banner83

​​​​​​​İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GÜNAH KEÇİSİ YAPILIYOR

Son yıllarda küresel ısınmanın etkileri artıyor. 2021 yılını afetlerdeki artış ve sıcaklık rekorları ile kapattık. Manisa ve Akhisar’da ağustos ayında en yüksek sıcaklık değerleri ölçüldü. 2000 yılından sonra sıcaklık artışları dikkat çekiyor. Özellikle 2010 yılından sonra her yıl bir öncekine göre daha sıcak geçti ve buna paralel olarak da afet sayılarındaki artış dikkat çekiyor.

**

Ülkemizde 2000’li yıllardan sonra afet sayılarında belirgin bir artış gözleniyor. En çok yaşanan afetler: şiddetli yağış/sel, fırtına ve dolu afeti. Bunlara son yıllarda kuraklık ve hortum eklendi. Görülme sıklığı olarak şiddetli yağış ve sel ilk sırayı alıyor. İklim değişikliği ile beraber yağışların şiddetindeki artış beklenmektedir. Şiddetli yağışların en çok şehirleri ve yerleşim yerlerini olumsuz etkilediğini görüyoruz. Önceki yıllarda fazla etkili olmayan şehir selleri daha fazla zarar vermeye başladı. Burada en büyük etken sadece yağışın şiddeti değil. Kent planlamasındaki eksiklik ve altyapı sorunları afetin boyutunu artırıyor.

**

Şehir merkezinin doğusundaki Şehzadeler ilçesinin Adnan Menderes, Nurlupınar ve Turgut Özal Mahallelerinde yaşanan sel hadiselerinde köprü altlarındaki menfezlerin ve Spil Dağı’ndan inen derelerin afetin boyutunu artırdığını gördük. Manisa merkezde, 2019 yılı Ocak ayında 2 gün içerisinde metrekareye 200 kilogramdan fazla yağış düştü. Kırtık Deresi'nden inen sular dere yatağının etrafındaki plansız yapılaşmadan dolayı taşkınlara neden oldu.

**

Şehirlerimize yukarıdan baktığımızda gördüğümüz 3 şey var. Çatı, beton ve asfalt. Yağışın tahliyesi için bir yer bırakmamışız. Yağan yağmur nereye gidecek. Yeşil ve toprak zeminde bir azalma var. Mazgallar da dolduğunda yağmur suları yollarda sel meydana getiriyor.

Fırtına ile beraber hortum olaylarında bir artış var. Bundan 20 yıl önce bölgemizde hortum görülmezken son yıllarda hortum hadiseleri etkili olmaya başladı.

Dolu afeti şehrimizde Alaşehir ve Sarıgöl ilçelerinde daha çok görülmeye başlandı. Bu yüzden zarara karşı tedbir için üzüm bağlarının üstü örtü ile kaplanıyor. Dolu hadisesi daha çok yaz ve sonbahar mevsiminde zarara neden oluyor.

**

Kuraklık afeti de son yıllarda bölgemizde etkili oluyor. Demirköprü Barajı’ndaki su seviyesinin azalması ve Marmara Gölü’nün kuruması en büyük göstergesi. Tarımsal sulama için barajdan yeterli su verilemeyince yer altı suyuna talep artıyor. Daha fazla yer altı suyu kullanılması sonucu su seviyesi daha derine iniyor. Böylece kısır bir döngü içerisine giriyoruz ve kuraklığın şiddetini artırıyoruz. Sorunun çözümünü geciktirdiğimiz için faturası da ağır oluyor.

Sonra da iklim değişikliğini günah keçisi yapıyoruz.

YORUM EKLE

banner95

banner94