DEPREMLER VATANDAŞIN PSİKOLOJİSİNİ BOZDU

Manisa’da yaşanan depremler sonrası psikiyatri bölümlerine başvuran hasta sayısında artış yaşandı.  Psikiyatri Uzmanı Şahut Duran, “Depremden önce ‘kaygı bozukluğu’ şikayetiyle ortalama iki hasta psikiyatri bölümüne başvururken, sonrasında sayı 30’lara kadar yükseldi.” dedi.

DEPREMLER VATANDAŞIN PSİKOLOJİSİNİ BOZDU
banner87

Manisa’nın Akhisar ve Kırkağaç ilçelerinde 22 Ocak’ta meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki depremin ardından meydana gelen artçı depremlerin sayısı 3 bine yaklaştı. Deprem yüzünden evlerine girmekten korkan vatandaşların da psikolojisi bozuldu. Manisa Tabip Odası Başkanı, Türkiye Psikiyatri Derneği Medya Çalışma Koordinatörü ve Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Şahut Duran, depremin yarattığı yıkımla birlikte, psikolojik etkilerin de ortaya çıkmaya başladığını söyledi.
KAYGI BOZUKLUĞU BAŞVURUSU ARTTI
Psikiyatri Uzmanı Şahut Duran, “Depremin ilk dönemlerinde ortaya çıkabilecek ruhsal belirtiler çok yaygındır ve doğaldır. Bunlar ‘dehşete kapılma, hiçbir şey yapamama, dona kalma, şok etkisi, ağlayamama, kendini çaresiz hissetme, uyku bozukluğu, iştah bozukluğu’ gibi belirtilerle kendini gösterir” dedi. Depremden sonra psikiyatri bölümlerine yapılan başvurularda artış yaşandığını kaydeden Duran, depremden önce ‘Kaygı Bozukluğu’ şikayetiyle psikiyatri bölümüne ortalama iki hastanın başvurduğunu ama bu sayının deprem sonrasında 30’lara kadar yükseldiğini söyledi.
RUHSAL BİR HASTALIĞI DA TETİKLEYEBİLİR
Duran, “Deprem korkusu ile ilgili belirtiler 2. hafta ve ondan sonraki haftalarda devam ediyor, insanın işlevselliklerini ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyorsa ruh sağlığı ile ilgili bir an önce uzmanlara başvurması gerekir. Bu ciddi anlamda bir kaygı bozukluğuna veya kalıcı bir ruhsal hastalığa sebep olabilir. Ayrıca ruhsal bir hastalığı da tetikleyebilir. Mesela bizim daha önceden tedavi ettiğimiz kaygı bozukluğu hastalarımız, depremden sonra tekrar hastaneye başvurmaya başladı. Depremden sonra hastanemizin psikiyatri bölümlerine ‘deprem korkusu’ ile ilgili başvuran hasta sayısında artış yaşandı. Deprem yüzünden kaygılarının artığını ve belli işlevselliklerini yitirdiğini söyleyen hastalarda artış var” diye konuştu.
YAPILAN AÇIKLAMALAR PANİK YARATIYOR
Özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımların ve uzmanların ‘şiddetli deprem olacak’ sözlerinin psikolojik açıdan tehlikeli olduğunu kaydeden Duran, “Türkiye’nin deprem haritası belli. Ama bu harita üzerinde ne zaman veya kaç şiddetinde depremlerin olacağı belli değil. Bazı uzmanlar çıkıyor “6.0 büyüklüğünde veya 7.0 büyüklüğünde deprem olabilir” gibi açıklamalar yapıyor. Onlar kendi popülerliğini artırmak için bu tür açıklamalarda bulunuyor. Bu paylaşımlar zaten deprem konusunda ruhsal sıkıntı yaşayan vatandaşlarımızın endişelerini ve kaygılarını daha da artırıyor. Bu tür paylaşımlara itibar edilmemesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
HALK KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR
Türkiye’de deprem korkusunun en önemli sebebinin yetkililere ve binalara olan güven duygusunun kaybedilmesi olduğunu söyleyen Duran, “Deprem korkusunu çıkışının bir süreci var. Özellikle bizim toplumumuz daha önce yaşadığı kötü örneklerin etkisinde çok kalıyor. Mesela Japonya’da 6.5 veya 7.0 şiddetinde deprem oluyor. Ancak oradaki halk buna alışık ve doğal karşılıyor. Çünkü oradaki halk oturduğu evlere binalara güveniyor. Fakat bizim ülkemizde vatandaşımız kendi oturduğu eve güvenmiyor. Ya da depremden sonra kendisine ulaşacak yardımların kalitesine güvenmiyor. Yetkililere yeterince güvenmiyor. Öncelikle bunların sorgulanması gerekir. Halk kendisini güvende hissederse işte o zaman depremden sonra yaşanacak veya deprem anında yaşanacak ruhsal problemlerin önüne geçmiş oluruz” dedi.-Özlem ŞAHİN
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER