MOTİVASYON VE BAŞARI


Yüksel İTAK

Yüksel İTAK

06 Ocak 2019, 10:58

Güdüleme” veya “isteklendirme” olarak tanımlanan motivasyon, davranışın başlatılması, yönlendirilmesi ve sürdürülmesini sağlayan güce verilen isim. İhtiyaçlar sonucu ortaya çıkıyor, kişinin yapacağı işte başarılı olmasını destekliyor ve çalışanların performansını doğrudan etkiliyor.

Bir makina ya da cihazın verimini kolayca ölçebilir ya da hesaplayabiliriz. Hangi girdi için ölçme yapıyorsak, üreteceği sayısal çıktı bellidir ve aksi bir durum yoksa bunu alabiliriz. Oysa insan için öyle midir?

Duygusal durumu ile ilgili olarak bir gün yüzde yüz performans gösterirken, başka bir gün, ya da bir başka an birden bire sıfıra inebiliyor. Öfkeye kapılıp çekip gidebiliyor. Zaman zaman eyvallahı yok. Bazı durumlarda sonucun nereye varacağını bile düşünmüyor.

Bazen otoriteye boyun eğiyor, bazen de baş kaldırıyor. İstemediği zamanlarda kılı bile kıpırdamıyor ama bir de istedimi harikalar yaratıyor. İşte motivasyon tamı tamına bununla yani “isteklendirmek” ile ilgilidir.

Bütün olumsuz durumlarda kullanılan sözcük şu : “bütün motivasyonum bitti!” Bunun anlamı: Ben bu işi yapmak istemiyorum. Bu işi yapmak için hiçbir istek duymuyorum.

Ama kendi istediği zaman ise; zorlanmadığı halde makinaların tepesine tırmanıyor, risk alıyor, hayatını tehlikeye atabiliyor.

Buradan şu sonuca varıyoruz: iş yaşamında ve çalışma hayatında başarı motivasyondan geçiyor ve kişinin performansında rolü büyük.
MOTİVASYON İLE GELEN BAŞARI

Bobby Fisher, Boris Spassky ile dünya şampiyonluğu için yapacağı satranç karşılaşmasına hazırlanırken, günlük çalışma programında her gün bir süre su altında yüzmek de vardı. Çünkü, satranç karşılaşmaları uzadıkça, beynine daha çok oksijen ulaşan oyuncunun zihinsel bir üstünlük kazandığını biliyordu. Böylece, akciğerlerini geliştirirken beynini de geliştirebiliyordu.

Spassky’yi yendiği zaman, eleştirmenlerin birçoğu onun şaşırtıcı zeka düzeyini ve özellikle de uzun süren oyunların sonlarına doğru satranççıların yorulup halsiz düştükleri sıralarda, dikkatini toplama konusundaki yüksek yeteneğini bu zaferin temeli saymışlardı. Oysa onun dikkatini toplamada daha başarılı olmasını sağlayan şey kafein ya da amfetamin değildi; yalnızca iyi soluk alıp vermesiydi.

Çalışmayan bir bedende çalışan bir zihin bulunamayacağı ilkesi, Bobby Fisher’ın Dünya Satranç Şampiyonluğunu kazanırken kullandığı gizli silah olmuştu. Su altında yüzmenin sizi daha iyi bir satranç oyuncusu yapacağını kim tahmin edebilirdi ki? Herhalde fazla kilolu, yıpranmış satranç dahisi Boris Spassky değil…

Bazen, kendi kendinizi motive edebilmek için gerek duyduğunuz tek şey, derin soluk almaktır. Koşu veya yürüyüş yapmak ya da sadece derin derin soluk alıp vermek, yeniden kendinizi dinç ve yaratıcı hissetmeniz için beyninize gereken yakıtı sağlayacaktır.

Kalın Sağlıcakla...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.