banner83

KENTİN TARİHİ DEĞERLERİNİ KİTAPLAŞTIRIYOR

ULU ÇINARLAR’da bu hafta, Manisa’nın tanıtımına emek veren eski İl Kültür ve Turizm Müdürü Hakkı Avan’ı konuk ediyoruz. Sadece mülki bir amir değil aynı zamanda iyi bir yazar olan Avan, Manisalı olmasa da 35 yılını geçirdiği kentin değerlerini kitaplaştırıyor.

KENTİN TARİHİ DEĞERLERİNİ KİTAPLAŞTIRIYOR
banner87
 Ulupark’ta bir araya geldiğimiz Hakkı Avan’ı belki herkes tanımaz ama yazın ve edebiyatla ilgilenenler yakından bilir. 1949 yılında Aksaray’da dünyaya gelen tüm memuriyet hayatını Manisa’da geçiren yazar, emekli olduktan sonra da buraya yerleşmiş. Edebiyat insanlarına özgü hümanistliği, sevecenliği ve naifliğiyle sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Hakkı Avan’a bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Aksaray’dan Manisa’ya usanan bir öykü

1949 yılında Aksaray’da dünyaya gelen Hakkı Avan, 6 kardeşin en küçüğü. Daha altı aylıkken annesini kaybetmiş. Babasının ikinci evliliğinden de bir kardeşi olan edebiyatçı, kardeşler olarak birbirlerine çok düşkün olduklarını anlatıyor. “1949 yılında Aksaray’da doğdum. İlkokul, orta okul ve liseyi Aksaray’da tamamladım. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden mezun oldum. 6 kardeştik. En küçükleri benim. Ben 6 aylıkken annem vefat etmiş. Babam daha sonra evlendi. O evliliğinden de bin çocuk sahibi oldu. Toplamda 1 kız 6 erkek 7 kardeşiz. Beni ablam büyüttü. Annem gibiydi. Ona kardeşler olarak çok şey borçluyuz. İki ağabeyimi kanser dolayısıyla kaybettik. Diğer kardeşlerimle de sürekli görüşürüm. Aile ilişkilerimiz çok iyi. bir araya geldiğimizde eski günlerimizi özlemle anıyoruz elbette. Babamı 1974 yılında kaybettim”

Manisa Tarzanı’nı ilk kitaplaştıran isim

Gazeteci kökenli bir memur olan Hakkı Avan, kendisini memurluğa iten nedenleri ve Manisa’yla ilişkisini ise şu sözlerle paylaşıyor: “Çok değer verdiğim bende özel yeri olan Ahmet Taner Kışlalı’yla Yankı Dergisi’nde birlikte çalıştım. 1977 yılında İzmir’e geldim ve Demokrat İzmir Gazetesi’nde editör olarak işe başladım. Daha sonra İçişleri Bakanlığı’nın açtığı sınava girerek Manisa’da memur oldum. Memuriyetim Manisa’da geçti. Eşim de buralı. Çeşitli müdürlükler yaptım. Memuriyetim sırasında Manisa’yla ilgili çalışmalara başladım. İlk yaptığım çalışma Manisa Tarzanı’yla ilgiliydi. Tarzan’ın dostlarıyla görüşerek bunu kitaplaştırdım. Bu kitap aynı zamanda Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi hakkında yayınlanan ilk kitap olma özelliğini de taşıyor. Birkaç kitap yazdım. Dergilerde Manisa’yla ilgili 100’ün üzerinde makalem yayınlandı. Gediz Dergisi’ni çıkarıyoruz. Orada da şiir ve makalelerim yayınlanıyor. Şiir ve kitapla orta okul yıllarımda tanıştım. Şiirin çok zor bir sanat olduğunu o yıllarda öğrendim. Edebiyatımızın saygın ismi Cevdet Kudret benim edebiyat öğretmenimdi. Şiiri yeni yeni yazmaya başlıyorum. Şu ana kadar yazdığım şiirlerimi İğde Dalında Ay Işığı isimli kitabımda topladım. Kendi el yazımla yazdığım bir çalışma oldu”

‘Kitap başka bir dünya’

Türkiye’de kitap okuma oranlarının düşüklüğüne de atıfta bulunan Avan, kitabın başka bir büyüsü olduğunu hatırlatarak, bu alışkanlığın edinilmesinde ailelere büyük görev düştüğünü dile getiriyor. Kendi çocuklarına kitabı sevdirdiğini kaydeden yazar, kitabın büyüsünü şu sözlerle anlatıyor: “Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de kişi başına 7 kitap düşüyormuş. Buna sevindim neredeyse. Ben her gün kitap okurum. Çok yayınevi var. Ancak az kitap basılıyor. Bu sayıya nasıl ulaşıldığını bilmiyorum ama çok yetersiz. Bu da eğitimle bilinçle, çocuklara kitabı sevdirmekle olacaktır. Şimdilerde bilgisayar, televizyon insanları kitap okumaktan uzaklaştırıyor. Ama kitabın yeri bir başka”

Torununu yere göğe sığdıramıyor

Hakkı Avan, Manisalı bir ilkokul öğretmeniyle evlenerek buraya yerleşmesini, kızlarıyla ve yere göğe sığdıramadığı torunuyla ilişkisini ise şu sözlerle anlatıyor: “İki kızım var. Şu anda biri istanbul’da biriyse İzmir’de yaşıyor. Onlar da okumayı çok seviyor. Bu alışkanlığı çok küçük yaşta edindiler. Bir de torunum var. 6 yaşında. Çok iyi bir hayvansever. Torunumla aram gerçekten çok iyi. Çocuklarımızla çok vakit geçiremedik memuriyetimizden dolayı. Ama torunuma zaman ayırıyorum. Birlikte oyunlar oynuyor. Gezmelere gidiyoruz. Doğa ve hayvan sevgisini çok küçük yaşta edinmiş bir torunum var. Bu da beni gururlandırıyor elbette”

YEMEK

İç Anadolu’dan gelen biri olarak hamur işlerini severim.

35 yıldır Manisa’da yaşıyorum. Tabi buranın yemeklerine de alıştım.

Sebze yemeklerini severim.

Aynı yemeği birkaç öğün yemediğim sürece sorun yok.

Şu yemeği hiç sevmem diye bir ayrım da yapmıyorum.

SPOR

Çok fazla sportmen olduğum söylenemez.

Yalnızca düzenli yürüyüşler yapıyorum.

Galatasaraylıyım. Ama fanatik değilim.

Maçları takip etmeye çalışırım.

Şampiyonlar ligini de yakından takip ediyorum.

Manisaspor’un küme düşmesi bizleri üzdü.

SAĞLIK

Sağlığıma dikkat etmeye çalışıyorum.

Bir ara rahatsızlanarak ameliyat oldum.

Ameliyattan sonra sigarayı bıraktım.

30 yılı aşkın sigara kullanmışlığım var. Bunun pişmanlığını yaşıyorum.

Düzenli yaşamaya sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum.

HOBİLERİ

Elbette en büyük zevkim kitap okumak ve yazmak.

Resim yapmayı çok seviyorum.

Kara kalem yağlı boya çalışmalarım var.

Doğayla iç içe olmak en büyük zevklerim arasında.

TAHAMMÜL EDEMEDİKLERİ

Bir çok insan gibi dürüst olmamayı sevmiyorum.

Sadece başkasına karşı değil insanın kendisine karşı da dürüst olması gerektiğine inanıyorum.

Yalanı hiç sevmem.

Bu tarz insanlara tahammül edemem ve uzak durmaya da özen gösteririm.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94