banner83

Kadim Beslenme Sırları

Sağlığın korunması ve hastalıklardan kurtulmak için her ne kadar destek ürünler ve yapılan tıbbi tedaviler önemli ise, beslenme, hayat tarzı değişiklikleri de en az onun kadar önemlidir. Buradaki amaç, var olan sağlığın korunması, kaybedilen sağlığın kazanılması, hastalıklardan korunmak ve kurtulmak, yaşlanmadan sağlıklı bir şekilde yaş almaktır. Yapılan tedavi ve ameliyatlarda elde edilen başarının devamı için hayat tarzı değişiklikleri ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığının kazanılması vazgeçilmez bir şarttır.

Moda diyetler her zaman gelip geçicidir. Tarihin derinliklerinden bu yana doğru olan ve test edilen beslenme ilkelerinin belirlenmesi ve uygulanması hiç şüphesiz önemlidir. Her moda ve geçici beslenme önerisinin uzun dönemde ne gibi olumsuz sonuçlara neden olabileceği, hangi hastalıklara yol açabileceği, hangi vitamin, mineral ve yapıtaşlarının eksikliğine neden olabileceği sorgulanması gerekir.

Son yılların en büyük sorunlarından biri dengesiz diyetler, obezite ve vücutta belirli bölgelerde oluşan tehlikeli yağ depolanmasıdır. Yüzyılın hastalığı şişmanlık, bütün insanların şu anda en büyük sağlık sorularından biri olma ya devam ediyor. Gün geçtikçe dünya nüfusu yaşlanıyor ve şişmanlıyor. Her gün bu konu ile ilgili yeni araştırmalar yapılıyor. Yağ önce karaciğerde sonra karın içinde toplanmaya başlıyor. Başta damarlarımız olmak üzere vücudumuzda yaygın mikropsuz bir iltihap oluşuyor. Tüm dokularımız yıpranıyor. Vücut yıpranmayı bir şekilde tamir etmeye çalışıyor. Bu da düzgün bir tamirat olmuyor. Sonuçta damarlarımız sertleşmeye başlıyor. Kalp damar hastalığı, tansiyon sorunu ortaya çıkıyor. Vücudun her yanında ağrılar oluyor. Bu kişilere ağrıyı dindirmek için sürekli romatizmal ilaçlar veriliyor. Ama bunlar bataklığı kurutmuyor. Üstüne üstlük bir çok yan etki oluşturuyorlar. Gençliğe baktığımızda durum daha da vahim. Yaşlılar en azından gençliklerinde iyi beslenmiş oluyor. Biz şişmanlığa bağlı ortaya çıkan hastalığı şu an çocuklarda görmeye başladık. 10 yıl önce bu çok nadirdi. Kemik erimeleri, kalp damar hastalıkları ve romatizmal hastalıklarda muazzam bir patlama var. Her geçen gün şeker hastalığı, tansiyon, otoimmün hastalıklar, kısırlık gün geçtikçe hem artıyor, hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlanıyor. O nedenle sadece belli yaşın üzerindeki insanlar değil çocuklar ve gençler de sağlıklı beslenmeyi öğrenmeli ve sürekli bir hayat tarzı alışkanlığı kazanmalıdır. Eğer bu şekilde giderse 2050 ve sonrasında sağlık konusunda çığ gibi hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Yağ oranınızı, bel ölçülerinizi sağlıklı şekilde kontrol altında tutmak, karaciğer yağlanmasından kurtulmak, şeker ve tansiyon gibi hastalıkların pençesine düşmemek için bahsedeceğimiz beslenme tarzını bir yaşam şekli haline getirmeniz gerekir.

Şişmanlık neden bu kadar sık görülmeye başlandı? Neden her geçen gün insanoğlu daha fazla genişliyor? Şişmanladıkça birçok metabolik ve yapısal hastalık; başta şeker, tansiyon, kalp, kanserler,  eklem hastalıkları, damar hastalıkları ortaya çıkıyor ve bu durum insanoğlunun yaşam kalitesini çok kötü etkiliyor. Şu anda bilim dünyası acaba nerede hatalar yapılıyor diye araştırmalar yapıyor. Gerçekten birçok diyet tarifi belki de  yaşam tarzı haline getirildiği  için bu konuda mutlak başarı sağlanamıyor. 

Öncelikle mutfağımızda, alışverişimizde önemli değişiklikler yaparak işe başlamamız gerekiyor. Mutfak derman yerine dert üretiyorsa, o toplum medeniyet üretmez. Bu lafın açılımını Osmanlı 'ya baktığımızda görebiliyoruz. Özellikle Kanuni dönemine... Mutfak ne kadar sağlıklıysa, toplum o kadar sağlıklıydı. Mutfak ne kadar estetikse, şehir o kadar estetikti. Mutfak ne kadar temizse şehir o kadar temizdi. Temizlik medeniyetin sonucudur. Biz “Can boğazdan gelir” diye büyütüldük. Yiyecek aslında insanın fıtri özelliğidir. Tabii ki bütün canlılar yemek zorunda. Ama her önünüze geleni yiyorsanız can boğazdan gelmez, çıkar.

İnceleme fırsatı bulduğum Osmanlı mutfağı ve İslam mutfağı günümüz mutfağına ne içerik ne de şekil açısından benziyor. Bu mutfakta her gıdanın “Helal ve temiz olması şart, israf ise haramdır”. Bu mutfakta teşekkür şirkete değil Allah 'a yapılır. Her şey insan için yaratılmıştır ancak insanın her şeyi tüketmeye hakkı yoktur. İsrafın önlenmesi ve çevreye saygı ana prensiptir. Vücudumuza bize verilen en önemli emanet gözüyle bakmamızı sağlayan bir anlayış hakimdir kadim mutfak kültürümüzde.

Efendimiz ağzını ve ellerini yıkamadan sofraya oturmazdı. Mutlaka besmele çeker, dua eder, su içerek başlardı yemeğe. Resulullah (S.A.V) “Şeytan, üzerine Allah 'ın ismi zikredilmeyen yemeği kendine helal addeder” derdi . Peygamberimiz asla çok yemezdi. Aksine, çok az yediğini biliyoruz. “Midenizi üçe ayırın” diyor, “üçte birini su, üçte birini yiyecekle doldurun, üçüncüsünü boş bırakın.” düsturunu edinmemizi tavsiye ediyor.

Sözün özü vücudumuz hücrelerin birleşmesinden meydana gelen organlardan oluşur. Hücrelerin enerji santralleri Mitokondri denen hücre bölümleridir. Onların sağlığı vücudunuzun sağlığıdır. Onlar bozulursa vücudunuz hastalanır. Onları iyi besleyin. Bir günde hastalanmadığınız gibi bir günde iyileşemezsiniz. Bir günde kilo almadığınız için bir günde normal kilonuza erişemezsiniz. Sabır ile doğru beslenmeyi öğrenmeniz ve uygulamanız gerekir. Karar sizin, hayat sizin. Ama bu beden size emanet unutmayın ve emanete iyi bakın! Sağlıcakla kalın!

YORUM EKLE

banner95

banner94