banner83

HAYALLERİNİZ, GERÇEKLERİNİZ OLSUN...

Benim hayallerim, gerçeklerimdir,
Yaşadıklarım da umut ettiklerim...

 "Hayal edebildiğin her şey gerçektir" sözünü hiç aklımdan çıkarmıyorum Pablo Picasso'nun...
 
Çünkü hayallerime sahip çıkıyorum, her ne koşulda olsa vazgeçmiyorum tutkuluysam eğer...
Sonra onu öyle bir hissediyorum ki, artık ona ulaşmak için yollarını aradığım hedefim oluyor birdenbire...

Hedeflerime ulaşamasam da ideallerimi içimde ve çevremde yaşatıyorum en azından, vazgeçmiyorum anlayacağınız imkansız ya da uzak olsa da şimdiden. Bu benim seçimim!
 Şimdi size soruyorum;
Hayatınızda en çok neyi arzuluyorsunuz?
 Niçin bunu hayatınıza almak istiyorsunuz?
 
Hayaliniz gerçekleştiğinde ne hissedersiniz?
 
Bu sizin için ne ifade ediyor?
 
Peki hayali gerçekleşmiş haliyle siz, hangi duyguların içinde olacaksınız?
 
Bir düşünün istiyorum.
 
 Sorun bu soruları lütfen içten, samimi ve dürüstçe mümkünse. Yüzleşin kendinizle derinden!
 Çok güçlü olmayabilirsiniz, çok cesur da hatta çok akıllı da...Kapasitenizi   biliyorsanız eğer kendi minik ölçülerinizde bile olsa, hayallerinizde kendi gerçeklerinizi yaşayabilirsiniz.
    Yaşamda birtakım olumsuzluklar   olabilir, yine de bu haliyle yaşamı kendinize gerçek olarak içselleştirebilirsiniz, kendi doğrularınız, iyi bildikleriniz ile hayallerinizde gerçeklerinizi yaşayabilirsiniz.
 
  Bu bir hayalperestlik değil, gerçekleri görerek, hayalleri kaybetmemektir aslında.
  Yeter ki pembe hayal alemlerinde yaşıyormuş gibi düşünmeden, çalışan ve hedeflerinin ısrarla takipçisi olarak.
     
  İnsan bir bütündür;
  Kalp, Beden, Zihin ve Ruh...
  Dolayısıyla ruhunuzla kavrayamadığımız, içini okuyamadığımız, yüreğimizle dokunamadığımız hiçbir şeyi elde edebilmemiz mümkün değildir.
 Bir şeyi elde etmek istiyorsak, önce hayal etmemiz, sonra onu tanımamız keşfetmeye çalışmamız, anlamamız ve içten istememiz gerekiyor.
 
Hayalini kuramadığı, tanıyamadığı, keşfedemediği, anlayamadığı, çözemediği, yeterince arzulamadığı, hangi isteği elde edebildi ki insanoğlu şimdiye kadar?
 
Geçmişten bugüne başarı hikayelerini okuduğumuz insanların hiç hayat hikayelerine baktınız mı?
 
İnsan olarak yaşamdan ne tür beklentileri vardı?
Kimilerine ulaşabildiler, kimilerine yaklaşamadılar belki de.
Çünkü zaman, mekan, doğa, toplum, tarih, gelenekler, bir çok değişken ve etken, insanı kimi arzularının kıyısına yaklaştırabiliyor, kimi tamamen uzaklaştırabiliyor.
İnsanların bazıları genel olarak olumlu, bazıları da olumsuz düşünmeye yatkındırlar. Fakat gerçekçi olmak; her şey için hem olumlu hem olumsuz yanları görmek demektir.
Çünkü tartışmalı her şeyin her iki yönü vardır. Birinden birini görmemek insanı yanlışa, hataya ve başarısızlığa sürükler.
 
Bir mutluluk kapısı kapandığında diğeri açılır derler ya işte onun gibi, ancak biz kapanan kapıya o kadar uzun bakarız ki, bizim için açılmış bulunan yeni kapıyı görmeyiz kimi zaman. O yüzden geçmişte olmayan hayallere değil, hissederek sahip olduğumuz yeni hayallere bakalım uzak bile olsa...
 
İşte o yüzden en güzel hayallerimiz, yüreğimizde hissederek yaşadığımız gerçeklerimiz aslında...
                                                                                                                      Sevgiyle ve hissederek

YORUM EKLE

banner95

banner94