banner83

MİLLİ GÜVENLİK DENDİĞİNDE AKLIMA GELENLER

Önemli olan, her gün terör saldırıları, dış güçlerin tehditleri, ekonomik ambargolar, hemen her alanda bir bir hayata geçirilen yaptırımlar ile sarsılan, yüreği yanan milletimizin, söz ile ifade edilen ''Milli Güvenlik Politikaları'' deyiminden ne anlayacağı, nasıl davranacağıdır.
Görüyoruz ki, her birey, her kuruluş, iktidar ve muhalefet yanlıları bu deyimi farklı değerlendiriyor ve bu farklı değerlendirmeler düşüncede ve giderek fiiliyatta farklı davranışlara yol açıyor.
****
Türkiye, uzun yıllardır, ismi bir türlü konulmayan, bizim ''Örtülü Savaş'' olarak tanımladığımız bir savaşın içindedir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkarak, yerine Marksist-Leninist, Maoist, Troçkist, Stanlinist, Enver Hocacı veya Şer-i, Dini Esaslara dayalı düşün sahipleri ve onların silahlı ve fikri faaliyetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatan Toprağını ve Türk Milletini bölerek böldükleri coğrafya da etnik esaslara dayalı bir devlet kurmak isteyenler ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti uzun yıllardır mücadele etmekte.
*********
Bu mücadele de zaman zaman zaman dış destekli- iç odaklı ve veya dış odaklı- iç destekli tehdit unsurunun değişik isimler de ortaya çıkan silahlı gurupları etkisiz hale getirilmiş ise de tam olarak bertaraf edilememişlerdir. Günümüzde de maalesef geniş bir yelpaze içersin de yer olan yıkıcı ve bölücü örgütler, aldıkları dış ve iç destek ile saldırılarına devam etmektedirler. Devletin bütün kurum ve kuruluşları, siyasi partileri, sivil toplum kuruluşları ve giderek milletin her ferdi akl-ı selim sahibi olarak, hiçbir tahrike kapılmadan, ayrışmadan, ayrıştırmadan, bir araya gelmelidir. Tehdit Unsurunun, suiistimal konuları olan sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve psikolojik faktörler ki yıllardır bu konularda çok önemli, çok doğru araştırmalar yapılmıştır, ele alınarak bu konulardaki eksiklikler giderilmelidir.
*******
Unutulmaması gereken ve maalesef üzerinde ısrar edilen konu, terör ile sadece silahlı mücadele ile başarı sağlanamayacağıdır, En ağır cezalar dahi bu konu da dünyanın hiçbir yerin de yeterli olmamıştır. Silahlı mücadelenin yanı sıra her alan da açık ve örtülü aflar da anarşi ve terörün yeşermesin ana sebeplerinden biridir. Muhalefet partilerinin tutumu da ülkemiz de anarşi ve terör örgütlerini ne yazık ki destekler mahiyettedir. Tehdit unsurunun silahlı propagandasına beyanatları ile karşı çıkan muhalefet, bu örgütlerin fikri ve propaganda desteğini sağlayan sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, gazeteci ve yazar kisvesi altında faaliyet gösterenleri desteklemekten, iktidar karşıtlığındaki ölçüsüzlüklerini nerede ise devlet karşıtlığına indirgeyebilmektedirler.
*******
Öte yandan, iktidar sahipleri, her iktidar değişikliğin de devlet kadroların da ki bürokrat ve teknokratları kendi yandaşlarını göreve getirerek pasifize etmişlerdir. Üst kadrolardaki makul değişiklikler zamanla en alt kadrolara kadar indirgenebilmiştir. Her iktidar değişikliğin de yaşanan bu durum giderek artmış, nerede ise normal karşılanır olmuştur. Özellikle, güvenlik kuvvetlerin de uzun yıllarda, temel eğitim, hizmet içi eğitim ve tecrübe ile kazanılan değerler, şahsi, ideolojik ve sübjektif değerlendirmeler ile yok edilmiş, 1980 öncesi, sağ ve sol kamplara bölünmek istenen polis bu defa adeta inanan ve inanmayanlar gibi bir ayrıma tabi tutularak bir cemaatin bağlılarının ellerine teslim edilebilmiştir.
**********
Acilen, radyo, televizyon programları gözden geçirilmeli, her türlü yozlaşmaya yol açan programlar, diziler kaldırılmalıdır. Tehdit unsuru, organize suç ve terör örgütü PKK ve DAEŞ ile ilintili, bağlantılı, dergi, gazete, matbaa, şirket siyasi parti kapatılmalı, bu örgütlerin finans kaynakları, FETÖ/PDY yapılanmasında olduğu gibi kurutulmalıdır.
*****
Kara Paranın aklanması hakkına ki kanun gözden geçirilmeli ve uygulanmalıdır. Türk Ceza Kanunu adeta bir etkin pişmanlık yasası görünümündedir. Pişmanlık konusu daha reel esaslara bağlanmalıdır.
*****
İçki ve sigara kaçakçılığı, narkotik maddelerin suiistimali had safhadadır. Tekel ürünlerine yapılan her zam, tekel maddeleri kaçakçılığını arttırmaktadır. Kaçak sigaraya ödenen her kuruşun, kurşun olarak asker ve polisimize döndüğü, aklanan kara paraların, terör örgütlerinin kar hanesine yazıldığı her bireye anlatılmalı, güvenlik güçlerinin bu konudaki hassasiyetleri ve yasal yetkileri arttırılmalıdır.
*****
Polis Vazife ve Selahiyetleri Hakkındaki kanunun ile Ceza Muhakemeleri kanununu gözden geçirilmeli Cumhuriyet Savcılarımız ve Polisimizin hareket imkanları arttırılmalıdır.
Unutulmamalı ki, terör, halkı korkutmak, sindirmek, seyahat özgürlüğünü kısıtlamak, her türlü yatırımı engellemek sureti ile ekonomik gelişmeyi durdurmak, etnik ve mezhep kavgası kökenli bir iç savaş çıkarmak, devletin daha sert tedbirler almasını sağlayarak gayrı memnun kitleler yaratmaktır.
******
Bir Irak, bir Suriye, bir Libya olmak istemiyoruz. O halde gün, bir olma, diri olma, iri olma günüdür. Her fert üzerine farz olan vatandaşlık görevini yapmalı, devletin, güvenlik güçlerinin yanında olmalıdır.
Selam ve Dua ile!

YORUM EKLE

banner95

banner94