EVLİYA ÇELEBİ’NİN MANİSA HATIRALARI


Seyhan Çağlar EMEN

Seyhan Çağlar EMEN

Okunma 09 Şubat 2018, 14:38

Meşhur seyyah Evliye Çelebi, 1671 yılında Hacca gitmek üzere İstanbul’dan yola çıkarak Bursa istikametini takip ederek Kütahya, Afyon ve Uşak üzerinden Manisa’ya gelerek, tüm ilçe ve kasabalarını ziyaret etmiş ve gördüklerini Seyahatnamesinde detaylı olarak yazmıştır. Evliya Çelebi aslen Kütahyalı olmasına rağmen atalarından birisi de Saruhanoğulları beylerinden Demircioğlu Kara Mustafa’nın kardeşi olduğundan bunun mezarının Demirci’de olduğunu, diğer bir atası olan Yakup Ece’nin mezarının da Manisa Çaybaşı Kabristanında bulunduğunu yazmaktadır. Evliya Çelebi,  Manisa Merkez ile Alaşehir, Akhisar, Demirci, Kula, Sart, Gördes, Kayacık, Marmara,  Nif ve Ulucak köyü ile Sultan Yaylasını, Emlak, Palamut, Yengi, Belen, nahiyelerini ve  Yund Dağı’nı gezmiş, Karaköy semti hakkında geniş bilgiler vermiştir. 
      
Çok iyi bir gözlemci olan Evliya Çelebi,  yazdığı bazı rakamların Sicil Kayıtlarına göre hatalı olduğu görülmektedir, bazı rakamları yuvarlak ve tahmini olarak vermektedir, 1676 yılındaki kayıtlara göre Manisa merkezde 54 adet mahalle bulunmaktadır. Hane sayısı ise iki bin civarında olmasına rağmen Evliya Çelebi  60 mahallede 6.660 hanenin olduğunu yazmaktadır, şehrin başı dumanlı bir dağın eteğinde, doğudan batıya doğru uzandığını, evlerin yarısının dağın eteğinde, yarısının da ovada olduğunu, Karaköy ile Turgutlu yoluna kadar verdiği mesafenin doğru olduğu dikkate değer bilgilerdir. Şehirde üç bin kadar dükkan olduğunu yazmaktadır ki gerçek sayı beş yüz civarındadır, şehirde biri cedid(yeni), birisi de atik(eski) olmak üzere iki adet bedestenin bulunduğunu belirtmiştir.
      
Evliya Çelebi, hatıralarında cami, mescid, tekke, imaret, han ve hamamlar hakkında geniş bilgiler vermiştir, Ulu Cami hakkında eski bir kiliseden bozma olduğunu ve Saruhan Bey tarafından yaptırıldığını yapıldığını yazmaktadır ancak Ulu Cami İshak bey zamanında inşa ettirilmiştir ve çevredeki bazı tarihi eserlerin taşları kullanılmıştır. Muradiye ve Sultaniye Camileri hakkında detaylı bilgiler verir,  camileri anlatırken büyüklük sırasına dikkat eder. Camilerden sonra şehirdeki belli başlı medrese, mektep ve hanlar hakkında bilgiler verir, hanların isimlerini belirtir, Ali Ağa hanı, Acemler Hanı, Kuyumcu Mahmut Ağa Hanı, Ali Bey Vakfı Eski Han, Karaköy’deki Bekir Ağa Hanı, Çaybaşında bulunan Hacı Ali Ağa Han’ın isimlerini ve özelliklerini anlatır. Mevlevihane’yi anlatırken mimarının ismini tersinden okur ve yanlış yazar.
     
2. Murat han tarafından yaptırılmasına başlanan Saray-ı Amire ve çevresindeki bahçelerden uzun uzadıya bahseder, bu saray ve bahçelerinin ihtişamından, şehir içindeki yolların toprak, ancak çarşı kesimindeki yolların temiz ve taş döşeli olduğundan sitayişle bahseder. Manisa’nın hamamlarını ve özellikle kahvehanelerini pek metheder ve başka yerlerde bu benzerinin bulunmadığını yazar. Karaköy semtinde, Çaybaşında ve Akbaldır deresi kenarında çınar ağaçları altında adım başı kahvehanelerin bulunduğunu anlatır. ( Devir değişti ama Karaköy kahvehanelerinin çokluğu değişmedi)  Manisa halkının genellikle ticaret, sanatkarlık ve esnaflık yaptığını, bir çoğunun başlıca geçim kaynağının Manisa Alacası denilen pamuklu dokuma olduğunu, beledi yastığının meşhur olduğunu belirtmektedir.
      
Manisa’yı “Etrak”( Türkler) şehri olarak tanımlayan Evliya Çelebi, halkın bilgili, kültür seviyesi yüksek, söz dinleyen ve söz anlayan Arif kimseler olduğunu, şehirde Divan sahibi on yedi şairin bulunduğunu, gelir seviyesi yüksek ve tarımın gelişmiş olduğunu yazmıştır. Evliya Çelebi’nin yazdığı Seyahatname kitabı, Manisa’nın tarihi için iyi bir kaynaktır.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.