banner83

ÖZGÜRLÜK SINIRSIZLIK DEMEK DEĞİL SINIRLARINI BELİRLEMEKTİR

İnsanın 'kendi' olabilmesi için "ÖZGÜR" olması gerekir.
Özgür olmayı biraz karıştırıyoruz sanki!
Özgürlük sınırsızlık demek değil, sınırlarını belirleyerek, sınırlarının içinde kaliteli yaşamak demektir.
Özgür olmak; mental, ruhsal, duygusal, fiziksel olarak insanın kendine ait olması anlamına gelmez mi?
Ya peki, kaç kişi bu saydıklarım konusunda kendine ait?
***
Öyle bir şey ki; arabesk bir toplumda mülkiyetçilik (aidiyet, sahiplik duygusu) anlayışı ile yaşayan canlılarız. İster istemez kodlarımızda bu duygular var. Ne yazık ki bireysellikten uzak, bireyselliğin ne olduğunun farkında olmayan bir toplumuz. Etik kurallar içerisinde bireysel hak ve özgürlüğünü düşünen bireyler, tabii farkında olanlar, sınırlarını ihlal etmeden, birilerini kalıpları içine sokmaya çalışmadan, birilerinin oluşturduğu kalıpları içine de girmeden uyum ve dengeyi kurabilir. Buna rağmen sorsanız herkes kendini; "Ben özgürüm" diye addediyorken, derinliklerine indiğiniz zaman, kimsenin tam anlamıyla kendine ait olmadığını da görürsünüz...
Ya duygusal bir esaret ya mental bir saplantının sunduğu esaret ya fiziksel esaret ya paraya eserat gibi gibi...hep birilerine ve bir şeylere esir olarak yaşıyoruz.
İşin ilginç tarafı ise; kimse neyin esiri olduğunun bile farkında değil.   
***
Özgürlük içsel yolculuk ile başlar. İnsan, kendini keşfettikçe; zihnini, kalbini, ruhunu, bedenini saran o, katman katman kabuklardan sıyrılarak çıkar.
Yani diyeceğim o ki; saplantılar insanı köleleştirir.
Düşünceler duyguları ve hatta her şeyi yönetir...
Düşüncelerini özgür bıraktığın zaman yaratıcılığında artar. Hatta daha verimli, daha huzurlu ve daha mutlu olur insan.
Özgür olmak; her şeyi kendine hak görmek demekte değil. Tam tersi bir başkasının haklarını da kendi haklarımız gibi önemsemektir. İşte böyle bir şeydir özgür olmak...
Haydi içsel yolculuğa...İyi yolculuklar...

YORUM EKLE

banner95

banner94