bir bora esnasında ormanda duyulan mahut uğultuları hatırlatıyordu. Kumandan Filipis, kendi şerefine ayin seyreden bir tacidar gibiydi."
      
Yazar Falih Rıfkı ATAY'ın hatıraları ise şöyledir: " Gece mehtap var, Pencereden büyük, geniş bir harabeye bakıyorum. Geçen mehtapta burası bir şehirdi ve kim derdi ki bugün o mehtaptan bir ay sonra Manisa'da bulunacağız. Bu şevki Manisa hazında teneffüs etmek istiyorum. Ciğerlerimi yanmış ve müteaffin şeylerin keskin kokuları yakıyor. Geçen mehtapta taarruz başladığı vakit Manisalılar, gelecek asker için helva ziyafetleri nezretmişlerdi. Herkes bu şehri ayin için biraz para ayırıyor, genç kızlar " Bayrak" bulsalar, ayaz altında titreyen vücutlarını örtecekler ve altmış bin nüfustan artan aç, çıplak insanlar bu mehtapta kayanın ve ocaklarının enkazı içinde oyulmuş kovuklarında yatıyor. Evsiz, barksız kalan Manisalılar yanmış eşyaları içinde otururken Türk Ordusu 8 Eylül 1922'de Manisa'yı düşmandan böyle teslim aldı."
      
Manisa'nın  kültür adamlarından  Tezcan  KARADANIŞMAN " Manisa Bizimdir" adlı kitabında Manisa'da yaşanan Yunan mezalimini anlatıyor: " Rahmetli babaannem çok ağlardı. O melun Yunan mezalimini anlatırken, ağzından çıkan " Ah" yüreğinin taa derinlerinden gelirdi, " Kafir" derdi. " Çok eza, cefa etti. Sonra da yaktı yıktı ama Kemal Paşa'ya yenilip defolup gitti." derdi.  Rahmetli annem de yanmaya başlayan evlerinden ayakkabılarını alamadan yalınayak, yine yanmakta olan Karaköy Çarşısından geçip, çıktığı Çaybaşı Deresindeki taş ve dikenlerin çıplak ayaklarını nasıl yarıp kanattığını ağlayarak anlatırdı. Harap olmuş, yanmış yıkılmış şehrin yeniden imar edilmesi için, yanan yuvalarını nasılsa yeniden taş ve çamurla yapıp, içine sığınmışlar. İşte, benim neslim bu ortamda dünyaya gelmiştir."

Ve O acılı günleri kalemiyle anlatan kıymetli kardeşim Sn.Cihan Canuyar'ın sözleriyle yazımı noktalamak istiyorum...

Doğru düzgün silahları Yok; cephaneleri Yok, bir yerden bir yere gidecekleri taşıtları Yok, yiyebilecekleri adam akıllı yemekleri Yok, onları dış etkenlerden koruyacak doğru düzgün kıyafetleri bile Yok, ailelerine tekrar kavuşabilme ümitleri Yok, evlatlarının büyüdüklerini görebilme şansları YOK;YOK TA YOK.. Peki ne VAR?. Dünya üzerinde hiçbir millete nasip olmamış oranda yüksek bir imanları VAR; vatana,millete en uç noktada sevgi ve bağlılıkları VAR; Kahraman bir ruhları VAR; üstün cesaretleri VAR; ve de hiçbir zaman göremeyecekleri torunlarının özgürlüğünü ve onurlu yaşamalarını sağlamayı isteyecek kadar da asaletleri VAR... İŞTE BU VARLAR YOKLARI TOPYEKÜN YOK ETTİ DE O KAHPE DÜŞMAN DENİZE DÖKÜLDÜ... 8 Eylül; Güzel Manisa'mızın kurtuluş günü..Şanlı ecdada şükran bizden, sevgi bizden, minnet bizden.. Ruhları şad olsun inşallah....NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE........Kalın Sağlıcakla... 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.