banner83

JURASSİC PARK'A ÇEVİRDİNİZ BURAYI!

Geçtiğimiz günlerde Cem Yılmaz filmleri tekrardan gündem oldu. Peki, nasıl gündem olduğunu sorarsanız eğer; “Cem Yılmaz Filmleri'nin Din ve Değerler Açısından İncelenmesi” adlı makaleyle gündeme geldi. Filmlerinde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadetlere ise hiç yer verilmediği savunuldu. Peki, haklılar mıydı? Ve koskoca bir sinema sektörüne bu açıdan bakmak doğru muydu?

Cem Yılmaz sinema kariyerine, hafızalarımıza kazıdığı; "En azından hayattayız, bu da bir şey be abi." dediği "Her şey çok güzel olacak" filmiyle başlasa da en çok ses getiren filmi "Gora" olmuştur. Gora filmi, meyve veren ağaç taşlanırcasına çok eleştiri almış ve bir o kadar da sevilmişti. En çok eleştiri aldığı meseleyse tam olarak buydu aslında, filmdeki küfürler ve dekolteler... Ancak bu konuda Cem Yılmaz ,''Aslında beyaz perde de seyircinin kendisi var.'' diyerek stand-up gösterisinde gereken cevabı vermişti.



Yazılan makalede ibadetlere hiç yer verilmediğinin savunulması da ayrı trajikomik bir durum. Çünkü Gora filmi uzayda geçen bir film, bir uzay filminde ibadete ne kadar yer verilebilir ki? Aynı şey Arog filmi içinde geçerli. Tarih öncesi çağları konu alan filmde, oyuncuların namaz kılması beklenemezdi değil mi? Ve en önemlisi de, bir sinema filminde niçin ibadete yer verilmeli?

Cem Yılmaz'ın, sadece filmlerinde değil, stand-up gösterilerinde de aynı eleştirilerin devam ettiği görülmektedir. Bizim milletimiz eleştiri konusunda gerçekten çok acımasız diyebilirim. Çünkü stand-up gösterilerinin ya da filmlerinin tamamen bel altı ya da küfür içerikli olması eleştirilmesine rağmen halen bu kadar çok izlenmesi aslında izlettiren şeyin bunlar olduğunu gösteriyor.

Bugün sokağa çıkıp halkımıza mikrofon uzatsak; "Zeki Müren de bizi görecek mi?", "Bilemiyorum Altan, bilemiyorum.", "Doğada bulunan 4 element: Ateş, su, toprak, tahta..." repliklerini söylesek, aklına Cem Yılmaz gelmeyen insan yoktur. Artık dilimize bir nevi Cem Yılmaz lügatı olarak yerleşmiştir. Hatta sadece filmleriyle değil aynı zamanda stand-up gösterileriyle de bu böyledir. "Faruk Eczanesi", "Yerleştirme sınavı" ve "Uyudun mu" gibi sözleri duyunca aklımıza hemen o gelir ve bir sırıtma başlar.

Unutmayalım ki, Cem Yılmaz bir sanatçıdır. Tabiki sanat, pozitif ve negatif olarak eleştirilebilir. Ancak bazı konuların daha insaflı bir şekilde eleştirilmesinden yanayım. Halkına hitap edebilen bir sanatçı aynı zamanda halkın da bir yansımasıdır. Bizim ülkemizde, kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur. Bu hep böyledir.

Kalın sağlıcakla...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Burak Kara
Burak Kara - 5 gün Önce

Başarılı ve objektif bir yazı

Fatma
Fatma - 5 gün Önce

Meyve veren ağaç taşlanır rahmetli zeki müren, in dediği gibi reklamın ıyisi kötüsü olmaz

Mustafa şahin
Mustafa şahin - 5 gün Önce

Harika yazmışsın çok beğendim Teşekkürler

Yorumcu
Yorumcu - 5 gün Önce

gercekten makaleyi okudunuz mu çok merak ediyorum. Makalede, Sizin makaleyi eleştirmek için kullandığınız argumanlara aynen yer verilmiş ve denmiş ki gora ve arogda ibadete yer verilmemesi oldukça doğaldır :) Neyse eğer makaleyi okuma zahmetinde bulunursaniz yorumlarınızı yeniden okumak isteriz

Fatma
Fatma - 4 gün Önce

Bence deginilmemesi iyi olmuş çünkü genelde değinildiği zaman dinimizle alay ediyorlar

banner95

banner94