banner83

BIRAK! BİZİM DE BU KADAR FORSUMUZ OLSUN

Bir yıldan beri pandemi ile mücadele içerisinde savaş vermekteyiz ve vermeye de devam ediyoruz. Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Bu süreçte birçok esnafımız mağdur oldu hatta ve hatta gözlemlerimiz dahilinde mekanlarını kapatanlar dahi oldu.

Devletimiz bu pandemi sürecini çok güzel bir şekilde yürüttüğüne şahidiz ve her türlü imkanlarını ortaya koyup en az kayıpla mücadeleyi sürdürüyor ve de sürdürmeye devam ediyor ama ta ki son yapılan büyük kongreyi görüp her türlü görüşe sahip kişiler dahil büyük bir hata olduğu görüşünde hemfikir oldu.

Bizler doğruları yazdığımız kadar yanlışları da yazmak zorundayız. Kahveler, kafeler, çay bahçeleri, düğün salonları, umuma kapanan tüm mekanlar yasaklarla boğuştuktan sonra kongrelerin tıklım tıklım olması bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu deyimini akıllara getirdi.

Çağrılarda yasaklara uyalım diye Maske, Mesafe, Temizlik sloganıyla kimine es geçip, kimine de cezai işlem uygulanıp kalabalık ortamları yasaklara mahkûm ederken bunca vatandaşımızı mağdur edip, kendimiz bu yasakları delersek bunda bir eşitlik olamamakla beraber ayrıcalık olduğunu görmemiz düşündürücü oluyor.

Bakın bir hikayede bir kıssa örneği var ki sanki bu durumu anlatır gibi "Adamın biri yabancı olduğu bir kasabada dolaşırken büyük abdesti gelir. Fena halde sıkışmıştır. Oraya-buraya seyirtir. Tuvalet arar, bulamaz.
Sonra aklına gelir. Burası bir Müslüman kentidir. Ve her caminin müştemilatında mutlaka bir umumi tuvalet olması gerekir.
Gözlerini havaya çevirir ve bir minare görür. O yana doğru seyirtir ve tuvaleti bulur. Boş iki kabin; kapılarında birer su ibriği ve çubuğunu tüttüren; bir sandalyenin üstüne adeta tünemiş bir tuvaletçi görür.
İbriklerden birini kaptığı gibi kabinlerden birine dalar. İbrikçi arkasından var gücüyle bağırır."
"- Bırak o ibriği, ötekini al..."
" Adamın tartışacak hali yoktur. Bırakır aldığı ibriği, ötekini alır ve içeri girer...
Ooohhhh... rahatlamıştır. Taharetlenir, dışarı çıkar, ellerini yıkar, parasını da verdikten sonra ibrikçiye sorar... "
"- Yahu arkadaş içeride merak ettim, düşündüm. Bu ibriği değil de ötekini alsaydım ne olurdu?"
"İbrikçi mağrur bir ifadeyle çubuğundan iki nefes daha çeker; sandalyesine iyice gömülür ve soruyu yanıtlar...
"BIRAK!... BİZİM DE BU KADAR FORSUMUZ OLSUN..."
" İşte dostlar; geldiğimiz nokta aynen bu kıssada olduğu gibi...
Ama biz vatandaşlar olarak yine tedbirli olup herkes bu uygulamayı deliyor diye kuralları ihlâl etmeyelim çünkü iğnenin ucu yine bize batabilir.
Kalın sağlıcakla...

YORUM EKLE

banner95

banner94