Milli bayramlarla dini bayramları kıyaslayanlar AMAN HA!


Necdet CURA

Necdet CURA

31 Ekim 2019, 15:38

Bir toplum ki, o toplumun bireyleri birey olmayı başarmış ve yalnız hareket ediyorsa manevi bir 'iç' buhrana sürüklenecek ve nihayetinde hüznün yalnızlığında kaybolacaktır.

Bir toplum ki, o toplumun bireyleri birey olmayı başarmış ve kendi öz kararlarını kendi başına alabilmiş, kendine has düşünce alemini oluşturmuşsa, o birey gerçek manada 'birey' kelimesini hakkıyla yaşayan insandır.

Bir toplum ki, hakkıyla birey olduktan sonra toplumsallaşma gereklilik ilkelerine uygun şekilde, dünyada bir tek kendisinin yaşamadığının farkına varmış ve o zaman yaşadığı mahalle, ilçe, il ve ülkenin refahı için yaşıyorsa, o birey işte ülkesine bir şeyler katabilecek insandır.

İnsanın ülkesini sevmesi için önce kendisini sevmesi gerekir. İç buhranları gark eden kişi, iç dünyasında huzursuz olduğu zaman dışarıdaki alemde de etrafı ne kadar kalabalık olsa dahi yalnız kalacaktır. Son zamanlarda popüler edebiyat devamlı, “kalabalıklar içindeki yalnızlık” deyip duruyor. Neden acaba?

Son zamanların en popüler dinleri (ideolojilerin önemli bir kısmının din gibi bakıldığını düşünüyorum) bireyselleşme ve maddecilik dini insanlara milli ve manevi duyguların boşluğundan bahsedip duruyor. Böylece hem milli hem de manevi açıdan kıymetli günleri ruhunda gerçek anlamda yaşayan insanları azaltmak istiyorlar.

Ya da…

Bir diğer popüler hastalık, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile Ramazan Bayramı’nı kıyaslamak.

Yarıştırıyorlar…

Bilinmelidir ki, her ikisi de bizim için kıymetli günlerdir. Bu milleti var eden günlerdir. Bireyselleşmenin ve yalnızlığın bir virüs gibi yayıldığı bu atmosferde aileleri, komşuları, akrabaları tekrardan bir ve yek kılma günleridir. Bunun da ötesini milleti beraber tutan günlerdir bayramlar…

Hepsinin ayrı bir değeri vardır. Hiç şüphesiz ki, hepsi bu millet tarafından yaşanılmaktadır. Milletimizin her ferdi, önce iç dünyasında huzuru bulmalıdır. Bunun yolu, kendini tanımaktan geçer. Kendi kültür, töre, örfünü bilen birey ailesini düşünür. Konuşurken, yazarken(yazan ve üreten insanlara bin kere selam olsun) sosyal hayattayken bir tek kendi geleceğini değil ailesi ile birlikte akrabalarını düşünür. Onların refahını yükseltmek uğruna çalışır. Bu öğreti, kadim bir öğretidir. Hem dinin gereklilikleri arasında yer alır hem de milli değerlerimiz arasında yer alır.

Millet kendi unsurlarına hakim olmalıdır. Dilini korumalı, tarihini bilmeli, coğrafyasını tanımalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna bakarsanız, iman ile aklın birleştiğini görürsünüz.

Cephedeki çarpışmaları anlatırken Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Okuma bilenler Kur’an okuyor. Bilmeyenler ise kelime-i şehadet getiriyor.” der bize Çanakkale Savaşı hatıralarında.

İman ile akıl…

O yüzden aman ha!

Sakın! Bayramlar arasında bir kıyas yapmayın. Hepsi bizim. Son olarak sosyal medyada çok hoşuma giden bir sözü paylaşayım,

"Milli bayramlarını kutlamayan milletler, dini bayramlarını kutlayacak vatan bulamazlar."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.