KIYMET BİLMEK!


Muzaffer YURTTAŞ

Muzaffer YURTTAŞ

09 Nisan 2019, 13:25

“Kıymet bilmek; Kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır” der Mevlana. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, elimizde olanla yetinmeyip, durmadan kazanmak, daha çok biriktirmek, daha çok harcamak peşindeyiz. Çok olanı bereketli, güçlü olanı haklı, kuvvetli olanı kazanacak zannederek yanlışlara kapılıp gidiyoruz.
Çocuklarımıza, gençlerimize şükrü, bereketi, sevmeyi, saygıyı öğretemedik. Huzurun paylaşmakta olduğunu, yeri gelince vermenin almaktan üstün olduğunu gösteremedik. Ama ümidimiz yok değil. Anadolu dediğimiz bu kadim coğrafyada öyle hikmetli sözler, öyle güzel insanlar var ki, gün gelecek onların sayıları artacak ve sevgi, şükür hakim olacak.
Denizli Merkezefendi ilçesi Altındere Mahallesinde tek başına yaşayan ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın (SYDV) kendine bağladığı yaşlılık maaşı ve 2 ineği sayesinde geçimini sağlayan 70 yaşındaki Sabiha Özel, ölen ineğinin arkasından gözyaşı döküyor. Mahallede ahırının yanındaki tek göz odada tek başına yaşamını idame ettirmeye çalışan Sabiha teyzenin iki ineğinden birisi otlamak için yayıldığı bölgede uçurumdan düşerek telef oldu. ‘Sarıkız’ ismini verdiği ineğinin uçurumdan düştükten sonra kanlar içinde kalması sonrası başına oturarak gözyaşı döküp, feryat eden ve çevresindekilerden yardım isteyen yaşlı kadın ineğinin 5-10 dakika içerisinde can verdiği o anları çaresizlik içinde izledi.
Gözü yaşlı kadın ineğinin telef olmasına en çok buzağısı anasız, yetim kaldığı için de üzüldüğünü anımsatarak, ‘sana bir inek alınsın mı?’ sorusuna ise büyük bir alçak gönüllük ile ‘siz bilirsiniz‘ yanıtını verdi. Buzağıya nasıl bakacağını da kara kara düşündüğünü aktaran Özel, "İneğimin öldüğüne çok üzüldüm. İneğim sarı altın gibiydi, çok seviyordum. Bu kır ineği, sütü yoğurdu fazla yoktu ama çok sağmıyordum ben de. Buzağı da annesiz kaldı. Anasız, yetim yavrular gibi kaldı. Ona nasıl bakacağım bilmiyorum, diğer inekler de onu hayatta ellettirmez" dedi.
Sabiha Nine kendisine uzatılan mikrofona “Devletim 3 ayda 300 lira veriyordu, şimdi 500 lira veriyor, devletimiz var olsun, milletimiz sağ olsun, Allah onlardan razı olsun” diye şükrünü ifade ediyor. Olayın duyulmasının ardından Tarım Bakanlığı, hayırseverler, sanatçılar devreye giriyor ve o yaşlı teyzeye yeni inekler veriyorlar. İşte Anadolu’nun vefalı anası, kadirşinas insanı, şükür abidesi. Bu insanların, bu değerlerin kıymetini bilmeli ve onların sayısının çoğalması için gayret göstermeliyiz.  Ülkemizde 581 bin kişiye yaşlılık maaşı ödeniyor. Bu insanlar bununla geçinirken ve şükür ederken, aylık maaşı 4-5 bin lira olup da şükretmeyen, kadir kıymet bilmeyen, devletine, milletine sahip çıkmayan o kadar insan var ki, şaşırmamak elde değil.
Çocuklarımız ve gençlerimiz, maalesef çok benmerkezci ve haz odaklı yetişip, yaşadıkları için zorluklar karşısında çok daha kolay yıkılabiliyorlar. Gözü hep daha fazla kazanmakta, madden ve manen sorun yaşamaya asla tahammül edemiyorlar. Seyrettikleri reklamlar, izledikleri diziler, rol model aldıkları kişilerin yaşamları hep daha iyisini istemeyi ve bulundukları halden menün olmamayı öğretiyor onlara. Sıcak bir havada bir bardak soğuk su içmenin, karnı aç uyumamanın, rahat bir yatakta yatabilmenin, başlarını okşayan bir seveni olduğunu bilmenin, hastalandığında doktora gidebilmenin, ne demek ve ne kadar değerli olduğunun çoğu kez farkında değiller. Bunda biz anne babaların günahı büyük aslında. Çocukluk ve gençliğimizde yaşadığımız zorlukları onlara yaşatmama adına her konuda şükredebilmeyi öğretemedik onlara. Talepleri karşılayalım derken daha zor durumları görüp ders almalarını engelledik.
Aslında onlara varlığın, anne ve babası ile birlikte olmanın, cennet gibi güzel olan bu ülkede hür ve bağımsız olarak yaşayabilmenin, bayrağımızın gökyüzünde dalgalanmasının, ezanın günde beş kere minarelerimizden okunmasının ne büyük nimet, sağlığın ne büyük devlet, yaşamanın, şükretmenin ne büyük servet olduğunu öğretmek çok da zor değil. Başımızı ellerimizin arasına alalım ve sahip olduklarımızı bir düşünelim, Rabbimize şükredelim, birliğimize ve dirliğimize dua edelim ve gelecek nesle Anadolu’nun kadim değerlerini, onların anlayacağı dilden öğretmeye çaba sarf edelim.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.