banner65

DENGE KAYIP KÖY DÜVLEK’İ BULDU

Manisa’nın kayıp; köy, kasaba ve kentlerini Denge araştırdı ve  Yunusemre ilçesi sınırlarında kalan Düvlek Köyü’nü buldu.  Karaca Ahmet Türbesi yakınlarında bulunan Düvlek Köyü; 1600’lü yıllarda eşkıyalar tarafından baskına uğradı ve  yağmalamaların ardından yerle yeksan edildi. 400 yıl önce yaşamların sürdürüldüğü  Düvlek Köyü’nden günümüze sadece,  yıkılan cami kalıntısı ve kubbesi olmayan  cami minaresi kaldı.  

DENGE KAYIP KÖY DÜVLEK’İ BULDU

banner47

Turan IŞIK

 Şehzadelerin yetiştiği Manisa’da ortaya çıkartılmış ve varlığı bilinen tarihi eserler dışında, henüz keşfedilmemiş kültürel miraslarda var. Yağmalamalardan kaçan köylülerin terk ettiği Düvlek Köyü’nü yıllar sonra, Denge Gazetesi muhabiri keşfetti.
 
400 YIL ÖNCE EŞKIYALAR ÖNCE YAĞMALADI  SONRA YAKTI
 
 Bundan 400 yıl önce Karaca Ahmet Türbesi yakınlarında kurulu büyük bir köy olan Düvlek Köyü  (Düvlek-i kebir)  tarihinde;  oldukça kalabalık bir nüfusu da barındırıyordu.  Düvlek Köyü’nün nasıl yok olduğu araştırıldığında ise  1600’lü yıllarda eşkiyaların baskınına uğradığı ortaya çıktı. Bölgeyi araştıran Tarih bilimcilerden edinilen bilgiye göre; Eşkiyalar defalarca Düvlek Köyü’ne Saldırdı, baskınlar düzenledi. Ardı ardına gelen baskın ve saldırılardan canını kurtarmak isteyen köylüler ise Düvlek’i terk etmek zorunda kalarak, çevre köylere veya Manisa merkeze  yerleşti.  Köylülerin  tümüyle Düvlek’i terk ettiğini gören eşkıyalar ise, çok geçmeden bu yerleşim yerini yakıp yıktı.  Yakılıp yıkılan Düvlek Köyü’nde ayakta kalan tek eser ise  Düvlek Cami minaresi.  
 
1940’LI YILLARDA İBADET YAPILYORDU
 
Denge Gazetesi muhabirinin yaptığı araştırmaya göre; Düvlek Camii’nde  1940’lı yıllarda ibadet yapılıyordu. Daha sonra cami ilgisizlik ve bakımsızlıktan  dolayı yıkıldı. Tarla arasında  yapılan camiden geriye sadece minaresi kaldı.  Kubbesi yıkılan  20 metre yükseklikte Horasan sıvası ve tuğlası  ile yapılmış minare; tüm ihtişamı ile hala varlığını koruyor.
 
400 YIL SONRA TESCİLLENDİ
Düvlek köyü  Camii minaresi 800 dönüm arazisi üzerinde kurulmuştu.  Ancak günümüzde camiinin kalıntılarına  sadece 150 metre kare alanda rastlanabiliyor.  Tarihi eserler kapsamına alınan Cami minaresi,  Kültür Bakanlığı tarafından bir yıl önce tescillendi.
 
TESCİLLENDİĞİNİ BELİRTEN HİÇBİR İBARE YOK
 
Geçen yıl tescillenmiş olmasına rağmen  arazi üzerinde minarenin  koruma altına alındığına dair; hiçbir ibare,  yazı veya uyarı levhası konulmadı. Kültür Bakanlığı’nın sahiplenmesi ve koruma altına alması gereken bu tarihi mirasın, ne zaman hak ettiği değeri göreceği ise merak konusu oldu.
 
MCBÜ’NÜN AKADEMİSYENLERİ NE İŞLE MEŞGUL?
 
Aslen Çankırılı olan Çağatay Uluçay uzun yıllar kendini Manisa’nın tarihini araştırmaya adadı. O’nun başladığı bu araştırmaları ise Çanakkale Üniversitesi Manisa’da yürütmeye devam ediyor.   Manisa’da  gerek İlhan Varank yerleşkesi, gerekse Uncubozköy kampüsü ile eğitim veren Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin akademisyenleri ise; henüz Şehrin tarihi ve kültürel hafızasına yeni bir pencere açmadı. Manisa’nın tarihini Manisalı tarihçiler veya akademisyenlerin değil de; başka illerden gelen akademisyenlerin veya tarihçilerin araştırması akıllarda şu soruyu uyandırıyor. “MCBÜ’nün akademisyenleri ne işle meşgul?”  MCBÜ’nün yüzlerce  akademisyenin; Manisa için herhangi bir çalışma yapmamasının nedeni, kamuoyu tarafından merak ediliyor.
 
 
 
 
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.