KURTULUŞ VE CUMHURİYET…

Mustafa Kemal cephede aracından inip İsmet Paşa ya sorar: Şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz. İsmet Paşa cevap verir: Orduyu hiç durmadan İzmir e kadar yollamak. Mustafa Kemal Paşa hemen ve hızlıca der. 30 Ağustos 1922 günü. Ve ordu 400 kilometre yolu 10 günde kat ederek İzmir e varır. Zaten önünde pek düşman kalmamış Yunan ordusu dağılmış bir haldedir.

*******

Her yıl kurtuluş günlerini kutluyoruz ve şükrediyoruz. Bize bunu sağlayanlara dua ediyoruz. Yokluk içinde mücadele ederek kazanılmış bir savaş. Atatürk ün lafı gibi: Bu savaşta yoksulluk, zenginlikten daha heybetli gözüküyor. Yine eylül ayı geldi ve 8 Eylül Manisa’nın, 9 eylül İzmir’ in kurtuluşu. Tabi vatan kurtarıldı ama her şey bitmedi. Esas savaş kurtuluştan sonra başladı. Cehalet vardı. Açlık ve yoksulluk vardı. Hastalıktan kırılan yerler vardı. Dosdoğru gıda yoktu. Yorgun, bitkin ama umutlu bir halk vardı. Çünkü imha olmaktan kurtulmuş, liderlerinin aklı bilgisi ile yepyeni ufuklara bakar olmuştu.

*******

Ekonomi bir ülkede her şeyi en önde gelen koşuludur. Eğer ekonominiz sağlamsa korkacak bir şey yoktur. Ama ekonominiz bozuksa her yerden çatlak sesler çıkmaya başlar. Savaş bittikten sonra ülkenin ekonomisi bozuktan da öte idi. Cumhuriyeti daha kurmadan 17 Şubat 1923’te İzmir de bir iktisat kongresi tertip edildi. Savaş bittikten 6 ay sonra. İvedilikle ihtiyaç vardı ve neler yapılması gerekiyorsa konuşulup karara bağlanacaktı. Ülkenin çarkları dönmeye başlamalı idi.

*******

Neticeler alındı ve yola çıkıldı. Bu çakılan ateş yıllar sonra 49 tane fabrikaya dönüştü. Atatürk öldüğünde yani 1938 yılında artık Türkiye Cumhuriyeti ihracat fazlası veren bir ülke idi. Tekstil üretiminin yüzde 80’i yurtdışına satılıyordu. Artık Türkiye Cumhuriyeti para kazanıp sermaye birikimi sağlıyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra gerekli her türlü düzenlemeler, reformlar yapıldı. Latin harfleri, eğitimde reform ve diğerleri eskisinden alakasız modern bir ülke statüsüne geçirdi Cumhuriyetimizi.

*******

Her yıl kurtuluş günlerini anıyoruz ve şehitlerimizi tazimle yad ediyoruz. Ama kıymetini biliyor muyuz acaba? Bu güzelim ülkemize hak ettiği değeri verebiliyor muyuz acaba? Türkiye Cumhuriyeti’nin daha da yücelmesi ve tüm dünyaya örnek olabilmesi için çalışıyor muyuz acaba? Yoksa hep kendimizi düşünüp her an hatırlamamız gereken şeyleri bir gün anıp tekrar kendi bildiğimizi mi yapıyoruz. Aklımızı kullanıyor muyuz? Vatana hakim olan biziz zira akıl bizdedir demiş Atatürk İsmet Paşa’ya. Evet aklın bizde olması umudu ile. Saygılarımla…

YORUM EKLE

banner95

banner94