banner83

MANİSALI ONU YAKINDAN TANIYOR

Manisa siyasetinde Ümit Canuyar’ın adını duymayan yoktur. Manisa’nın bir zamanlar DP’nin kalesi olmasında etkin rol üstlenen deneyimli siyasetçi bugünlerde ise siyasetle değil işiyle ilgileniyor. Ümit Canuyar, 72 yıllık hayat deneyimini DENGE’ye anlattı.

MANİSALI ONU YAKINDAN TANIYOR
banner87
 ULU ÇINAR’larda bu hafta Manisa siyasetinin önemli isimlerinden eski milletvekili Ümit Canuyar’ı konuk ediyoruz. 1984 yılında kurduğu serada bir araya geldiğimiz Ümit Canuyar’a bizleri kırmadığı için bir kez daha teşekkür ediyoruz.

24 Aralık 1960 yılında dünyaya gelen Ümit Canuyar, Manisalılık bilinciyle yetişmiş, adeta şehrine aşık bir isim. Ailesinin her zaman birbirine bağlı olduğunu dile getiren Canuyar, babasına çok düşkün olduğunu anlatıyor. “24 Aralık 1940 yılında Manisa’da doğdum. Manisalı olmaktan da her zaman gurur ve onur duydum. Babam aslen Üsküplü, 1924 yılında Manisa’ya gelmiş. Annem de Malatyalıydı. Babamın ilk evliliğinden bir ağabeyim vardı. Onunla birlikte biz 7 kardeştik. 5 erkek iki kız. Küçük kız kardeşim ve en büyük ağabeyim rahmetli oldu. Ailemizde her zaman bağlılık vardı. Babam çok otoriter bir insandı. Aile bağlarına çok önem verirdi. İlk, orta ve lise eğitimimi Manisa’da aldım. İzmir İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi’ni kazandım. Okurken evlendim. Daha doğrusu hanımı kaçırdım. Son sınıfta Mali Cebir diye bir ders vardı. Onu bir türlü veremedim. İşlerim de çok yoğundu. Üniversiteyi son sınıfta bıraktım”

Çıraklıkla iş hayatına atıldı

İş hayatına ise çok erken yaşlarda babasının yanında çırak olarak başlayan Ümit Canuyar, erkek kardeşleriyle birlikte uzun süre babasının işini yapmış. Daha sonra ise her kardeş kendi işini kurmuş. Canuyar iş serüvenini şu sözlerle aktarıyor bizlere: “İş hayatına orta okulda atıldım diyebilirim. Saat 16.00 olup ders bittiğinde dükkana giderdim. Babam beni beklerdi dükkanda. Kapalı çarşıda kumaş ve konfeksiyonculuk yapardık. Sonrasında da bu işimiz devam etti. 1960’ta işlerimizi büyüttük. Yine uzun yıllar traktör, kamyon ve yedek parça bayiliği yaptım”

Babasının ani ölümünü hiç unutamıyor

Hayatta kendisinin en çok etkileyenin babasının ani ölümü olduğunu dile getiren Deneyimli Siyasetçi, uzun süre kendine gelemediğini belirtiyor. Canuyar, babasının ani ölümünü, “Beni hayatta en çok üzen şey ise babamın ölümüdür. Çünkü çok ani ve genç yaşta vefat etti. Ben babama çok düşkündüm. 57 yaşında kalp krizi geçirdi. Cuma günü yattı. Pazar sabahı

İzmir’den doktor getirmeye gitmiştim. Döndüğümde evin önü çok kalabalıktı. İçeri girdiğimde babamın öldüğünü söylediler. O an kendimi kaybetmişim. Bu hafızamdan çıkmayan en üzüldüğüm olaydır” sözleriyle anlatıyor.

İlginç bir evlenme öyküsü

Ümit Canuyar’ın eşiyle evlenme hikayesi ise oldukça ilginç. İki yıl önce kan kanseri dolayısıyla vefat eden eşiyle 46 yıl aynı yastığa baş koyan Ümit Canuyar, ondan sevgiyle söz ederken; evlilikleri süresince de eşinden hep destek görmüş. Canuyar eşiyle tanışma hikayesini şu sözlerle anlatıyor: “Eşimle 1964 yılında tanıştım. 2 ay sonra da kaçırdım. Babam istemedi. Bir gün annemle konuşurken; ‘Git oğlum al gel kızı’ dedi.O dönem de eşim Foça’da annesinin yanındaydı. Taksici bir ağabeyimden arabasını istedim. Arkadaşlarımla birlikte Foça’ya gittik. Eşimi annesinden istedim o da verdi. Aldım geldim. Babam sonrasında bir şey demedi. 46 yıl birlikte mutlu yaşadık. 2 oğlum 2 kızım var. Çocuklarımla iletişimim iyidir. 4 torunum var. İnsanların yaşları ilerledikçe yapısı da değişiyor. Çocuk elbette seviliyor. Ama torun bambaşka”

Hastanede geçen zor günler

Kendisinin de ağır bir beyin ameliyatı geçirdiğini dile getiren Ümit Canuyar, karı koca aynı gün hasta olduklarını ifade ederken; bir gün arayla ameliyat olduklarını aktarıyor. Canuyar, zorlu tedavi sürecini, “Eşimle aynı dönemde hasta olduk. Birlikte hastaneye gittik. Çekilen MR sonucu beynimde tümör olduğu belirlendi. Acilen ameliyat olmam gerektiği söylendi. Oğlum Cihan da annesinin muayene olmasını bekliyor dışarıda. Yanına gittiğimde ‘baba haberler kötü. Annem rahim kanseri’ dedi. Aynı anda aynı hastanede ikimize farklı teşhis kondu. Oğluma kendi durumumun da pek farklı olmadığını söyledim. Oğlum doktorumla görüştüğünde benim üç aylık bir ömrüm kaldığımı söylemiş. Sonrasında acilen ameliyat olmama karar verdik. Ege Üniversitesi’nde ameliyat oldum. Erkesi gün de eşim oldu. Beynimdeki tümör iyi huylu çıktı. Ama eşimin ki kötü huylu çıktı. Tedavisi 3.5 yıl devam etti. Sonra hastalık kan kanserine çevirdi. Kurtaramadık. Eşim öleli 2 yıl oldu. Çok zor bir dönemdi. Allah’ın takdiri yapacak bir şeyimiz yok” ifadeleriyle anlatıyor.

Siyasete gençlik kolları başkanlığıyla başladı

Siyasete de babası aracılığıyla giren Canuyar, DP’nin bir dönem Manisa’nın kalesi olmasında da etkin rol oynadı. 22 yaşında başlayan siyaset hayatını 1995’te milletvekili olarak noktalamaya karar veren ancak 2010’da DP lideri eski dostun Hüsamettin Cindoruk’un davetiyle yeniden İl Başkanı olan deneyimli siyasetçi, 1 yıl yaptığı başkanlık görevinde büyük kongrede istenen sonucun elde edilememesi sonrasında siyasetten çekilme kararı aldı. Ümit Canuyar, siyaset hayatını ise şu sözlerle aktarıyor: “Babam DP’liydi. 1960 ihtilalinde de biz çok ızdırap çektik. Baskılar gördük. Daha sonra da Adalet Partisi (AP) kuruldu. Babam da teşkilatın Manisa kurucularındandır. Ben de gençlik kollarında görev aldım. Babam 1968 yılında vefat etti. Vefat edince ben de 28 yaşında ilçe başkan adayı oldum. Çok az bir farkla kaybettim. 1973’te milletvekili adayı oldum. 100 oy farkla ön seçimi kaybettim. Bu kadar çok alınca atamayla ilçe başkanı yapıldım. 1976’da yapılan kongrede seçimi kazandım. 1978’de il başkanı oldum. Sonra ihtilal oldu. 1983’te DYP kuruldu. O dönem Süleyman Demirel Manisa’ya gelerek, teşkilatı kurma yetkisini bana verdi. Ben de eski il başkanı olduğum için ihtilal dolayısıyla başkan olamıyorum. Arkadaşımız Emin Uz’u başkan yaptık. 1985’te yasak kalkınca ben başkan oldum. 1986’da ara seçim oldu. Manisa iki bölgeydi o zaman. Demirel beni 2. bölgeye aday yaptı. Seçim çalışmaları kapsamında Kırkağaç Gelembe’ye gittim. Orada, konuşmam sırasında, ‘Sapına kadar Manisalıyım’ dedim. Bu söz çok tuttu. 10 bin farkla seçimi kazandık. O dönem ilk kez DYP’nin 4 milletvekili oldu. 3 dönem milletvekilliği yaptım. 1995’te siyaseti bıraktım. 15 yıl aradan sonra Hüsamettin Cindoruk DP il başkanı olmamı istedi. Kendisini kıramadım. Yoksa bırakmıştım siyaseti. 1 yıl il başkanı olarak görev yaptım. Kalabilirdim ama büyük kongrede arzu ettiğimiz olmadı”

SPOR

1973-1975 yılları arasında Manisaspor başkanlığı yaptım. O dönemde futbola bu kadar ilgi yoktu.

Futbol seyretmeyi seviyorum.

Yürüyüş yapmayı seviyorum. Düzenli yürüyüşler yapıyorum onun dışında ilgilendiğim herhangi bir spor dalı yok.

YEMEK

Yemekle aram bugünlerde hiç iyi değil. Çok yemek yediğimi de söyleyemem.

Yediklerime de dikkat etmeye çalışırım.

En sevdiğim yemek etli yaprak sarmasıdır. Rahmetli annem ve eşim de çok güzel yapardı.

Eti çok sevdiğim söylenemez.

SAĞLIK

Sağlığıma dikkat etmeye çalışırım. Ama ne yazık ki sigara kullanıyorum.

Yaklaşık 50 yıldır sigara içiyorum.

Şu an için herhangi bir sağlık problemim yok.

TAHAMMÜL EDEMEDİKLERİ

Her insan gibi benim de hayatta en nefret ettiğim şey yalancı insanlar.

Şu anda siyasette de bu tür insanlar artmış. Daha doğrusu insanlar değişmiş.

Artık ortak duygular değil; kişisel menfaatler ortaya çıktı.

HOBİLERİ

Toprakla uğraşmayı, çiçek ve fidelerle ilgilenmeyi seviyorum.

Kitap okumak ve film izlemek de hobilerim arasındadır.

Bir de ben Türk Sanat Musiki’sini çok severim. Hemen hemen bilmediğim parça yoktur diyebilirim.

Yine yürüyüş yapmak ve araba kullanmak da hobilerim arasındadır.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94