banner83

BEL AĞRISI CİDDİYE ALINMALI

Dünya nüfusunun yüzde 80’inde görülen bel ağrılarının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini anlatan Özel Sekiz Eylül Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Mustafa Murat Efe ile Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Emre Yağlı, bel ağrılarının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

BEL AĞRISI CİDDİYE ALINMALI
banner87
 Özel Sekiz Eylül Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Mustafa Murat Efe ile Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Emre Yağlı, bel ağrılarının nedenlerini ve tedavi yöntemlerini anlatarak, hastalarının sorularını yanıtladı. Bel ağrısının, iş gücü ve maddi kayba yol açan önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirten Efe, dünya nüfusunun % 80´inin yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı geçirdiğini kaydetti. Dr. Efe, “Bel bölgesi omurganın alt bölümünü kapsar ve 5 adet omur, omurlar arasında disk adı verilen yapılar, kaslar ve yumuşak dokulardan oluşmaktadır. Bel ağrısı için tanımlanan bir çok risk faktörü mesleksel ve psikolojik özellikleri içerir. Çalışanın fiziksel gücü üstünde veya uygunsuz bir pozisyonda çaba gerektiren fiziksel aktiviteler, örneğin ağırlık kaldırma gibi, bel ağrısının önemli bir nedenidir. Bir çok psişik rahatsızlıklar da bel ağrısı nedeni olabilir.  Kronik bel ağrısı olan bir olguda depresyon çok sık gözlenen bir neden olarak akılda tutulmalıdır. Bel ağrılı olguların %90´ının nedeni mekaniktir. Bel ağrısında tanının yeri çok önemlidir. Anamnez, fizik muayene ve gerekirse labaratuar ve radyolojik tetkikler yapılmalıdır. Klasik röntgen, tomografi, MR, EMG en sık kullanılan yöntemlerdir. Bel ağrılı olguların %50´den fazlası 1 haftada, %90´dan çoğu 8 haftada iyileşmektedir.  %7-10 kadarında yakınmalar 6 aydan daha uzun sürmektedir” dedi.

Ne zaman doktora gitmek gerekir?

Bel ağrılarında ortaya çıkan belirtilerin şiddetlenmesi durumunda, bir hekime başvurmak gerektiğini belirten Dr. Efe, “Her türlü bel ağrısında eğer ağrı 2–3 günden fazla devam ederse hafif olan ağrı şiddetlenirse, ayakta ve veya bacakta güç kaybı, his azalması, yürüyememe, dengesizlik, idrar büyük abdest kaçırma gibi durumlar ortaya çıkarsa mutlaka doktora gitmek gerekir. Ayrıca ateş yükselmesi, kanser, kemik ermesi gibi başka hastalıkları olanların da vakit kaybetmeden tıbbi tedavi görmeleri gerekir. Bel ağrısı ile hasta bize başvurduğunda ağrısının hangi hastalıktan kaynaklandığının belirlenmesi tedaviye ve tedavinin şekline karar vermemizde temel etkendir” diye konuştu.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Toplumun büyük bir kesiminin bel ağrısı çektiğini ancak tedavi olmak yerine farklı yöntemler tercih ettiğini belirten Dr. Yağlı ise şöyle konuştu; “Bel ağrılarının tevdisinde kısa süreli istirahat, ilaç tedavisi, lokal injeksiyonlar, fizik tedavi ve rehabilitasyon, operasyon olarak değişmektedir. Tedavi yöntemleri içinde rehabilitasyonun önemi büyüktür. Ağrı kesici etkisi nedeniyle fiziksel tıp ajanlarıyla beraber bel ağrılarının tedavisinde ve tekrarın önlenmesinde egzersizin rolü büyüktür. Ama her ağrı kesici bel ağrısına iyi gelecek diye bir durum söz konusu değildir. Kasları güçlendirmek, denge ve koordinasyonu artırmak gibi yararlara sahiptir. Bel ağrılarının tekrarlamaması için koruyucu tedbirler de çok önemlidir.  İş yaşamı veya günlük yaşam sırasında dik ve düzgün oturmak, fazla kilo almaktan kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak, bir şey kaldırırken dizler üzerinde eğilerek kaldırmak, belden güç almamak, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak dikkat edilmesi gereken noktalardır.”

Bel ağrısı tedavi edilmediğinde nelere yol açabilir?

Dr. Yağlı, “Bu altta yatan hastalık ile ilişkilidir. Örneğin prostat kanserine bağlı kemik tutulumu olduğunda ve hasta bu belirtiyi dikkate almadığında hastalığın ileri bir aşamada fark edilmesi söz konusu olabilir. Kemik erimesine (osteoporoza) bağlı kırıkları olan hastada kırıkların tedavisiz kalması yeni kırıklara zemin hazırlayarak bel ağrısının ve deformitelerin kalıcı olmasına neden olabilir. Aynı şekilde yukarıda da saydığımız gibi ayakta veya bacakta güç kaybı ve felç, his azalması, yürüyememe, dengesizlik, idrar büyük abdest kaçırma, cinsel fonksiyon kaybı gibi durumlar oluşabilir” dedi. Efe ve Yağlı seminer sonunda hastaların sorunlarını yanıtladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94