EMMY ÖDÜLLERİ: KAZANAN HALUK BİLGİNER


Necdet CURA

Necdet CURA

27 Kasım 2019, 13:25

İnternet yayıncılığı her geçen gün gelişiyor. Bir zamanlar yeni bölüm için gündelik hayatını aksatan, durduran insanların artık böyle bir derdi yok. Yeni bölüm kaçarsa YouTube üzerinden istediği diziyi izleyebiliyor. Bu da televizyon teknolojisinin artık internetle daha 'interaktif' bir paylaşım ortamında bulunulmasını vesile kıldı.

Artık kumandalarda dizi ve film sağlayıcılarının tuşları var. Gerisini siz düşünün. Televizyon ölürken internet yayıncılığı altın çağlarını yaşıyor. O dönemin Sokullu Mehmet Paşa’sı ne zaman ölür? Bilemeyiz.

İnternette dizi izleme kültürü Türkiye’de belli bir kesimde vardı. Bu sayede bu bahsettiğim kesim yerli dizilerin çok uzun ve gereksiz sahnelerle dolu olduğunun farkına vardı. Dizinin yarısı ağır çekim ve gereksiz diyaloglarla doluysa Türk izleyicisi elindeki olanakları değerlendirip yabancı dizileri tercih etti.

Yabancı diziler, kısaydı. Özdü. Kaliteliydi. İzleyeni sıkmıyor ve baymıyordu. Her sezon hemen hemen 10 veya 16 bölüm olan dizilerin her bölümü adeta bir film kalitesindeydi. Yalnız kendi ülkelerinde değil bütün dünya genelinde de izleniyor olması sadece başlı başına bizim dizilerimizin uzunluğundan değil de sanki, 'kostüm, dekor, senaryo, kurgu'nun leziz olmasındandı.

Ülke genelinde bu yabancı dizilerin çok fazla izleniyor olması yerli yapımcıların dikkatinden kaçmadı.

Türk dizi sektöründen bazı girişimciler de bu işe koyuldu. Dalgalar halinde giderek büyüyordu. İlk olarak Fi dizisini izledik. Masum dizisi de bunlardan biriydi ve yine Haluk Bilginer oynamıştı bu dizide.

Ve ödüllü dizi Şahsiyet…

Mart 2018’de ilk bölümü izlediğimde diğer dizilere kıyasla daha farklı bir tat aldım. Farklı bir dizi olduğu ortadaydı. Kadrosu iyiydi, renkler ise diğer dizilere kıyasla bambaşkaydı. Hikaye, hiç alışık olduğumuz türden değildi.

Dizi fazla sürmedi. Tadında, hikaye uzatılmadan, gereksiz diyaloglara girişilmeden, bir sezonda bitti.

Alt metni sağlamdı. Eğer biraz ülkeyi ve dünyayı takip ediyorsanız diziden çıkaracaklarınız ve düşünecekleriniz olacaktır.

Velhasıl, Şahsiyet dizisi bu ödülü hak etti. Agah Beyoğlu, İstanbul sokaklarında seyirciyi nefes nefese kıldı. Ne yapıyordu bu adam? Amacı neydi? Bu sorular devamlı soruldu.

Seyirciyi meraklar içinde bıraktı. Ama aynı zamanda yan hikayelerle desteklenmişti dizi. Kambura diye bir yerleşim birimi yoktu ama insanlar böyle bir yerin olup olmadığını merak etti ve araştırdı. Malum doğal güzellikti.

Haluk Bilginer, daha önce de pek çok başarılı dizi ve filmde arz-ı endam etti. Yabancı filmlerde oynadı. Bu filmlerin bazıları ülkemizde vizyona girmedi. Bazıları ise vizyona girdi ama yeterli rağbet görmedi.

O, bizim için ciddi bir kültür abidesi. Adını yollara, köprülere, sokaklara vermeliyiz.

Onu daha önce tanımayanlar muhakkak oynadığı yapımlara göz atmalı.

21 ülkenin katıldığı yarışmada, 11 kategori ve 44 aday…

Türkiye, Brezilya, Almanya ve İngiltere’nin adaylarının olduğu bu ödül töreninde ödülü göğüsleyen Haluk Bilginer oldu.

Konuşmasına, "Merhaba" diyerek başladı.

Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, "Türkiye’ye bu ödül gittiği için çok mutluyum." dedi.

Biz de çok mutluyuz Haluk ağabey!

İyi ki bizim ülkemizin yetiştirdiği bir değersin.

Nice başarılara…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serhat köse - 2 hafta önce