banner83

SALGIN KOŞULLARINDA NORMAL EĞİTİM

Bildiğimiz gibi uzunca zamandan sonra okullar açılıyor. Çocuklarımız neredeyse iki sene salgın şartlarında okuldan uzak bir eğitim sürecinden geçti. Bu zaman zarfında bizlere öğretilen yeni normal şartlarına uyum sağlamaya çalıştık. Sosyal mesafe, uzaktan eğitim, maske gibi birçok alışkın olmadığımız kavram hayatımıza hızlıca giriş yaptı. Bu dönemden hepimiz etkilendik bu su götürmez bir gerçek ancak çocuklarımız açısından baktığımızda gün sonunda onlar bizden çok daha iyi şekilde adapte olarak var olan düzene uyum sağladılar.

**

Önceden okul hayatı olan yaşça daha büyük çocuklar başta arkadaşlarından, öğretmenlerinden ve okullarından uzak kaldıkları için uyum sürecinde bazı sorunlar yaşadılar. Bunlardan en önemlisi sosyal yaşama dahil olamadılar. Önceden zamanlarının çoğunu diğer insanlarla birlikte geçiren çocuklar salgın sürecinde ev ortamında bulunmak zorunda kaldılar. Bu anne babalar için de büyük zorlukları elbette beraberinde getirdi. Biz psikologlara gelen ebeveynler salgın dönemi için çocuklarıyla birlikte geçirdikleri zamanın artmasından dolayı kural koyamadıklarını ve çocuklarının farklı alışkanlıklar geliştirdiğini dile getirdiler. Bu durum yani çocukların ev içerisinde kurallara uymamaları çok normal bir sonuç olarak karşımıza çıktı çünkü bu çocuklar ev ortamında okul sorumluluklarını ve serbest zamanda oyun aktivitelerini gerçekleştirmek zorunda kaldılar. Ev sınırları içerisinde ebeveyn dışında kural koyucu, otoriteyi temsil eden öğretmenleri yalnızca ekrandan onlarla iletişime geçebildi ve büyük sorumluluk aslında otoriteyi temsil etmeyen (çoğunlukla) anneye kaldı. Sıklıkla annelerin çocuğuma ödev yaptıramıyorum dediğini duyarız bu annenin başarısızlığından değil öğretmen ile aynı konumda olmamasından kaynaklanıyor. Bu sebeple çocuğumuzun sınırları ve toplumsal kuralları öğrenmesi için okul ve öğretmenin hayatımızda çok önemli bir yeri bulunuyor ancak salgın şartlarında bu pek mümkün olamadı. Bunun dışında çocukların ekran başında geçirdikleri süre büyük oranda artmış durumda. Önceden ekran süresine sınır getiren ebeveynlerin koyduğu kurallar bu dönemde eğitimin de online olmasıyla geçerliğini tamamen yitirdi ve çocuklar kendilerini online dünyada daha iyi ifade eder konuma geldiler. Hem evde koyulan sınırların silikleşmesi hem de çocukların bu yeni normalde sanal dünyada daha fazla vakit geçirmesi birçok değişikliğe neden oldu.

**

Kliniğe gelen çocuk-ergen danışanların azımsanamayacak kısmı okullarının eski haline döndüğünde nasıl arkadaşlarıyla iletişim kuracakları konusunda kaygı yaşıyorlar. Kendilerini sözel değil emoji ve sanal dünyanın imkanları ile ifade eden çocuklar yüz yüze eğitim ve iletişim becerilerini sorgular konuma geldiler. Ek olarak salgın döneminde tekrardan okulları online eğitime geçer mi sorusu şu anki duruma uyum sağlamalarına büyük ölçüde engel olduğunu söylüyorlar.

**

Her dönem beraberinde bazı kolaylıklar ve zorluklar getiriyor ama bizim için ayırt edici olan bunlara nasıl uyum sağladığımız oluyor. Yaşı daha küçük ve sadece online eğitim ile iki yılını tamamlayan öğrenciler bu durumdan daha çok etkilendiler ve anlamlandırmaları zor oldu. Özellikle bu çocuklarımız için okul dışında katılabilecekleri sanat, spor veya psikoloji/gelişim alanında faaliyetlere devamlılık göstermeleri süreklilik ve güven duygularını olumlu etkileyecek ve gerçek yaşamdan kopmalarını engelleyecektir. Sağlıcakla kalın…

YORUM EKLE

banner95

banner94