GELECEK GEÇMİŞTEN DAHA HIZLIDIR: BİLGİ VE ZAMAN


Necdet CURA

Necdet CURA

06 Eylül 2019, 15:35

Geçmişteki insanlar geleceğe dair öngörülerde bulunabiliyordu. Biz ise şuan tam tersi bir durumdayız. Gelecek, karanlık. Gelecek karanlık olduğu kadar da bir o kadar aydınlık. ‘’Öngörülmesi zor olan bir gelecek her şeyden önce bir kaostur.’’ En temel olgularımız bile gelecek için net değil. Çok değil bundan 10 yıl evvel ceplerimizdeki telefon bizi ufak bir medya patronu yapabileceğini kim söyleyebilirdi? Bu öngörülmesi zor olan bir olaydı. Belki de en net değişim ifadesi olarak teknolojinin her geçen daha da ilerleyeceği olsa gerek. Eğitim sistemi için söz edelim. Eskiden okullarda, ne kadar çok kitap okuduysa öğrenci o kadar başarılı sayılırdı. Liselerde bile hala devam eden bir uygulamayı hepiniz ufaklık yıllarınızdan hatırlarsınız. ‘’Öğrenciye ne kadar kitap okuduğu ve kaç sayfa okuduğu?’’ sorulurdu. Çoğu öğrenci de sallardı. Çok kitap okuyan öğrenci okul idaresi ve öğretmenler tarafından ödüllendirilirdi. Burada mühim olan ‘’çok’’ olmasıydı. Çağın değişmesiyle birlikte artık çok değil nitelik noktasında önemli eserler revaçta oluyor. Dolayısıyla çok değil öz olan seviliyor. Avrupa Tarihi’ni kısaca bir göz atmak istiyorsunuz diyelim. Siz elli sayfada uzun uzun gereksiz ve süslü cümlelerle yazılmış bir kitabı mı okumak istersiniz yoksa kısa ama etkili, vurgulu ve yazının başında da ifade ettiğim gibi ‘’nitelikli’’ cümlelerle kısa bir yirmi sayfalık kitabı mı okumak istersiniz? Çoğumuz buna kısa ve öz olan kitabı tercih edeceğini söyleyecektir. Hele hele her bolluk ve üretim çağında yaşayan bizler için bin bir çeşit kitap var. Görmediğimiz bir yorumu görmek hepimizin hoşuna gider. Bir olayı herkesin gördüğü pencereden değil taş atılan pencereden okumak dağarcığınızı ve ufkunuzu genişletecektir Farklı yorumlar, farklı perspektifleri görmek için dahi artık o kitap hakkında bir dergide veya köşe yazısında yazılan kısa ve öz ifadeyi arıyoruz. Çünkü zamanımız dar ve kıymetli. Mevcut insan ömrü bütün o kalın kalın kitapları okumaya yetmiyor. İyi düşündüğünüz zaman bu yazdıklarım şuan yaşayan insanlar için geçerli sorunlar. Evvelde böyle sorunlarla karşılaşmak söz konusu bile değildi. İnsanlar posta, telgraf, televizyon ve bilgisayarla tanışmadığı yılları düşünün. Hayatlarını daha basit ve sıradan yaşıyorlardı. Eskiden bilgi yoksunluğu vardı. Şimdi bilgi bolluğu var ama bu bilgi bolluğu yanlış, hatalı, tutarsız bilgileri de çoğaltıyor. Hayatta tutuyor. Hayatta tutmakla kalmıyor. Çoğaltıyor da. Çoğalan tutarsız, anlamdan yoksun bilgiler ve sözler daha yorulmuş bir hafıza ortaya koyuyor. Sosyal medyada ‘’Kim kimlerle beraber tatile çıkmış, nerde hangi yemeği yemiş?’’ gibi sorular hayatlarının bir parçası değildi. Bu beyinlerini daha huzurlu ve dinlenmiş kılıyordu. Şimdi ise daha dolu bir hafıza ve yorulmuş, stres altında kalmış beyinler huzuru arıyor. Uyarıcı ve uyaranların bu kadar çok olduğu bir çağda huzur aramak, huzuru bulmak kadar zor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Özlem Ruşen - 1 hafta önce
Sosyal medya dedikoduları önceden de değişik versiyonlarıyla vardı, bu belli bir güç kazandırır insana, belki cahilce bir güç. Nitelikli okuma hakkında yazdıkların ne kadar da doğru. Güzel ve süslü cümlelerin edebi yönünü de unutmamak lazım. Yeni yazılarınızı bekliyorum.