banner83

ANDIMIZ

Milletin bazı dinamik taşlarıyla oynamanın yarardan çok zarar getirdiğini hepimiz biliyoruz. Din, ahlak, gelenek ve göreneklerimiz Cumhuriyet’in kurulduğundan bu yana değişmeyen mihenk taşlarımızdır. Halkın kabullendiği ve bir dönem kulaklarımızda çınlayan 'Andımız' neden bu kadar polemik konusu oldu anlamak mümkün değil.

İçindeki sözlere baktığımız zaman, yüce Türk milletinin en ufak bir endişe veya uygun olmayan sözleri bulmak mümkün değildir. Hal böyle olunca bunun altında başka bir hinlik aranması milletimizin kabul edeceği bir durum değildir. Andımız siyasi bir malzeme haline getirilemez. Evet İstiklal Marşı gibi resmi bir dayanağı olmayabilir ama sonuçta yıllardır Türk milletinin ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatında bulunmuş ve halkta bunu sonuna kadar özümsemiştir.

Halkı böylesine hassas bir konuda ikileme düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Konunun Danıştay tarafından kaldırılması üzücü olduğu kadar, konunun yargıya taşınması ise apayrı üzücü bir durumdur.

Andımız yazarı ve dönemin Milli Eğitim Bakanı olan Reşit Galip, Türkiye Cumhuriyeti 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı bir andı okutmuş ve o gün Çocuk Haftası'nı açış konuşmasında da bu metni tekrar ederek şunları söylemiş;

Çocuklar, güzel yüzlü Türk yavruları, Büyük Millet Kurultayı’nın Gazi babanızın eliyle açıldığı gündür. Bunu bayram edinmeniz, ey Türk çocukları, öz kurultayın açıldığı, öz devletin kurulduğu günü kendi bayramınız için seçmeniz ne mutlu buluş.

Büyük Türk yarınının yapıcıları arasına girmek için şimdiden hazırlanan güzel çocuklar, daima kulağınızda çınlasın ki çalışkan olmayan Türk sayılmaz, ahlaklı olmayan Türk olamaz. Şimdiden bağırarak söylüyorum ki sizlerden çalışmayanlar, iyi yetişmeğe kulak asmayanlar bizim yarınki düşmanlarımızdır. Budunlar içinde bir ve eşsiz Türkün güzel çocukları, Türklüğün büyük yarını sizin görünüşte mini mini dayanıksız, fakat hakikatte sağlam ve dayanıklı omuzlarınızdadır. Bunu düşünün bilin, anlayın ve bir an bile unutmayın.

Size bugün şu işi veriyorum, bayramınız biter bitmez mekteplerinize döndüğünüz ilk günden başlayarak birinci derse girdiğiniz zaman sınıflarınızda hep birden ve her gün şu sözleri tekrarlayacaksınız

Türküm, doğruyum, çalışkanım.

Yasam: Küçükleri korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”

Dizeleriyle bitirmiş ve bu güzel öğütleri yüce Türk milletine bırakmıştır.

Unutmayalım Andımız'ı kimin ve ne ideolojilerle yazdığı bizi ilgilendirmemeli. Bizim Andımız’dan alacağımız sözlerin anlamları ve içindeki ruhtur. Zaten içindeki kelimelere bakarsak, her vatandaşın bu ülke için yapması ve uygulaması gereken işlerdir.

Doğru olmak, çalışkan olmak, ileri gitmek, ülkemizi kendimizden çok sevmek, küçükleri korumak, büyükleri saymak bular zaten inancı ve görüşü ne olursa olsun her insanın insanlık görevidir.


 

Sağlıcakla kalın

YORUM EKLE

banner95

banner94