banner83

ESKİ YAPIYI YIKMADAN YENİSİNİ İNŞA EDEMEZSİN! 

İlham veren sözleri ile bilinçte uyanma sağlayan; Şems-i Tebrizi'nin çok derin ve anlamlı bir sözü eşliğinde başlamak istedim bu haftaki köşe yazıma.

 Şöyle diyor Tebrizi; 

 "Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?"

DEĞİŞİM ZORDUR FAKAT GELİŞTİRİR 

 Biz insanoğlu, monoton hayatlarımıza öylesine sıkı sıkıya bağlanırız ki; hiç mi hiç hoşumuza gitmez bir değişim girişiminde bulunmak...

Her şey hep aynı yerde kalsın, her şey tanıdığımız bildiğimiz gibi olsun isteriz. Beklenmedik bir olayla belki işimiz, belki ailemiz, belki rahatımız, sağlığımız etkilenebilir korkusuyla değişimden kaçarız.

En çok da bilinmezin tedirginliği, alışkanlıkları terk etme zorluğu, vizyon eksikliği, çok köklü ve baskın kültür anlayışı, kendine güven eksikliği, çıkarların zedelenmesi, konfor alanı tehdidi, egonun etkisi, kişisel çıkar çelişkisi vb. konulardan dolayı değişimi reddederiz ve en kolay olanı; yani çoğu zaman memnun olmadığımız, mutlu olmadığımız fakat alışık olduğumuz hayatı yaşamayı tercih ederiz. Böyle bir tercih ne kadar doğru?  Bu da tartışılır tabii... 

************

Aslında var olan kalıplarımızın dışına çıkmamız, farklı hareket etmemiz, yeni kararlar almamız gerekebilir zaman zaman. Başta bizi şoke eden bir değişim aslında gelişmemiz ve ilerlememiz için zaruri olabilir.

Bazen de biz hayata karşı başkaldırır, isyan ederiz. Bizi bağlayan görünmez prangalardan kurtulmak için ne gerekiyorsa yapma cesareti gösteririz. Belki bir sabah uyanır ve senelerdir bizi esir alan işimizden istifa etme veya monotonlaşmış her türlü ilişkileri bitirme kararı alırız. Normlarımızın dışına çıktığımız durumlarda, aslında hayatın normal akışı içerisinde mevcudiyet gösteririz. Bunun için elbette biraz cesaret, biraz da özgüven gerekli.

*********

 Aslında kimi zaman farklı ve aykırı olmak kimi zaman özgürleşme ve bireyselleşme adına katı kuralların yıkılmasını sağlar. Ancak bu şekilde kişisel bilinçte gelişebilir. Geleneksel kuralları ve kalıplaşmış sistemi yerle bir etmek, bazen parçalanma ve bölünmeyi beraberinde getirse bile, bu da katılaşmış otoriteye karşı geliş ile devrimleri yaratır. Keşifler de zaten herkesin inandığı kalıpların dışına çıkılarak, sıra dışı bir algı gelişimiyle yapılmamış mıdır?

 İnsan ancak; farkındalığını geliştirdiği vakit bilinç ve algı yoluyla değişimini, dönüşümünü ve gelişimini sağlıklı olarak sağlayabilir.

Korkular değişimi engellediği gibi gelişimin de önüne geçer. 

 Korkular insanı köleleştirir. Korkulardan kurtularak, kendi hayatınızın mutlu kahramanı olmanız dileklerim ile... 

YORUM EKLE

banner95

banner94