KARŞILIKLILIK İLKESİ


Ahmet Erdinç

Ahmet Erdinç

14 Mayıs 2018, 11:40

Karşılıklılık ilkesinin, insanın varoluşunun başlarında bir hayatta kalma stratejisi olarak ortaya çıktığı bilinir.
Klasik örneğinden gidersek; avcı-toplayıcı dönemde yaşadığınızı düşünün. Siz bir büyük geyik avlıyorsunuz, hepsini yiyebilmeniz mümkün değil. Buzdolabı, derin dondurucu
da yok o zamanlarda. Kalanı saklayamayacaksınız yani, yediğinizin dışındakini içinde bulunduğunuz topluluğun üyeleri ile bölüşüyorsunuz. Yarınlarda; karnınızı doyuracak 
yiyecek elde edemediğinizde diğerlerinden paylaşım bekleyerek.
"Ben senin için bir şey yaptım, sen de benim için bir şey yap"
Tabiidir ki; insan sayısı artıp imkanlar ve ihtiyaçlar çeşitlenmeye başladığında karşılıklılık düşüncesi, hayatın diğer alanlarına da taşınır olmuş.
Örneğin "intikam" düşüncesi çıkmış ortaya. İnsanlığın daha sonralarını tehdit edecek biçimde.
"Sen bana bir kötülük veya yanlış yaptın, ben de sana dengini yada daha kötüsünü yapacağım"
Bir de, insanların acizlikleri, gariplikleri, çeşitli nedenlerle yetersizliklerinden ötürü "iyilik" ve "iyilik yapma" gereği baş göstermiş, insanın fıtratına uygun olarak.
"Ben sana yardım edecek, iyilik yapacağım ama senden, hiç bir karşılık beklemeden"
Böylece yalnızca karşılık beklemeksizin yapabildiğimiz şeylerin adı olmuş iyilik. Ve iyilik, ne karşılığı önceleyen beklentili düşünce ne de cezalandırmayı arzulayan
intikamcı duyguya benzemediğinden, insan beynini zorlayan bir süreç başlatmış.
Öyle bir zorlanma ki; çalışıp çabaladığı faaliyetlerde karşılığını almak ile bir başkasına hiç bir karşılık beklemeden bir şeyleri sunma arasında.
Zaman ilerledikçe insan, vermek temelli iyilik karşısında, almak temelli karşılıklılığa yenilir olmuş.
Zira; sık sık iyilik düşüncesinin kimi insanlar tarafından istismar edildiğine tanık olduğu bir dönemin ardından iyilikte bulunanların akıllarından şüphe duyulduğu dönemler gelmiş.
En son durumda iyilik düşünmek, iyilik yapmak oldukça zorlaşmış.
Her engele rağmen iyilik yapabilmenin önünde 3 büyük engel varmış.
1- İyiliği düşündüğümüzde hemen yapmamız gerekiyormuş.
2- İyiliği yaptıktan sonra hemen unutmamız gerekiyormuş.
3- Bize yapılmış iyiliği kesinlikle unutmamamız gerekiyormuş.
Birincisi için; hemen yapmazsak, zaman, imkanlar ve ihtiyaçlarımız bizi düşüncemizden alıkoyuyormuş.
İkincisi için; hemen unutmazsak iyilik bir türlü beklentiye evriliyormuş.
Üçüncüsü için; kendisine yapılan iyiliği unutan kişinin zaten aklı, iyilik yapacak kadar gelişmiyormuş.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ekrem - 5 ay önce
Elinize yüreğinize sağlık
Avatar
Deniz Almamış - 5 ay önce
Çok güzel bir yazı olmuş yüreğinize, ellerinize sağlık. Bende iyilik ile ilgili bir şey söylemek istiyorum. Yaptığınız iyilik bir gün vazifeniz olur