İYİ BİR EĞİTİCİNİN NİTELİKLERİ-3


Kamil KARAGÖZ

Kamil KARAGÖZ

27 Eylül 2019, 13:51

Değerli arkadaşlarım son iki yazımda iyi bir eğiticinin niteliklerini yazmıştım. Bu gün son bölümünü paylaşıyorum.
a) Öğretmenin eğitim ve öğretimde başarılı olması, öğrencilerini tek tek yakından tanımasına bağlıdır: Öğretmen önce sınıftaki her öğrencinin adını öğrenmelidir. İlgi göstermesinin somut örneklerindendir bu. Adıyla çağrılmak öğrenciyi mutlu eder ve onu öğretmene yaklaştırır. Öğretmen, öğrencilerini yalnız okulda değil, (aile çevrelerinde de tanıyıp izleyerek,) onların toplumsal ve parasal durumlarını öğrenip onları bu sorunlarına da çözüm bulmaya çalışır. Sevecen bir yürekle bu yönde öğrencisine yardımcı olan öğretmen, onun sevgisini ve saygısını kazanacaktır.
       b) Kendini Sınıf Toplumuna Etkin Biçimde Sunma: Deneyimli öğretmenler, eğitimi kendilerine verilmiş sınıflara ilk girişlerine çok önem verirler.”İlk Etki En Güçlü Etkidir.” derler. İlk karşılaşmada öğretmenin öğrencilere kendisini ve dersini etkin biçimde sunmasını salık verirler. Yardıma hazır, sevecen ( ama işlerin geri kalmadan zamanında ve içtenlikle yapılmasını isteyen) bilgili ve yardıma hazır bir kişi olduğunu duyumsamalı öğrenciler. Öğretmen ilk dersini bu etkiyi yaratacak biçimde tasarlayıp sunmalıdır. 
       c) Öğrencilere Karşı Tutarlı Davranma: Öğretmen öğrencilerle ilişkilerinde tutarlı olmalıdır. En başta onları sevdiğinizi sezdirmeniz gerekir. Karşılıklı sevgi, öğretmenin içten (sevecen, katlanıcı, bağışlayıcı ve şakacı) davranışlarıyla doğar ve gelişir. Bir gün beğendiği ve övdüğü şeyi, başka bir gün beğenmemek ve öğütlerinde çelişkiler yapmak, öğretmeni çocukların gözünden düşürür. Çocuğun çalışma isteğini kıran ve yüreğini sevgiye kapayan en kötü davranışlardan biri de onunla alay etmektir. İyi bir öğretmen fiziksel yaptırım uygulamaktan (onur kırıcı, aşağılayıcı, utandırıcı) ve her türlü sert davranışlardan sakınmalıdır.
       d) Hiçbir Derse Hazırlıksız Girmez: Öğrenciler öğretmenlerini kendilerine her  konuda yardımcı olabilecek güçte bir kişi olarak görürler. Bu nedenle öğretmen derslerine her bakımdan hazırlıklı girmelidir. Dersin çalışma tasarımı, okul kitaplığında bulunan başvuru kitaplarının adları (öteki kaynakların adları, derslerde kullanılacak araç gereçler, bunların yalın bir örneğinin nasıl  yapılabileceği vb. şeyler) önceden tam olarak hazırlanmalıdır. Yoksa öğretimden beklenen sonuç alınamayacağı gibi, öğrencilerin öğretmenlerine güvenleri de sarsılır.
       e) Öğrencileri Yansız, Aile Ve Yaşam Koşullarını Gözeterek Değerlendirme: Öğretmen,öğrencilerin sınıftaki başarılarını değerlendirirken çok özenli olmalıdır. Değerlendirmeyi yan tutmadan, çocuğun giyimine, fizik yapısına, bize gösterdiği yakınlığa ve ailesinin önemine bakmadan yapmalıdır. Sınıftaki öğrencilerini, eş koşullarda görmekten sakınmalıdır. Onların kişiliklerini, çalışmada gösterdikleri çabayı ve aile sorunlarını göz önünde tutmalıdır.
       f) Bireyselliği Göz Önünde Tutma, Öğrencinin Yetişkin Bir Kişi Olamadığını Unutmama: Öğretmen, sınıfındaki öğrencilerin her bakımdan çeşitli nitelikler taşıdıklarını (aynı yaşta, aynı boyda olsalar bile) ve aynı gelişimde olmayacaklarını unutmamalıdır. Eğitim-öğretime yön verirken öğrencilerin bireyselliklerini göz önünde bulundurup  salt kolay öğrenen çocuklara ayak uydurmamalıdır. Yavaş ilerleyen öğrencilerine de katlanarak onları umutsuzluğa ve karamsarlığa düşürmeden yetiştirmeye çalışmalıdır. Öğrencilerin yaramazlıklarını, davranış bozukluklarını ve bazı günlerde derse hazırlıksız gelmelerini büyütmeden düzeltmeye çabalayan öğretmen iyi bir eğiticidir. Öğrencilerin  yetişkin birer insan değil, daha öğrenme çağında bulunan çocuklar olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.
     h) Öğrencilere Özgür Düşünme Ve Çağdaş Yaşam Alışkanlıkları Kazandırma: Öğretmen , öğrencilerini özgürce yönetilen bir toplum için yetiştirmekte olduğunu unutmamalıdır. Dersler ve çalışmalar bu amaca yönelik olmalıdır. Öğrencilerinde özgür ve doğru düşünmeyi ( başkalarının düşüncelerine saygılı ve tüm davranışlarında çoğulculuk yöntemlerine uymayı ) alışkanlık durumuna getirecek bir eğitim - öğretim yöntemi uygulamalıdır. Bunda başarılı olabilmek için önce kendisi bu yöntemlere sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır. Okul içi ve okul dışı çalışmalarda her öğrenciye, ayrım gözetmeden söz hakkı tanımak ve ayrı düşüncelere saygı göstermek gerekir. Çocukların çalışmalarını değerlendirirken ( eşitliği ve hak dengesini gözeterek her zaman çoğulculuk kurallarını ) doğruyu ve haktan yana düşünceyi savunmak çok önemlidir. Sınıflar ve okullar arası ilişkilerde  kayırmalara sapmamak öğretmenin özenle üzerinde durması gereken temel kurallardır.
       (Öğretmenin El Kitabı: Yazko Yayınları 1982’ den özümsenmiştir )     
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.