banner83

ÇIRAK OLARAK GİRDİĞİ PASTANENİN SAHİBİ OLDU

O çekirdekten yetişmiş bir usta. 11 yaşında çırak olarak girdiği Çiçek Pastanesi’nin bugün sahibi olan Cavit Usta, Ulu Çınarlar yazı dizimizin bu haftaki konuğu oluyor. 66 yaşındaki usta bugün hala Manisalının vazgeçemediği yağsız böreği kendi elleriyle açıyor.

ÇIRAK OLARAK GİRDİĞİ PASTANENİN SAHİBİ OLDU
banner87
 Aslında onu herkes tanır. Manisa’nın en eski pastanelerinden birinin sahibi. Cavit Şengül ve Çiçek Pastanesi. Pastanede çırak olarak 11 yaşında işe başladı. Önce usta, sonra ortak oldu. Ve nihayet çok sevdiği iş yerinin sahibi oldu.

İlerleyen yaşına rağmen o çok sevilen yağsız böreğini hala kendi elleriyle açıyor. Aslında onun açtığı sadece börek değil. Yılmadan, yorulmadan yıllar yılı merdanenin üzerine gidip gelen elleri aynı zamanda Şengül Ailesi’nin evini, sarayını, kısacası dünyasını açtı. Çıraklıktan patronluğa yükselen yaşam öyküsünde o halen iş yerinin hem çırağı, hem ustası.  

Börek satış noktaları kentte her ne kadar artmış olsa da Manisalı onun yağsız böreğinden vazgeçemiyor. Cavit Usta, incecik açtığı hamurla yaptığı patatesli, ıspanaklı ve peynirli böreğini her sabah müdavimlerinin beğenisine sunuyor.

Bir gün hüzün veya stres, bir gün sevinç veya mutluluk. Yaşam herkes için olduğu gibi Cavit Usta için de kendi kuralları içinde akıp gidiyor. Hiçbir şey ertesi günün aynısı değil. Ne var ki onun böreklerinin tadı hiç değişmiyor. Yağsız ve mis kokulu. Bu tadı seven müdavimler de adres değiştirmiyorlar. 

Yanında birçok usta yetiştiren Şengül şimdilerde ise oğluyla birlikte işletiyor pastaneyi. Yıllar öncesinde Manisa’nın en güzel iki pastanesinden biriydi Çiçek Pastanesi. Manisa küçüktü, büyüdü. Pastane kültürü değişti. Cavit Usta da yenilenen tüketici alışkanlığına damak tadını değiştirmeden ayak uydurmanın hesaplarını yapıyor şu günlerde. Hedefi yine bir numara olmak.

Cavit Usta’yla pastanede işinin başında enfes börek kokularının içinde güzel bir röportaj gerçekleştiriyoruz. 11 yaşında çırak olarak girdiği Çiçek Pastanesi’nin sahibi olan emektar usta yerini oğluna bırakmaya hazırlanıyor. Ulu Çınarlar yazı dizimizin bu haftaki konuğu olan Cavit Şengül’e bizi kırmadığı için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Yugoslavya’dan Manisa’ya

Şengül Ailesi Yugoslav göçmeni. Cavit Şengül ise ailenin ortanca oğlu. 1945 yılında geldikleri Manisa’da zorluklar yaşayan aile kısa zamanda alışıyor Manisa’ya. “Ben öz be öz Türk’üm. Yugoslavya’da da Türkçe konuşuyorduk. Ama ana Türkçe konuşuyorduk” diyen Cavit Usta, o günleri şu sözlerle anlatıyor, “Ben 1946 yılında Yugoslavya’da doğdum. 1956 yılında Manisa’ya geldik. Bizim zamanımız yokluk zamanıydı. 3 erkek kardeştik. Buraya geldiğimizde ilk zamanlar bize muhacir deyip dışladılar. Biz öz Türkçe konuşuyorduk. Zaman zaman lehçemizle alay ederlerdi. Ama çok şükür her şey geride kaldı. Kardeşler olarak ailemize yardım etmek için çok erken yaşta çalışmak zorunda kaldık. Okuldan sonra Çiçek Pastanesi’nde çalışırdım. Çok küçüktüm. İlkokulu bitirdikten sonra pastanede ustamın yanında çalıştım” sözleriyle anlatıyor.

Nerede eski çıraklar, ustalar

11 yaşında girdiği Çiçek Pastanesi’nde yarım asrı geride bırakan Cavit Şengül, ustalarından bahsederken gözleri parlıyor. Kendi zamanlarının zorlu zamanlar olduğuna atıfta bulunan Cavit Usta, artık eski ustaların da yetişmediğine dikkat çekiyor. Şengül o günler için, “Bizim zamanımızda ustaların karşısında oturulmazdı bile. Daha doğrusu ustalar bize şunu şunu yapacaksınız deyip giderdi. Dükkanı bize emanet ederdi. Biz de işimizi en iyi şekilde yapardık. Müşterimize bakardık. Müşteri de çoktu o zamanlar. İnsanlar sinemaya gider dönüşte bir tatlı ya da börek yiyelim diye gelir, otururlardı. Sohbet, samimiyet vardı, herkes birbirini tanırdı. Ama şimdi nerede?” diyor.

Evlilikte 38 koca yıl

Evlenme çağı gelen Cavit Usta 1974 yılında görücü usulüyle evleniyor. Bir kız bir de erkek çocuğu olan Cavit Şengül, evlilik hayatında 38. yılını geride bırakırken; eşinden sevgiyle söz ediyor. “Eşim çok kahrımı çekti” diyen Cavit Usta’nın iş torunlara gelince “onlar benim her şeyim” diyor. Cavit Usta çocuklarıyla ve torunlarıyla ilişkisini ise şöyle anlatıyor: “Biz üç erkek kardeştik. Ailede çok kız yoktu. Allah bana bir kız bir erkek evlat verdi. Ama ben sabah 06.00’da bir Trbet çıkıyordum artık gece 01.00-02.00’de yani iş ne zaman biterse eve gelebiliyordum. Bu anlamda eşimin çocuklardaki emeği benden daha büyüktür. Çocuklarla hep ilgilendi. Çocuklarımla aram iyidir. Ama ben biraz disiplinli biraz da sinirliyim. Bunu müşterilerim de olmak üzere herkes bilir. İş torunlara gelince bir başka. Onlar benim her şeyim. 3 kız torunum var. Bana da çok düşkünler. Bana ‘dede’ demeleri bile yetiyor. Onlarla zaman geçirmeyi çok seviyorum”

‘El hünerinin yerini makineler aldı’

Bugün için Çiçek Pastanesi’ni yeniden eski güzel günlerine kavuşturmaya hazırlanan Cavit Usta, yeni imalatları, simit saraylarını ise şu sözlerle değerlendiriyor: “Bizim zamanımızda her şey elle yapılırdı. İş ustanın elinin lezzetine kalırdı. Dondurmayı bile kendimiz yapardık. Ama teknoloji ilerledi. Makineler çıktı. Bütün tatlar birbirine benzemeye başladı. Şimdi görüyorum her yerde simit evleri, sarayları şunlar bunlar açılıyor. Bu işler kolay değil. Hepsi hazır parayla dönüyor. Ama o para bitince ne olacak merak ediyorum. Bin usta olarak hiç birine gidip de neyi nasıl yapıyorlar diye bakmadım. Bakmam da”

‘Hayatta hep kanaatkar oldum’

Bugün geriye baktığında bir pişmanlık yaşamadığını dile getiren Cavit Usta, hedeflediği her şeye ulaştığını anlatırken; “Her zaman kanaatkar oldum. Aman şuyum olsun buyum olsun şunu da yapayım demedim. Evlendiğimde kiradaydım. Hep bir evim olsun istedim. Onu da çalışıp didinip yaptım. Çok şükür şimdi de geçinip gidiyoruz” hayatta hep kanaatkar olmanın önemine vurgu yapıyor. 

ÖZEL HAYATI

Ben çok düzenli ve titiz bir insanım.

Her işimi kendim görmeye çalışırım.

Böyle olmakla da gurur duyarım.

İş hayatımda da hep dürüst oldum. İnsanları asla kandırmadım.

Bu sayede bu günlere geldim.

İŞ HAYATI

11 yaşında Çiçek Pastanesi’ne çırak olarak başladım

Uzun yıllar çıraklıktan sonra önce usta sonra da ortak oldum

Yanımda çok çıraklar yetişti. Bunlardan biri de oğlum

Şimdiyse burayı oğlumla birlikte çalıştırıyorum.

SPOR

Sporla aram fena değil, futbolu severim vakit buldukça da izlerim.

İyi bir Fenerbahçeliyim.

Çok spor yaptığım söylenemez ama yürüyüş yaparım

YEMEK

Yemekle aram çok iyi değil, her şeyi yemem.

Bazı insanların aksine kendi yaptığım börekleri yerim. Ama daha çok ikram etmeyi seviyorum. Bu benim daha çok hoşuma gidiyor.

SAĞLIK

Yaş ilerledikçe hastalıklar artıyor. Kolesterol ve şeker hastasıyım

Artık her şey değişti. Hastalıklar bile çoğaldı. Bizim zamanımızda insanlar ya sıtmadan ya da veremden ölürdü. Şimdi türlü hastalıklar çıktı.

İnsanların sağlıkları bozuldu. Doğal hiçbir şey kalmadı.

SİYASET VE DERNEKLERLE İLİŞKİSİ

Siyaseti hiçbir zaman sevmedim, sevemedim.

Ama zamanında çok teklif de geldi. Hiç düşünmeden reddettim.

Pastane olarak bağlı olduğum oda haricinde herhangi bir derneğe üyeliğim yok.

Ama abim Vahit Şengül Lokantacılar Odası’nda 9 yıl oda başkanlığı yaptı.

TAHAMMÜL EDEMEDİKLERİ

Ben özel hayatımda da iş hayatımda da her zaman dürüst oldum.

Yalandan her insan gibi ben de nefret ederim.

Riyakar insana tahammülüm yok.

SEVMEDİĞİ YÖNLERİ

Çok sevmediğim yönüm yok ama aşırı titizim bu zaman zaman ileri gidebiliyor.

Bir de çok çabuk sinirleniyorum.

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94