|
19 Mayıs 2012 Cumartesi
Efsane lider Denktaş
Yaşar AKOVA akovaticaret@hotmail.com
Bin Dokuz Yüz Yetmiş Dört Yıllarını yaşayanlar bilirler Rumların mezalimine son vermek için Erenköy’ de direnişe geçen Kıbrıs Türklerinin başında adeta bir komutan gibi Kıbrıslı Mücahitleri organize diyor . Bir taraftan halkın ve mücahitlerin moralini yüksek tutma noktasında direnişi güçlendirirken bir yandan da iletişim araçlarıyla Türkiye’den yardım talep ediyordu uzun müddet bekledikleri yardım bir türlü gitmiyordu. Bu durum Rumları iyice kudurtmuştu ve toplu katliamlara yönelmişlerdi. Şehirlerde Türk evlerini basıyor kadın, çocuk, yaşlı demeden öldürüyolardı aynı durum köylerdede yaşanmaya başlanmıştı . Rumların bu soysuzca yaptıkları katliamlar Kıbrıs adasının tamamına yayılmıştı ve Kıbrısta yaşayan Müslüman Türk halkını tamamen paniklemesini sağlamak için her geçen gün Rumlar baskıyı artırıyorlardı Türklere diyorlar ki ya adayı terk edeceksiniz ya da öleceksiniz . bu durum karşısında çok zor günler yaşayan Kıbrıs Türkü’nü daha fazla çaresiz bırakamazdı Türkiye durmadan birleşmiş milletlerden bu katliamı durduracak önlemler alması için girişimlerde bulunuyorlardı. Avrupa ve nato ülkeleriyle devamlı irtibat halindeydi baktıkı hepside devamlı oyalama takdiği güdüyorlar. İş başa düştüğü iyice anlaşılmıştı. Merhum Ecevit ve Merhum Erbakan o günkü koalisyonla kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kararını verdi ve Türk ordusu o gün kü Genel Kurmay Başkanımız merhum Semih Sancar Paşanın komutasında. Yirmi temmuz barış harekatı adıyla adaya çıkartma gerçekleştirdi. Bir taraftan uçaklarla önceden belirlenen ileri noktalara paraşutçular indirirken bir taraftanda jetlerimiz destekleriyle denizden karaya asker ve araç gereçleri çıkartıyordu. O gün haçlı dünyasında kıyamet kopmuştu. Türkiyenin ve Kıbrıs Türkünün çağrılarını yavaştan alan beyler o gün hemen toplanıp Türkiye’den harekatın durdurmasını istediler Türkiye pazarlık yapmak için geçici olarak birinci harekatı durdurdu ve pazarlığa oturdu. Baktıkıi yine isteklere net cevap verilmiyor. Zaman geçirmeden ikinci harekatı başlattı ve bu günkü elimizde olan yerler alındıktan sonra yine birleşmiş milletler kararına uyarak harekatı durdu. Bu harekat sadece Kıbrıs Türkünü sevindirmedi bunun İslam coğrafyasında çok büyük değeri vardı. Çünkü kurtuluş savaşımızdan sonra Müslüman Türk Ordusu yine haçlılara karşı zafer kazanmıştı ve bunun sonuçları bütün dünyada aylarca yankı buldu. Çok yakın dostumuz zannettiğimiz Amerika bile bu barış harekatını hazmedememiş olmalıki yıllarca Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı. Bunlar bize menfaatleri kadar dost olurlar bunu hiçbir zaman unutmamız lazım diye düşünüyorum. Kıbrısta harekat bitinceye kadar ege bölgesinde geceleri karartma uygulanıyordu. O günleri yaşayanlar hatırlarlar gece bekçleri geliyordu lambalara jelatin kağıt bağlayın pencereden ışık gözükmesin yunan uçakları olaki bombalama yapacak olursa şehir fark edilmesin ve dağlara ovalara atsınlar tabi o cesareti gösteremediler. Ve paaçalarıda sıkmadı gelen gidende olmadı. İşte böyle gelişen olaylar sonunda Kıbrıs Türkü merhum Dektaş liderliğinde ve tabiî ki anavatanın sarsılmaz desteğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini kurdu ve bağımsızlığını ilan eti. Tabi bu yazıyla harekatı ancak özet olarak anlattık. Tam teferruatıyla yazacak olursak bir kitap halini alır . burada anlatmaya çalıştığım merhalelerin bütün kademelerinde Merhum Denktaş fiilen görev almıştır Kıbrıs konusunda Denktaşın hakkı ödenmeyecek kadar çoktur . kendisine Allahtan rahmet diliyoruz ruhu şad mekanı cennet olsun bütün milletimizin başı sağolsun okuyucularıma saygılar sunuyorum hoşçakalın…..
Ne çilem var nede derdim Dört yanı denizle süslenir Hayatımı ona verdim Binlerce insan beslenir Al bayrak sallanır gördüm Daim ezan sesi gelir Benim yavru vatanımda Benim yavru vatanımda Bu makale 127 kez okundu Yükleniyor...
|
|