Dedemin Dili, Beden Dili, Gönül Dili

Kula’da bir hayalin gerçeğe dönüştüğü tarihi Zeytinli Konak’ta zaman zaman büyüklerimiz, tecrübeli yaşlılarımızla koyu sohbetlere dalıyoruz. Çay eşliğinde geçmişin güzelliklerini yeniden dile getirip onları meclisimize ortak ediyoruz. Okudukça, konuştukça öyle naif ve incelik dolu şeyleri gün yüzüne çıkartma imkanına sahip oluyoruz ki sohbetin sonuçları bizleri bambaşka diyarlara götürüyor. İşte bu yaren sohbetlerinde ve medeniyet okumalarından derlediğim atalarımızın kullandığı o muhteşem güzellikteki kelimeleri, beden ve gönül dillerini, adap numunelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Siz de şöyle demli tavşan kanı bir çay doldurun kendinize ve başlayın okumaya!

Büyükşehir yaşantısı, site kültürü, beton yığınları, egzoz kirliliği ve plaza hayatı gibi yapay ortamlar, insan sağlığını olduğu kadar insan ilişkilerini ve davranışlarını da etkiledi.  Büyüklerimizden dinlediklerimiz, onların hayatlarından okuduklarımız sayesinde atalarımızın yaşarken daha naif ilişkiler kurduklarını öğreniyoruz. Ne yazık ki iletişim çağı dediğimiz bu asırda insan ilişkilerinde bu incelikleri göremiyoruz, hissedemiyoruz.

Edep, konuştuğun zaman dilini korumak, yalnız kaldığın zaman kalbini korumak, dışarıya çıktığın zaman gözünü korumak, yediğin zaman boğazını korumak, uzattığın zaman elini korumak, yürüdüğün zaman ayağını korumak ve bütün işlerinde vaktini korumaktır.

Atalarımız güzel ahlakı yaşayarak asırlarca dünyaya örnek oldular.  Biz, büyüklerimizi anlatırken: “Osmanlı terbiyesi görmüş, Osmanlı Beyefendisi ya da tam bir Osmanlı Kadını” diye onun terbiyesini överiz. Onlardan öğreneceğimiz çok şey olduğunun farkındayız.

Örnek aldığımız Osmanlı medeniyeti; altı asrı üç kıtada kucaklayan, aklıselim, kalbi selim, zevk-i selim sacayağı üzerine oturmuş bir denge medeniyetiydi. Onlar giyim, kuşam, yeme, içme, aile, mahalle ve şehir hayatıyla, insana saygı saygının zirve örneklerini gösterdiler. Osmanlı’nın aile, mahalle ve şehir hayatı, hoş bir özlemin ötesinde, insana insan olmanın zevkini ve keyfini doyasıya yaşatan bir güzellikler hazinesiydi.

Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlü oluşu, toplumun huzur ve barışıyla doğrudan irtibatlıydı. Bu sırları keşfetmek gerekir. İnsana saygı medeniyeti de diyebileceğimiz, Atalarımızın aile, toplum ve mahalle hayatındaki güzelliklerden küçük bir demet sunarak, bugün neleri kaybettiğimizi daha iyi anlayabilir ve hiç olmazsa elimizde kalanları muhafaza adına bir gayret uyandırabiliriz.

Osmanlı’da aile genişti. Çocukların İslâm ahlâkıyla terbiye edilmesine, geleneklerimize ve manevî birikimlerimize göre yetiştirilmesine çalışılırdı. Bu geniş ailelerde, Kur’ân-ı Kerîm okuyan dedeler, Hz. Ali’nin cenklerini anlatan nineler, göz nuruyla hat çoğaltan amca ve dayılar, zarafet ve nezâketin timsali teyze ve halalar, çocuklara güzel örnek olurlardı. Yaşlılarla gençler aynı evlerde birlikte yaşarlar, çocuklar yaşlı ve tecrübeli büyüklerin yanında büyür, yaşlıların huzurevlerine terk edilmesi bir şey asla söz konusu olmazdı.

 Avrupalı gezgin Guer, bizim insanımızın edeb ve nezaketini şöyle anlatıyor: “Türklerin pek mükemmel muâşeret (insanlar arası iyi münasebet) usûlleri vardır. Birbirleriyle karşılaştıklarında sağ ellerini göğüslerine götürmek suretiyle selâmlaşırlar.”

Osmanlı topraklarında dokuz yıl kalan Fransız gezgin Brayerise şunları söylüyor: “Türk halkının üstü başı çok temizdir. Hâl ve tavırlarında büyük bir asâlet, yüzlerinde tatlı bir sükûnet ve nezâket vardır! Konuştukları dil tatlı ve âhenklidir! Sohbet edenlerin ifâdeleri vecîz (kısa, öz, derli toplu), telâffuzları temizdir! Tebessümlerinde incelik, el hareketlerinde zerâfet ve sâdelik vardır. Bir kaçı aynı anda konuşmaz, biri konuşur, diğerleri dikkatle dinler. Konuşan, sözünü kısa tutar. Birbirlerine karşı hürmetsizlik etmezler. Edebe aykırı söz söylemez, lâubâlî tavırlar sergilemezler. Yaşlı ve büyüklere karşı hürmetle onların hakkına riâyet, hayâl edilemeyecek bir nezâket içindedir. Kimse kimsenin sözünü kesmez, kimse kimseyi aşağılamaz, asla hakaret etmez” diyerek gördüklerini net bir şekilde dile getiriyordu. Hayırlı Ramazanlar diliyorum

YORUM EKLE