MANİSA’YA SÜBİYEYİ YENİDEN HATIRLATTI 

Manisa’da İsmail Vardaroğlu adlı vatandaş, eski bir fotoğraf karesiyle girişimciliğe soyundu. Vardoğrlu, birçok hastalığa iyi geldiği bilinen, Osmanlı zamanında padişahlara hazırlanan eşsiz lezzet sübiyeyi, sadece dede mesleği olmaktan çıkardı. Ana vatanı İzmir olarak bilinen Sübiye için şimdilerde oradan Manisa’ya sübiye tatmaya gelenler bile var.

MANİSA’YA SÜBİYEYİ YENİDEN HATIRLATTI 

banner46
Haber: Özlem ŞAHİN
Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki 2 çocuk sahibi İsmail Vardaoğlu isimli vatandaş dede mesleği olan sübiyeyi 3. kuşak olarak devam ettiriyor. Asıl işi mobilyacılık olan Vardoğlu anne ve babasıyla eski fotoğraflara bakarken dedesinin Manisa Havuzlu Çarşı’da seyyar arabayla sübiye sattığı fotoğrafa rastladı. O anda kendisinin de sübiye yapıp satmak istediğini ailesine söyleyen Vardaoğlu, eski bir kareye bakarken yeni işinin fikrini edinmiş oldu. Kavun çekirdeği suyu olarak nitelendirilen sübiyeyi yapmak için dedesiyle yıllarca sübiye yapıp satan annesinden bu içeceğin tarifini aldı ve harekete geçti. Dedesinin 45 yıl öncesine kadar Manisa’da sübiye sattığını ifade eden Vardaroğlu, “ Eski Manisalılar bu içeceği bilir. Bir çok faydası olan ve lezzet bakımından eşsiz olan bu içecek nostalji yarattı. Çocukluğu Manisa’da geçmiş 50’li-60’lı yaşlardaki kişiler, dedemden sübiye içtiklerini söyleyerek benim sübiye satmama çok mutlu oluyorlar. Beni bulup sübiye içmeye geliyorlar. Gençler de çok sevdi. Bir kere tadınca bağımlılık yaptığını söylüyorlar.” dedi. Vardaroğlu, saat 14:00’a kadar mobilya işinde çalıştıktan sonra bin bir zahmetle hazırladığı sübiyeyi 14:00’den sonra 15 Temmuz Meydanı'na açtığı tezgahta satıyor.

“DEDEM ÖLÜNCE MANİSA’DA SÜBİYE DE ÖLMÜŞ “
İçeceğin daha çok İzmir’de bilindiğini söyleyen Vardaroğlu, “20 sene öncesine kadar İzmir’de 20 civarında kişi bu işi yapıyormuş. Dedem sübiye işine girelim demiş. Babam bu işi İzmir'de Hüseyin ustadan öğrenmiş. Daha sonra usta buraya gelerek bizimkilere yardımcı oluyor sonra gidiyor. Babam Almanya’ya çalışmaya gidince dedem bu işi yapıyor. 45 sene öncesine kadar dedem bu işi yapardı. 1983 yılında vefat edince Manisa’da ‘sübiye’ de ölmüş gibi bir durum söz konusu olmuş. ” dedi.

“RENGİ GÖREN SÜT KARIŞTIRILIYOR ZANNEDİYOR “
Vardaroğlu, sübyenin ana malzemesinin kurutulan kavun çekirdekleri olduğunu belirterek kurutulan kavun çekirdeklerini özel bir makineyle öğüttükten sonra şekerle karıştırarak hamur haline getirdiğini kaydetti. Hamur sayesinde her gün kavun çekirdeği ezmediğini ancak yine de bu işin çok zahmetli bir iş olduğunu söyleyen Vardaroğlu, “ Bir yapışımda 15 kilo çekirdeği özel bir makineyle eziyorum, şeker katarak hamur haline getiriyorum. Gün içerisinde ne kadar tüketilecekse sulandırıp hizmete sunuyorum. Bunu hamur haline getirdiğim zaman İstanbul'a gönderebiliyorum, sulanmadığı sürece çok dayanıklı oluyor. Herkes beyaz rengi görünce süt mü karıştırıyorsunuz diye soruyor ancak süt yok. Çekirdek ve arıtma suyun karışımı bu hale geliyor.” dedi.

“SABAH GÜZEL GÜNE BAŞLAMAK, AKŞAM SAKİN UYUMAK İÇİN İÇİLİRDİ”
Eski insanların sabah güzel bir güne başlamak için, akşam sakin bir uyku uyumak için sübiye tükettiklerini ifade eden Vardaroğlu, araştırmalarına göre sübiyenin faydalarının şu şekilde olduğunu belirtti; “Etkili bir sindirim sistemi dengeleyicisidir. İshal ve kabızlık sorunlarını birkaç saat içinde çözer. Sıcak yaz günlerinde ferahlık verir. A, B, C vitamini barındırır. Cildi güzelleştirir. Karaciğer, böbrek, ,idrar yolları, anemi hastalığı ve bazı kanserlere iyi geliyor. Erkeklerde sperm sayısını arttırdığı da söyleniyor.” Vardaoğlu, sübiyenin kökeni konusunda çeşitli rivayetler olmasına karşın internetten, bu içeceğin yaklaşık 500 yıl önce İspanya'dan göç edenler tarafından Osmanlı’ya getirildiği bilgisine ulaştığını kaydetti. Vardaroğlu, “Osmanlı padişahları bunlardan içermiş. Saraylarda sübiye mevcutmuş.” dedi.

“İKİ GÜN İÇERİSİNDE TÜKETİLMESİ GEREKİYOR”
 Sübiyenin yapılışından itibaren iki gün içinde tüketilmesi gerektiğini, ikinci günün sonunda süt ve süt ürünleri gibi bozulduğunu belirten Vardaroğlu, raf ömrü uzun olmadığı için sübiyenin unutulmaya yüz tutmuş olabileceğini belirtti.

“İZMİR’DEN ALMAYA GELENLER VAR”
Vardaroğlu işini dedesi gibi sürdürmek istediğini belirterek “Ben de bir iş yeri açmaktansa nostaljik bir şekilde dedemin seyyar arabası gibi bir araba alıp bu işi böyle devam ettirmek istiyorum. Şuan çarşıda tezgah açıyorum. Taburem ve reklam panomla 8 havuzun orada bu işi yapıyorum. Manisa'da bir tek ben yapıyorum bu işi. İzmirli çok biliyor bunu. Şuan İzmir'den gelip satmak için sübiye alanlar  var. Geçen gün kavun çekirdiğinden elde ettiğim hamuru istek üzerine İstanbul’a gönderdim. ”

TARİFİ ANNE VERDİ OĞLU YAPTI
Oğluna bu konuda destek oluğunu belirten Lütfiye Vardaroğlu, “72 yaşındayım. Bulgaristan göçmenlerindeniz. Sübiyeyi kayınpederim yapıyordu. Eşim Almanya'ya gittiği için biz burada ailecek sübiye işi yapıyorduk. 45 sene kaynatamla beraber sübiye yaptık. O öldükten sonra bizler çocuk büyüttüğümüz için yapamadık bıraktık. Daha sonra oğlum, dedesinin sübiye sattığı fotoğrafı gördü , 'Anne sübiye yapıyormuşsunuz, nasıl yapıyordunuz, “ diye sordu. Ben de bunun çok zahmetli olduğunu söyledim. Daha sonra ne lazımsa alalım yapalım dedi. Ben de ne gerekiyorsa söyledim. Yapmaya başladı. Eskiden çok satılıyordu. Bizim yaşlarımız bilirdi. Bu sübiyeyi herkes içebilir, birçok şeye faydası var.” şeklinde konuştu. 

“OĞLUM, BABAMIN MESLEĞİNİ DEVAM ETTİRDİĞİ İÇİN MUTLUYUM”
Baba Refik Vardaroğlu ise “ Oğlumun babamın mesleğini devam ettirmesinden dolayı çok mutluyum. Küçükken çok içerdik. Beni eskilere götürdü” dedi.

“HERKESE TAVSİYE EDERİM”
Vardaroğlu'nun akrabası Safiye Çetin, “70 yaşındayım sübiyeyi içince eskilere gittim. Küçükken çok içerdik. Eskileri hatırlattığı için insana huzur veriyor. Herkesin içmesini tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.