BÜYÜK KAHRAMAN ATATÜRK'ÜN İZİNDE!

Yüzyılın filozofu, lideri Ulu Önder Atatürk, gençlere her daim önem veren entelektüel bir muktedirdi.Daha Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Cumhuriyet çocuklarını, gençlerini kendilerini yetişmeleri için yurtdışına yollamaya gayret etmiştir.
Sadece tıp ve mühendislik alanında yurtdışına gençlerimizin gittiğini biliyoruz ancak; bir tek bu alanlarda değil; tarih, arkeoloji, filoloji için ve elbette güzel sanatlar ve musiki dallarında da; eğitim bursları vererek, gençlerin batıya açılmasını, yeni medeniyetlerle tanışmasını sağlamış gerçek bir entelektüel liderdir.  Ülke olarak modernleşmeye Tanzimat Dönemi'nde adım atmış olsak bile; gerçek reformu Cumhuriyet Dönemi'nde, Ulu Önder Atatürk'ün yenilikçi ve aydın fikirleri sayesinde gerçekleştirmiş asil bir milletiz. Umut ediyorum ki; Cumhuriyet'in çocukları olarak bizler, yüzyılın asil liderinin ışığında, muasır medeniyetler (sosyal, ekonomik ve bilimsel açıdan diğer ülkelerden daha önde olan ülke) seviyesine yükseleceğiz.
Tabii burada gençlerimize çok iş düşüyor!
Muasır medeniyetler seviyesine ancak; eğitim, bilim ve teknoloji sayesinde ulaşabiliriz. Ulu Önder Atatürk, gittiği her ülkede yeni şeyler öğrenerek, ülkesine katkı sağlayacak tüm yenilikleri bizzat uygulayan vizyon sahibi, modern görüşte bir liderdi. Ataya yakışır gençler olmak için, bu vizyonda ilerlemek ise; gençlerimizin önemli bir görevi aslında.
Elbette gençlerimizin geniş bir vizyona sahip olabilmesi için eğitim çok önemli.
Tabii eğitim sisteminde birçok eksikliklerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunu gençlerimizde çok iyi biliyor. Bu sorunu düzeltmek çok da zor değil. Sadece biraz bilinçli olmak gerekiyor. Bu sorunun bile çözümü; gençlerimizin iyi eğitim alacakları, doğru seçimleri yapmasıyla mümkün. Doğru bir eğitimi nerede almaları gerekiyorsa bunu en iyi şekilde araştırmaları gerekiyor ve o yolda yorulmadan, sıkılmadan ilerlemeleri de şart. Ancak burada ki en büyük handikap, iyi eğitim alan gençlerimizin başka ülkelere göç etmeleri.
Oysa bu ülkenin nitelikli insanlara ihtiyacı var; her zaman ve her şeye rağmen...
Eğitim sisteminin değişmesi için müfredattan önce nitelikli öğretmenlere ihtiyacımız var. Sonra donanımlı okullara ve en son olarak eğitim sisteminin düzeltilmesine... Kronolojiyi ve sıralamayı iyi bilmemiz lazım. Ki; sürekli değişen eğitim sisteminin en büyük yanlışı belki de, bu sıralamanın sondan başa doğru düzeltilmeye çalışılıyor olunmasıdır. Bu nedenledir ki; gençlerimizin kendini iyi yetiştirmesi gerekir.
Büyük mücadeleler sonucu, bırakılan büyük bir mirasa sahip çıkmanın ve bu mirasın hakkını vermenin tek yolu, Ataya laik gençlerin yetişmesi elbette. 101 Yıl evvel yeni Türkiye'nin ilk mareşali olan ve milletin geleneğini, sorumluluğunu arkasında taşıyan genç komutan Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıkarak, kurtuluşun ilk adımını atarken; bu vatanı, bu milleti ve bu milletin geleceğini gençlere emanet etti.
Şimdi bu emaneti ayağa kaldırma zamanı!  
Vatan, insanın güvenle yaşayacağı en büyük değeridir. Güven ile yaşadığımız bir vatanımız varsa bunu da; Ulu Önder Atatürk'e borçluyuz. Bu borcu ödemenin tek yolu ise; vatan topraklarını, bayrağımızı sonsuza kadar hakkıyla korumak ve Türklüğe yakışır bir şekilde yaşamak...
Millet olarak; Kahraman Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde, ışığında ve yolunda ilerlemek dileği ile.

YORUM EKLE