banner83

GÜNDE KAÇ ÖĞÜN YEMELİ?

Gereğinden fazla alınan yiyecek ya fazla bir enerji oluşturarak vücutta ters tepki meydana getiriyor ya da toksin bırakıyor. Kanserojen madde, hastalık yapıcı madde bırakıyor. Bunlar zamanla yığılarak herhangi bir hastalığın sebebi olabiliyor. İnsanlar daha az gıda ile daha iyi yaşayabileceklerini öğrenmek zorundadırlar.

Bizler genelde üç öğün olayına şartlanmış durumdayız. Midemizi gerdiğimiz, genişlettiğimiz için öğün zamanı gelince rahatsızlıklar oluyor. Bunlar Yalancı açlıktır. Bizler adeta şartlı bir refleksin otomasyonuna bağlanmış durumdayız. Burada yediğimiz üç öğün yemeğin normalden çok fazla olduğunu belirtmeliyim. Türkiye'de yemek yeme anlayışına göre normal bir insan 2500 kalori almaktadır. Halbuki hareketli hayatı olan bir insana bile 500 kalori günde rahat yetmektedir. Bu konuda farklı meslek kollarında da çalışmalar var. Mesela mankenler yada modelistler günümüzün şartlarına göre oldukça az gıda almaktadırlar. Hareketli de bir yaşantıları var. Daha hareketli görünmek zorundadırlar. Bunu da başarıyorlar. Hayvanlarda yapılan bazı deneylerde bu konuya örnek gösterilebilir. Bazı hayvanlarda gıdaları azaltılınca daha bir canlanma görülüyor.

Mutfak Kültürün Merkezidir!

Mutfak derman yerine dert üretiyorsa, o toplum medeniyet üretmez. Bu lafın açılımını Osmanlı 'ya baktığımızda görebiliyoruz. Özellikle Kanuni dönemine... Mutfak ne kadar sağlıklıysa, toplum o kadar sağlıklıydı. Mutfak ne kadar estetikse, şehir o kadar estetikti. Mutfak ne kadar temizse şehir o kadar temizdi. Temizlik medeniyetin sonucudur. Biz “Can boğazdan gelir” diye büyütüldük. Yiyecek aslında insanın fıtri özelliğidir. Tabii ki bütün canlılar yemek zorunda. Ama her önünüze geleni yiyorsanız can boğazdan gelmez, çıkar.

İslam mutfağı günümüz mutfağına ne içerik ne de şekil açısından benzer. Bu mutfakta her gıdanın “Helal ve temiz olması şart, israf ise haramdır”. Bu mutfakta teşekkür şirkete değil Allah 'a yapılır. Her şey insan için yaratılmıştır ancak insanın her şeyi tüketmeye hakkı yoktur.

Peygamberimiz Kaç Öğün Yerdi?

Efendimiz ağzını ve ellerini yıkamadan sofraya oturmazdı. Mutlaka besmele çeker, dua eder, su içerek başlardı yemeğe. “Şeytan, üzerine Allah 'ın ismi zikredilmeyen yemeği kendine helal addeder” derdi Resulullah (S.A.V.).

Peygamberimiz asla çok yemezdi. Aksine, çok az yediğini biliyoruz. “Midenizi üçe ayırın” diyor, “üçte birini su, üçte birini yiyecekle doldurun, üçüncüsünü boş bırakın.”

Müslümanlar artık Batı 'yı örnek alıyor. Peygamber 'in sofrasından kimse beslenmiyor. Çoban bile dağdan ot koparıp yemiyor. Çikolata köylüde de var, öğrencinin cebinde de. Doktor da obez, tıp öğrencisi de, hasta da.

Bir rivayete göre Efendimiz şöyle buyururlar: “Ramazan dışında oruç tutmak istediğin zaman hicri ayın 13-14 ve 15 'inci günlerinde oruç tut.” Peygamberimiz her ayın 3 gününü yahut pazartesi ve perşembeleri oruçlu geçirirdi.

Bir de kurulan gösterişli ramazan sofraları var. Ramazanın ruhuna ve amacına tümüyle aykırı. Fakirlerin bulunmadığı sofraları zaten Peygamberimiz sevmezmiş. O zengin sofralarında bir yudumunu yiyip gerisini çöpe atıyorsanız, bundan büyük israf olmaz. Unutma ki ramazan ayının asıl amacı şatafatlı sofralar, riya, gösteriş, israf, kilolarımıza kilo katmak, mutfaklara daha fazla gıda sokmak değildir. Ramazan tefekkür etmek, muhasebe yapmak, daha yoğun ibadet, yoksulu daha fazla gözetmek, teravih, sahur, iftar, sohbet, muhabbet demektir.

Tıbbı Nebevi’de beslenme konusuyla ilgilenmeye başladıktan sonra anladım ki Peygamber Efendimiz günde bir öğünden fazla yemiş değil. Hatta Peygamber Efendimizin iki gün ve daha fazla bir şey yemediği durumlar da mevcut. Ashab-ı kiram da Peygamber Efendimizden görerek günde bir öğünü tatbik etmişlerdir. Hz. Aişe ve diğer ashabı kiram, Hz. Ömer'e gelen elçilere iki öğün yemek verilsin tavsiyesinde bulunuyorlar. Hz. Ömer bunu işitince ağlama başlıyor ve Hz. Aişe'ye "Ey müminlerin annesi size soruyorum. Allah'ın Rasulü (S.A.V) hiç arpa ekmeğiyle doydu mu, hiç bir günde iki öğün yemek yedi mi?” deyince Hz Aişe validemiz “hayır” diyorlar. “Allah’ın Resulü hiç yerden bir karış yükseklikte yemek yedi mi?” deyince yine “hayır” diye cevap veriyorlar.

Osmanlı’da Kaç Öğün Yemek Yenirdi?

Türkler eskiden günde iki öğün yemek yemişlerdir. Bunlardan biri kuşluk yemeği, diğeri de akşam yemeğidir. Kuşluk vaktinde yemek tabiri sonraları büyük kentlerde kalkmış, özellikle kahvenin Türkiye’ye gelmesinden sonra kahvaltı (= kahvealtı) kelimesi kullanılmağa başlamıştır. Bu kuşluk yemeklerindeki yiyecek türü bugünkü kahvaltıda yediklerimizden farklıdır. Kuşluk yemeği aslında kahvaltı değil gerçek bir öğündür.

Yemek için yaşamayı bırakıp, yaşamak için yemeye başlamanın tam zamanı! Sağlık ve huzur dileklerimle!

YORUM EKLE

banner95

banner94