Bu Gidişe Kim Dur Diyecek?


Muzaffer YURTTAŞ

Muzaffer YURTTAŞ

08 Ekim 2019, 14:04

“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” hadisini bilmesine rağmen yemeğini bir garibanla, bir aç ile paylaşmak yerine mükellef kahvaltı ve sofraların fotoğrafını çekip sosyal medya hesabından paylaşmayı marifet zanneden bir topluluk olma yolunda hızla uçuruma doğru gidiyoruz.

Normal hayatta bir tek arkadaşı, derdini anlatabileceği bir tek dostu olmayan ama sanal alemde binlerce takipçisi olmasını bir zenginlik zanneden sanal alem zenginlerinin olduğu, dost kelimesinin anlamını yitirdiği bir topluma doğru yuvarlanıyoruz.

Gösteriyi, görüntüyü, görseli ve imajı önemseyen ama ahlaklı olmayı, söz verip sözünde durmayı, dedikodu ve gıybet yapmayı, iftira gibi çirkin bir davranışı önemsemeyen, kul hakkını gözetmeyen, sanal alemde adam olduğunu zannedenlerin gün geçtikçe arttığı garip bir grup olma yolunda hızla uçuruma gittiğimizin ne zaman farkına varacağız?

Bir konuda fetva vermek, söz söylemek için uzman olmak gerekse de, her konuda kendini uzman gören, atıp tutan, aklına gelen her şeyi sosyal medyada paylaşan, “birisine zarar verir miyim?, kul hakkına girer miyim?” endişesini hiç taşımayan, cahil cesareti ile her şeyi yazıp çizen bir nesle benzemeye başladığımızı bize kim hatırlatacak?

Geçmişi önemsemeyen, geleceği düşünmeyen, anı yaşamak düşüncesini gününü gün etme olarak algılayan, hedefe varabilmek için her şeyi mübah görme yanlışına sarılan, günübirlikçi, fırsatçı, çıkarcı bir toplumun tehlike çanlarının çaldığını bize kim hatırlatacak?

Hız tutkunu, aceleci, kavgacı, hayattan ve kurumlardan internet hızında çözüm bekleyen ve olmayınca da çılgına dönen bir cemiyetin gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacağını bize kim anlatacak?

Demleme çayın lezzetiyle sallama çayı bir tutan, güveçte yavaş yavaş pişen bir yemekle fast food hamburgerleri aynı sayan, bu nedenle gittikçe obezleşen, sonra da obeziteden kurtulmak için internetten biteviye siparişler veren, ilaçlarla bedeni alt üst olan hastalıklı bir toplum olduğumuzu ne zaman anlayıp buna dur diyeceğiz?

Annesi, babası ve büyükleri sıla hasreti, evlat kokusu özlemi çekerken, bayramlarda ellerinin öpülmesini, hal ve hatırlarının sorulmasını arzu ederken, kuru kuru telefonla bayramlarını kutlamayı, yakınlarına toplu mesaj atarak bayramlaşma ve sıla-ı rahim görevini yaptığını zanneden, bununla vicdanını rahatlatmaya çalışan bir millet olma yolunda tehlikeli bir dönemeçte olduğumuzu bize hangi trafik işareti gösterecek?

“Al yazmalım” filmindeki sahne ve replikleri geri ve yavaş bulan, hızlı olmayan sahnelerden sıkılan, televizyon izlerken sık sık kanal değiştiren, roman gibi uzun soluklu ve derinlemesine okunması gereken eserleri okumayı sıkıcı bulan hız ve haz kurbanı bir neslin yetiştiği gerçeğini kulaklarımıza kim haykıracak ve bizi kendimize kim getirecek?

Sabır nedir bilmeyen, başına gelen en küçük bir olayda dünyayı ayağa kaldıran, çözüme değil soruna odaklanan, bir problemle karşılaştığında anında herkesi satabilen, birilerini suçlama hastalığına yakalanmış, başına gelen belaları bir uyarı olarak görmek yerine “neden her şey beni buluyor?” diye isyan eden, hayat tecrübesini önemsemeyen bir topluluk olma yolunda son gaz gittiğimizi bize kim anlatacak?

Evliliği basit bir müessese olarak algılayan, en küçük bir zorlukta, en basit bir tartışmada boşanma yolunu seçen, ahde vefayı ve geçmişin güzel hatıralarını bir çırpıda yok sayan insanların olduğu ortamda aile müessesinin büyük yara aldığını görüp buna kim dur diyecek?

Acıya katlanmayan, hep gülmeyi bir marifet addeden, yeri geldiğinde ağlamanın, hüzünlenmenin insan olmanın bir gereği olduğunun farkında olmayan, hayatta güllerin yanında dikenlerin de olabileceğini kabullenmeyen bir düşünce yapısının egemen olmaya başladığını bize kim aktaracak?

Mücadele azmi, sabır, sebat, vefa kavramlarını kim öğretecek? Kırmızı ışıkta beklerken daha sarı ışık yandığında öndeki araca korna çalmayı, yolda giderken diğer sürücülere ve yayalara saygısız ve kaba davranmayı, kadına ve çocuklara şiddeti normalleştiren, sıradanlaştıran insanların sayısının gün geçtikçe arttığını, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde her gün bunların yüzlercesinin yaşandığını, bunun geleceğimiz için en büyük tehlike olduğunu zihnimize kim yerleştirecek?

Asker uğurlama törenlerini, düğünleri magandalığa çeviren, mutlu günleri attığı kurşunlarla kana bulayan şehir eşkıyalarına silah kullanmanın ve taşımanın birer adamlık göstergesi olmadığı gerçeğini kim öğretecek?

Bütün bunlar hatta çok daha fazla sorunlar var toplumumuzda. Bu toplum kendini değiştirmez ve iyiye yönelmezse hiç kimse bunu değiştiremez. O halde birileri bu kötü gidişe dur demeli. Herkes elini taşın altına koymalı. Yapabileceğimiz, elimizden gelen elbet bir şeyler var. Ya toplum olarak tekrar toparlanıp kendimize geleceğiz ya da zor bir sürece doğru yuvarlanıp gideceğiz. Karar sizin!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Suudi - 6 gün önce
Mükemmel bir tespit, Kimin elinden ne geliyorsa bu toplum İçin elimi taşın altına koymalı ve herkesi daha duyarlı olmaya davet etmeli
Avatar
Şenol çığlı alaşehir - 6 gün önce
Sn. Muzaffer hocam şu anki ortamı işleyişi zamanı ve insanları nekadar güzel dile getirmişsiniz insanlarda sabır istikrar düşünce birbirine saygı din ve ahlak kavramı çok zayıfladı öyle bir zamana geldik ki kimsenin kimseye güvenmediği hangi iş sektör olursa olsun hep bir aldatmaca kandırmaca dürüst olmayan sahtekarlık art niyet bir çok insan ALLAH korkusunu unutup bu dünyanın sahte yalan güzelliklerine kanıp para için şan ve şöhret için herşeyi mubah gören insanlarımıza ALLAH hidayet versin inşAllah toplum olarak bilinclenmeli ve birbirimizi uyarip öğretip uyandirip aklimizi basimiza toplamamız lazım bu güzel yazınız düşünceleriniz ve halk olarak bizlere bilinçlenme ve guzel ahlaklı
Avatar
Sn. Vekilim çok doğru meseleleredile getirmişsiniz.Allah razı olsun.meseleler çok derin.Eğitim ailede başlar okulda gelişir.Aile ve çocuk eğitimi güzel olursa bu işler hallolur.Eğitim olmadıkça işimiz çok zor.Bizde siz gibi düşünüyoruz.İnşallah iyileşir.S - 5 gün önce
Kuura bakmayın Yorumu üste yazmışım.Abdilkadir CANTÜRK ÇAY AFYON
Avatar
Yuksel Gönültaş - 5 gün önce
Hocam bu yazdiklarınızı pür dikkat okudum ve okurkan sanki bu yazdığınız her şey bir bilm şeridi gibi gozumun onunden geçti ve yaşadığımız şu hayatın butun benekli noktalalarını gozumun onunden ve ve aklımın en derin vadisine kadar hissettim size çok teşekkur ediyorum rabbim inşaAllah bu ülkemize gerçek ve dögru yolu gösterir ve butun bunlara dur diyen birilerini vesile olarak gönderir
Avatar
ahmet akgün - 5 gün önce
kardeşim öyle güzel yazmışsınki kafamda oluşan duyguları aynen ve daha fazlasını bile dile getirmişsin aklına fikrine parmaklarına sağlık diyorum.
Avatar
Lütfiye - 21 saat önce
Annelerin sosyal medyadan çekip evlat terbiyesine odaklandirip evlerden televziyonlari alıp çocukların kitap okumalarını saglamaliyiz