banner83

ÇOCUKLARA SORUMLULUK DUYGUSU KAZANDIRMAK

Hepimizin bildiği gibi davranışlarımız hakkında büyüdükçe daha fazla sorumluluk almamız gerekir. Bu kulağa sanki küçük çocukların sorumluluk almalarına gerek yokmuş gibi gelebilir ancak tüm davranışların temelleri aslında bizler küçükken atılmıştır. Bu hafta çocuklarımıza sorumluluk davranışını ve özgüveni nasıl kazandırdığımızdan bahsetmek istiyorum.

****

Biz psikologlar klinik ortamda çocuklara gelişim tarama testleri yaptığımızda, sıklıkla çocuğun potansiyeli olmasına rağmen bazı davranışları gerçekleştiremediğini görürüz. Bu durumda bizi iki şey düşündürür bunlardan biri ailenin çocuğa yeterli alan tanımaması, çok fazla korumacı ve müdahaleci oluşu veya ikincisi tam tersi çocuğun ihmal edilmesi ve bizlerin uyaran dediği çocuğun ilgisini çekecek oyun, materyal gibi gelişimini destekleyecek şeylerden mahrum bırakılmasıdır.

***

Çocuğun özgüvensiz olduğu gerekçesi ile de birçok aile bizlere başvurur ve bu durumla nasıl başa çıkabileceklerini öğrenmek isterler. Aslında tam da bu noktada sorumluluk ve özgüven ilişkisini anlamak önemlidir. Kendi davranışlarının sorumluluğunu almayı edinmiş çocukların özgüvenlerini yüksek görürüz, bu çocuklar kendi yaşlarından beklenen görevleri yerine getirme konusunda daha istekli davranırlar ve sıklıkla bir davranışı başlatmada desteklenmeye ihtiyaç duymadan o işi yapabilir haldedirler. Ancak aileleri tarafından daha onlar ihtiyaçlarını dile bile getirmeden gereksinimleri hızlıca karşılanan çocuklar her zaman bu desteği çevrelerinden bekler ve yalnızken de davranışı gerçekleştirmek için bir girişimde bulunmazlar. Buna örnek vermek gerekirse kıyafetini kendi başına değiştirmesine veya kendi başına dökerek de olsa yemek yemesine izin verilmemiş çocuklar bu davranışları yapabileceklerine olan inançları hiçbir zaman tam olarak vaktinde gelişemez ve hep anne babası tarafından ihtiyaçlarına cevap verilmelerini beklerler. Yine aynı şekilde okulda parmak kaldırmak, oyun başlatmak, diğer insanlarla tanışmak, grup etkinliklerinde etkin rol almak gibi davranışları gösteremezler. Bu da zamanla akademik ve sosyal alanda diğer aktif davranan çocuklardan geri kalmalarına sebep olabilir.

***

Saydığımız bu gibi aktif davranışı ve özgüveni gerektiren birçok şey aslında temelinde sorumluluk almaya bağlıdır demiştik, peki çocuğumuza sorumluluk duygusunu nasıl kazandırabiliriz? Anne babalar -özellikle bizim kültürümüzde- çocuklarına kıyamayıp onların yerine her şeyi yapmak isteyebilirler. Onların yorulduğunu veya başaramadığını görmek istemezler. Ancak bu durum çocuk büyüdükçe olumsuz anlamda etkiler doğurur.

***

Sorumluluk duygusu ilk iki yıldan itibaren yavaş yavaş çocuğa kazandırılmalıdır. Burada önemli olan nokta çocuğun yapabileceğinden fazlasını istememek ve gelişim düzeyine uygun görevlerin seçilmesidir. Böylelikle çocuk gelişim düzeyine uygun yapabileceği davranışı gösterdiğinde başarma duygusunu hisseder ve bir sonraki görev için özgüvenli ve istekli olur.

***

Bu davranış kazandırma süreci küçük çocuklarda kendi başına çatal-bıçak kullanma, oyuncakları kutuya geri toplama, yardımsız giysi giyebilme gibi çocuğun düzeyine uygun küçük görevlerle başlayabilir. Çocuğun eğer bir görevi yerine getirmede zorlandığı gözleniyorsa o davranışın yerine getirilmesi ile ilgili çocuk başarana kadar desteklenmeli ve ufak da olsa başarıları sözlü şekilde ‘aferin, elinden gelenin en iyisini yapıyorsun veya çaba gösterdiğin için seninle gurur duyuyorum’ şeklinde ödüllendirilmelidir.

***

Benzer şekilde hataları karşısında da yapıcı konuşulmalı, çocuğun karakterine değil davranışın yapılmasındaki problemlerden bahsedilmelidir. Örnek vermek gerekirse ‘anlamıyor musun? aptal mısın? neden beni üzüyorsun? Bilerek yapmıyorsun beni üzmek için’ gibi çocuğa yönelik özgüven duygusunu zedeleyecek sözler söylenmemelidir. Bunun yerine ‘birlikte yapmak ister misin? Sanırım bunu yapmak biraz kafa karıştırıcı ama eminim birkaç kez denersen başarabilirsin’ gibi yüreklendirici ve başarısızlık karşısında pes etmemesini sağlayacak sözler söylenmelidir. Ek olarak davranış hatalı da yapabilir, bir şeyler kırılıp zarar görebilir bu gibi istenmeyen durumlarda tamir çok önemlidir. Eğer tamir edilebilecek bir şeyse birlikte tamir edilmeli ve çocuğun zarar verdiği şeyin düzeltilebileceği inancını kazanması sağlanmalıdır. Örneğin bir duvar yanlışlıkla boyandıysa bir bez ile beraber silinmeli veya bir oyuncak kırıldıysa yapıştırılmalıdır. Bu gibi küçük görünen davranışlar çocuğun ruhsallığı üzerinde önemli rol oynar.

Herkese iyi haftalar dilerim

YORUM EKLE

banner95

banner94