EVREN VE İÇİNDEKİ YERİMİZ


Kamil KARAGÖZ

Kamil KARAGÖZ

11 Ocak 2019, 13:04

Bu yazımda, Ege Üniversitesi  öğrencisi iken derslerimize gelen çok değerli öğretmenimiz Matematik-Astronomi Prof. Şükrü Bozkurt’un bir yazısının 1. bölümünü paylaşıyorum
 
    Ucu bucağı bilinmeyen bir boşluğun içinde yaşıyoruz. Doğduğu köyden, kasabadan, kentten başka hiçbir yere çıkmamış bir kimse için en uzak yer; komşularının köyleri, yaylası; bu kimse köylü ise sürüsünü otlatmaya gittiği dağlar, köyüne en uzak yerler olarak algılanır. Köyünden kasabaya, ilçeye gidip gelmeye başlayan bu kimse için uzaklık kavramı değişmeye başlar. Çocukluğunda büyük bir uzunluğu tanımlamaya çalışan biri, iki kavak boyu 3 kavak boyu vb. diye düşüncesini somutlamaya çalışır.
     Bu kişinin zamanla, yaşayarak ya da eğitim yoluyla yargıları giderek biçimlenmeye başlar. Örneğin çocuklar baş­langıçta her şeyi büyüklerine sormaya başlar nedir? neden? niçin? gibi sorular birbirini izler.
     Okulda, evde, çevrede günden güne bilgileri artan insan, köy, kasaba-ilçe-il ve tüm ülke boyutları, derken komşu ül­kelerin toprakları, sınırları ve onların komşuları, karalar, denizler, dağlar gide gide çıktığımız yere döneriz. Bu bir dünya dolaşımıdır. Varsayalım ki Dünyamızdaki tüm ülkeleri öğrendik, sularını karalarını, ormanlarını her şeyi biliyoruz. Bu kez bir bulutun bizden ne değin uzakta olduğunu öğrenmek isteriz. Acaba Ay ve Güneş bizden ne değin uzaktalar? Gezegenler, kuyruklu yıldızlar ve öteki gök cisimleri? Göktaşları (meteor) nereden gelir nereye giderler? Bir zamanlar doğduğu küçük çevreyi tanımaya çalışan bir insan bir de bakmışsın ki kendini öylesine kaptırmıştır ki, şura senin bura benim derken ansızın uzayda dolaşmaya başlamıştır bile.
     Birkaç yüzyıl önce yaşayan bir insan Dünya’nın bir yerinden söz ederken ta Mısır, ta Yemen, ta Çin diyordu. Ne ki bu ta... lar sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasına inerek ufaldı...
     Dünya üzerinde ta…’la tanımlanacak yer yok artık. Yer-Ay uzaklığı da bu tanım içerisine girdi. Şimdi ta... yıldızlara dek  diyoruz. Ancak hangi yıldızlara? Hangi araçla?
     At, araba, kamyon, otobüs, uçak, füze... gelişimi uzaklığı kısaltmış, yıldızlara da çok çok uzaktayız.
     Boyutlarını bilmediğimiz bir evrende yaşıyoruz. Bu evren uzay içinde değişik boyutta ve biçimlerde milyonlarca gö­kadası (Galaksi) dağılmış durumda.
     Nedir gökadası? De ki bir köy, bir kasaba, bir büyük kent, bir ülkenin tüm köyleri, kasabaları, kentleri ve giderek üzerinde yaşadığımız Yer yuvarlağının (Dünya) nesi varsa işte osu...Gelgelim  yine yetmez. Bütün bunlar 10 bin koyun içinde bir kuzu gibi kalır gökada yanında. Gökbilime (Astronomi)  ilişkin, birçoğumuzun kulaktan duyma da olsa bil­gileri vardır. Bir kuyruklu yıldız görülmüş ardından savaş durumuna geçilmiş. Bir İtalyan bilgin Dünya dönüyor demiş ba­şına gelmedik kalmamış. Papazlar, din adamları, uzun süre bunlarla uğraşmanın (çevreyi algılamanın) dindışılık (kafirlik) oldu­ğunu ileri sürmüşler. Yasaklar konmuş, kıyınçlar ( işkence)  yapılmış buna uymayanlara...
     Bilimdeki hızlı gelişmeler, araçların yapımını hızlandırmış, dev teleskoplar  yardımıyla çok uzak komşular, yıldızlar, yıldız kümeleri, bulut yığınları gökada kümeleri, onların bireyleri araştırılmaya başlanmıştır. Gözlemsel ve kuramsal bil­giler bir us (akıl) süzgecinden geçirerek yorumlar yapılmıştır ve daha da yapılmaktadır. İçinde bulunduğumuz gökada ( yani Samanyolu Galaksisi) 30.000 parsek çarpında ve 5.000 parsek kalınlığında yassı bir disk gibi. Şimdi parsek ne demek diyeceksiniz. Bir parsek kaç kavak boyu eder? Bir parsek Yer-Güneş uzaklığını bir açı saniyesi altında gören cismin uzaklığıdır. Anlamadınız değil mi?. Kaç kavak boyu ettiğini bende bilemiyorum. Ama bir parsek 3.26 ışık yılı ediyormuş. Yani bir parsek ışığın 3.26 yılda aldığı yol büyüklüğündeymiş. Varın siz bunun kaç kavak boyu ettiğini bulun.
    Yandan bakıldığında üst üste kapanmış iki tabak görünümünde ya da bir mercimek tanesi büyüklüğünde………………
 
Sağlık ve mutlulukla aydınlık yarınlara diyorum ve “ Menekşe Gözler” adlı şiir kitabımdan bir şiirimi paylaşıyorum
 
HER ŞEYİN SONU VARSA
 
Her şeyin sonu varsa, aşkımız sonsuz olsun
Kavga, küsme, darılma sorunlar onsuz olsun
Yoksulluk yaşamak yok, paramız fonsuz olsun
Yaşantımız hep bahar, karakış donsuz olsun
 
Yuvamız hep sıcacık, ocağımız hep tütsün
Kimseler aldatmasın, ne yensin ne de ütsün
Dağlarda bizim için, çobanlar kuzu gütsün
Dağda kırda bahçede, toprak çiçek büyütsün
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.