banner83

DUYGU DÖNÜŞTÜRME MAKİNESİ

Son zamanlarda dünyanın ne kadar güvenilir bir yer olduğunu sıkça sorgular haldeyiz. Dünyanın her yerinde etkili olan koronavirüs pandemisi bizleri de önceki halimize göre epeyce değiştirdi; kimimiz daha kaygılı olduk, kimimiz temizliğe normalimizden daha uzun zaman ayırır olduk ama neredeyse büyük çoğunluğumuz dünyanın bizim için ne kadar güvenli bir yer olduğunu sorguladık. Dünya, bizim annemizin güvenli rahminden ayrılma vaktimiz geldiğinde bizi karşılayan soğuk, gürültülü ve tekinsiz bir yer en başında. Peki, hepimiz için başta korkutucu olan bu dünya ile başa çıkmayı nasıl öğreniyoruz? İşte bu sorunun cevabı anne ile bebeğin erken dönem ilişkilerinde yatıyor. 
**********************
Bizler kaygı verici durumlarla karşılaştığımızda duygularımızı düzenleyen, bizden kötü (kaygılı, agresif, saldırgan) duygularımızı alıp onları iyi duygulara dönüştürüp bize veren annemiz veya bakıcımız sayesinde sakinleşmeyi öğreniriz. Bebekler, acıkmaları, bezlerinin kirlenmesi veya gazlarının olması gibi onlara rahatsızlık veren durumlarda anneleri ile ağlayarak iletişim kurarlar. Ama bazen hiçbir sebep yokmuş gibi göründüğünde de bebekler ağlar ve bu durumda anneleri bebeği kucağına alıp sarılır onu sakinleştirir. Bu tipik durumu çocuk psikanalisti Winnicott’un sözünü örnek vererek özetlemek istiyorum ‘anne kollarında tuttuğu bebeğine bakar, bebek dosdoğru annenin yüzüne bakar ve bu yüzde kendini bulur’.  
*******************
Az önceki örnekte de bahsettiğimiz tipik anne, adeta bebeğinin olumsuz duygularını olumluya dönüştüren bir ‘duygu dönüştürme makinesi’ imiş gibi davranır. Bebek için, içine düştüğü bu tekinsiz dünyada duygularının olumluya dönüştürülmesi, gıda kadar temel bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç, anne tarafından karşılandıkça çocuğun egosu güçlenir ve hayattaki zorluklara karşı daha dirayetli olup kolayca yıkılmaz. 
*******************
Bebek ağladığında ihtiyacına hızlı şekilde cevap vermek, onu yalnız bırakmamak ve bunu yaparken de kötü duygularına karşı iyi duygular verebilmek çocuğun ruhsal gelişimi için çok önemlidir demiştik. Bu dönüştürme meselesi, bebeklikle de sınırlı değildir, bizler büyürken de anne ve babamızın duygularını referans alırız örnek vermek gerekirse yolda gördüğü bir köpeği gidip seven bir annenin evladı o köpekten büyük olasılıkla korkmayacaktır veya tam tersi köpek görünce yolunu değiştiren bir ailesi olan çocuğun köpeklere karşı algısı ‘köpek bize zarar verebilir’ şeklinde olacaktır. Yeterince iyi ebeveyn olmaya çalışırken gerçekte çocuğunuza hangi imkanları verdiğiniz değil çocuğun duygularını ne ölçüde dönüştürdüğünüz önemlidir. Aslında toparlarsak önceki haftada da bahsettiğimiz gibi, yeterince iyi ebeveyn olmak mükemmel olmaktan çok daha değerli. Unutmayalım mükemmel iyinin düşmanıdır. Sağlıklı günler diliyorum, hoşça kalın.
 

YORUM EKLE

banner95

banner94