HASTALIĞI GEÇİRENLERDE “KORONA SONRASI SENDROMU”

Koronavirüs geçirenlerde tat ve koku duyusu kaybı, akciğerlerde kalıcı hasar bıraktığı yakın dönem bulguları olarak görüldü. Henüz beyin, tiroid, eklemeler, üreme sistemi, damar ve kalp üzerinde ne tür kalıcı etkiler yapabileceği konusunda yeterli araştırma yok. Aşı konusunda çalışmalar devam etse de önümüzdeki yaza kadar sevindirici bir haber beklemek zor görünüyor. Çevrenizde hastalığı hastanede yatarak veya yoğun bakım tedavi ihtiyacı ile geçirenlerle görüştüğünüzde hala sağlıklarına tam kavuşamadıklarını ifade edeceklerdir.

Koronavirüs le ilgili herkes can kaybı ve iyileşenlerin sayılarına odaklansa da, doktorlar binlerce hastanın hala virüsün geride bıraktığı etkilerden kurtulmaya çalıştığına dikkat çekiyor. Üstelik bazılarının tamamen iyileşemeyebileceği ve uzun vadeli sağlık sorunları yaşayabileceği öngörülüyor.

Doktor Jake Suett, İngiltere’nin doğusundaki Norfolk bölgesinde bir hafta boyunca ağır durumdaki koronavirüsü hastalarını tedavi etmeye çalışıyordu. Ardından kendisi hasta düştü. Aylardan Mart’tı ve Korona salgını İngiltere’ye yeni ulaşmıştı. Aradan üç ay geçti. Doktor Suett hala kendini işe dönecek kadar iyi hissetmiyor ve kendi deyimiyle ‘Korona sonrası sendromu’’ yaşıyor. Enfekte olana kadar gayet sağlıklı ve hastalıksız bir hayat yaşayan 31 yaşındaki yoğun bakım doktoru, hala nefes darlığı, bulanık görme ve yüksek ateş nöbetleri geçiriyor.

İyileşmiş kabul edilen binlerce hasta hala kronik yorgunluk sendromu ve kişiyi zayıf düşüren sorunlarla boğuşuyor. Suett, üç gün boyunca yatakta güçlükle nefes aldığı, hastalığının en ağır döneminden bu yana toparlanmasının çok yavaş olduğunu anlattı. Hala da sindirim sistemi sorunları yaşadığını, el ve ayaklarına ağrılar saplandığını söylüyor.

İngiltere Fizyoterapi Derneği, koronavirüsüne yakalanan ve hastalığı ağır geçiren binlerce kişinin kronik hastalıkları olacağına dikkat çekiyor. Covid-19’un solunum kaslarını zorlayarak, etkinliğini azalttığını söyleyen İtalyan solunum uzmanı Marta Lazzeri, ‘’Bu hastalar genelde yorgun olduklarını, banyo yapmaya ya da tıraş olmaya bile takatlerinin kalmadığını bildiriyorlar’’ diyor.

Virologlar ve bulaşıcı hastalıklar uzmanları, koronavirüsü hastalığının uzun vadede bırakabileceği olası hasarları hala tam olarak çözemediklerini belirtiyor. İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House’da bilgilendirme toplantısına katılan bulaşıcı hastalıklar uzmanı David Heymann bunun nedenini, enfeksiyonun hala erken aşamalarında olmaya ve hayatta kalanların uzun vadeli inceleme gereksinimine bağlıyor. Ancak o da akciğerlerde süregelen tepkilerin olduğunu ve hastalıktan kurtulanların hala nefes darlığı çektiğini vurguluyor. Bu sorunun çözülüp çözülmeyeceği ise bilinmiyor.

Hastaların bir bölümü için kronik yorgunluk yaşadıkları sorunların sadece küçük bir kısmını oluşturuyor. Avrupa, Asya ve ABD’den bulaşıcı hastalıklar uzmanları, bu hastaların sadece akciğerlerinin değil başka organlarının da virüs nedeniyle zarar gördüğüne dikkat çekiyor.
Doktorlar diğer sorunlar arasında kan pıhtılarına bağlı inme, kalp krizi, böbrek yetmezliğinin yanı sıra beyin hasarını sayıyor. Ömür boyu hastalık anlamına gelen bu sorunlar sadece yaşlıları değil gençleri de etkiliyor.

Koronavirüsü salgınının çıkış noktası kabul edilen Çin’in Wuhan kentinde yapılan bir araştırma, Covid-19 hastalarının yüzde 12’sinin kalp ve damarlarında hasar oluştuğuna dair belirtiler gösterdiğini ortaya koydu. Başka araştırmalarda da myokardit denilen kalp kası enfeksiyonuna dair kanıtlar bulundu.


Doktorlar, hastalığı ağır atlatanların akciğerlerinin onarılamaz şekilde hasar gördüğünü ve dokularda skarlaşma olduğu uyarısı yapıyor. İtalyan doktorlara göre iyileşen ağır hastaların yüzde 30’nda kalıcı akciğer hasarı tespit edildi.

Stevens ve başka doktorlar, virüsün beyne yerleşerek ani ve ağır bir enfeksiyona neden olma ihtimalinden de endişeli. Zira Çin’den ve Japonya’dan gelen haberler virüsün genetik parçacıklarına omurilik sıvısında rastlanıldığı yönünde. Florida’da bir hastanın beyin hücrelerinde korona virüsü parçacıkları tespit edildi. Bunun nedeni de virüsün kan dolaşımına ya da sinir uçlarına girmesi olabilir.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve yüzbinlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüsün ortaya çıktığı Wuhan’da, koronavirüslü hastaları tedavi eden Kardiyolog Dr. Yi Fan ve Ürolog Dr. Hu Weifeng'in büyük değişime uğradığına ilişkin haber geldi. Bu renk değişiminin nedeni karaciğer hasarı olduğu tahmin ediliyor. Karaciğer hasarını yapan virüs mü, yoksa kullanılan ilaçların yan etkileri mi bunu zaman ve yapılan araştırmalar gösterecek. Tedavi sonrası bir kısım sorunların da kullanılan ilaçlardan kaynaklanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Kullanılan ilaçların yan etkilerinin olmayacağı söylenemez. Bu konuda ne gibi yan etkiler olacağı konusunda mutlaka bilimsel yayınlar yapılacaktır.

“Geçiririm kurtulurum” diye düşünmeyin. “Gencim bir şey olmaz” demeyin. Hayatınızdan tat alamaz duruma gelebilirsiniz. Gelecekte hangi hastalıklara neden olabileceği şimdilik bilinmiyor. Maske takın, mesafe ve hijyene dikkat edin. Siz siz olun virüsten kuduz köpekten kaçar gibi kaçın. Ölenlere bir bakın! Cenazeler yalnız kalkıyor, ölenlerin aileleri perişan. Hala düğün dernek kovalamaya, bana bir şey olmaz diye maske takmamaya, sigara içmeyi savunmaya kalkmayın. Siz belki hastalığı kalıcı hasarlarla atlatabilirsiniz ama sizden virüsü kapan birisi ölürse ölüm sebebi siz olursunuz. Allah’ın affetmeyeceği tek günah kul hakkıdır unutmayın.

YORUM EKLE

banner95

banner94