GÖNÜL İNSANI OLABİLMEK!


Muzaffer YURTTAŞ

Muzaffer YURTTAŞ

04 Aralık 2018, 13:38

Ordu Valisi Seddar Yavuz, sosyal medyadan kendisine ulaşan ve birlikte Cuma namazına gitmeyi teklif eden ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi Tolgacan Zorlu’ya sürpriz yaptı ve makam aracıyla okuldan alıp Cuma namazına götürdü. Namaz çıkışı Vali Seddar Yavuz, Togacan ile baş başa yemek yediler. Vali “Bizim işimiz gönüller almak, gönüller yapmak. Bugün Tolgacan’ın yüzündeki tebessümün sebebi olabildiysek ne mutlu bize” dedi. İnşallah bu güzel hareketler dalga dalga bürokrasi ve yönetim kademelerine yayılır. Milletimiz her yerde bunun gerçekleşmesini arzu ediyor.
Bir devlet kurumuna gidiyorsun, sorduğun soruya bile cevap verme nezaketini göstermeyen, asık suratlı, vatandaşı yokuşa süren, işin çözüm yolunu değil sorun yolunu tercih eden görevli ve idareciler maalesef hala var. Söze gelince mangalda kül bırakmayanlar iş uygulamaya gelince yan çiziyor. İl müdürleri valinin bu davranışını örnek alıp kurumuna gelen herkesle aynı şekilde ilgilenilmesini sağlamakla görevlidirler. Bazı kurumlarda idareciler altındaki memurun ne yaptığından habersizler. Kurum müdürleri ayda bir de olsa tebdili kıyafetle gidip vatandaşların bekledikleri yerlerde onların ne konuştuklarını, ne düşündüklerini, nasıl bir hizmet beklediklerini öğrenirlerse tedbirlerini ona uygun tedbirlerini alırlar.
Bize rehber olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V), Zeyd isimli bir çocuğun kuşunun öldüğünü ve çocuğun çok üzüldüğünü öğrenince o çocuğa taziye ziyaretine gitmişti. İşte bizlere örnek olacak davranış modeli.
Mimar Sinan, Selimiye Cami karşısında oynayan çocukların yanından geçerken küçük bir çocuğun arkadaşına "Şu minare eğri yapılmış.." dediğini duymuş. Mimar Sinan hemen küçük çocuğa: "Göster bakalım hangi minare eğri olmuş" deyince, Küçük çocuk eliyle işaret ederek "Şu sağ taraftaki minare eğri" diye göstermiş.
 
Koca Sinan ustalara: "Bize bir halat getirin.." demiş. İşçiler halatı getirerek bir ucunu minareye bağlamışlar. Koca Sinan küçük çocuğu yanına çağırmış ve "İşçiler şimdi halatı çekerek minareyi düzeltecekler. Minare düzelince sen tamam diyerek bizleri uyar" demiş. İşçiler halatı çekmeye başlamışlar ve biraz sonra küçük çocuk haykırmış: "Tamam düzeldi." Koca Sinan çocuğa: "Şimdi tamamen düzeldi mi?” diye sorunca, çocuk: "Evet düzeldi, şimdi daha güzel oldu, bak." diye cevap vermiş. Ustalar bu olanlara anlam veremeyince “mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?” Mimar Sinan ustalara dönerek şöyle demiş: "Bu küçük çocuğun kafasındaki minarenin eğriliğini düzeltmeseydik, çocuk caminin yanından her geçerken güzelliğini görmezdi, kafasındaki minare eğriyken doru görmesini sağlayamazdık. Önlem alınmazsa, dedikodular aslı astarı olmasa bile iz bırakırlar. Böylece caminin adı da eğri minareli cami olarak yayılırdı." Mimar Sinan'ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi.  
 
Yöneticilik sadece emir vermek değildir. Kimi zaman küçük gönülleri hoş etmek, kimi zaman kuruma gelen bir yaşlıya çay ikram etmek, kimi zaman aracıyla bir engelliyi evine bırakmak ve gönle girmektir.
İdarecilik sorun insanı olmak değil çözüm adamı olmaktır. İdarecilik basmakalıp düzenle kurumun başında imza, gelen misafirlere çay kahve ikram edip emir yağdırmak değil vatandaşın derdiyle ilgilenmek, memurların davranışlarını kontrol etmek, yardımcılarının ne yaptığına bakmak, devleti temsil ettiğini ve milletin problemlerinin çözümü için o makamda bulunduğunu unutmamaktır.
Tabii ki şunu da unutmamak gerekir; vatandaşın işiyle meşgul olurken yanında çalışan memurların sıkıntılarını, dertlerini, aile problemlerini de ihmal etmemelidir. Sosyal medyadan yazan birisine cevap verirken, kurumunda çalışan memurun babasının veya annesinin öldüğünden, çocuğunun ya da eşinin kanserle mücadele ettiğinden habersiz ve onlarla ilgilenmeyip sadece tribünlere oynayan idareciler de kendi kurumlarında sinerji oluşturup başarılı işler yapamazlar. İdareci görevinin tamamlayıp kurumdan ayrıldıktan yıllar sonra kurumuna geldiğinde güler yüzle, muhabbetle karşılanabiliyorsa işte o idareci görevini layıkı ile yapmış ve gönüller kazanmış demektir. Örnek olan, çözüm bulan, gönül insanı olan idarecilerimizin sayılarının artması temennisi ile hayırlı günler. Sağlıcakla kalın!
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yeliz Acar - 1 hafta önce
İnsan olmanın gereği incelik hassasiyet ve merhamet işlenmiş yazınızda yine.
Avatar
Dursun öztürk - 1 hafta önce
Muzaffer hocam çok güzel bir konuyu dile getirmiş eline vede gönlüne sağlık. Allahın(Celle celaluhü )selamı üzerinize olsun hocam. Saygılarımla
Avatar
ali derbent - 1 hafta önce
nasil olcak o vekilim saglam iman lazim gonul adami olmak için kurumdan bisiler değil kuruma birşeyler katacak idareci olmak maharettir cesarettir Allah sevgisi varsa olur birde siyasettede ticarettede samimi insanlar bulmak barindirmak zor ihanet edenler in sadakatli olanlar out selamlar
Avatar
Sait Kaya - 1 hafta önce
Yüreğinize kaleminize sağlık vekilim.Allah arzu ettiğimiz idarecilerimizin sayısını artırsın.İnanın bunu başardığımız anda sıkıntımız kalmaz.Bizim insanımız bunu fazlasıyla hakediyor.Bu millet değişik makamlarda çok horlandı
Avatar
saglik lıhuzurlu günler diliyorum vekilim - 1 hafta önce
saglik lıhuzurlu günlwrdiliyorum vekilim
Avatar
Emin Özçakal - 1 hafta önce
Muzaffer abi kalemine yüreğine gönlüne sağlık çok güzel yazı