SCHUMPETER'İ ANLAMAK....


Mehmet ÇELİKEL

Mehmet ÇELİKEL

06 Ocak 2019, 11:34

Joseph Schumpeter Avusturya'da 1883 yılında doğmuş bir iktisatçıdır. Nazi Almanyası'n dan kaçıp Amerika'ya gitmiştir. 1950 yılında ise ölmüştür. Ekonomide tarih ekolünün öne sürmüş bir iktisatçı olup kapitalizmin bir gün çökeceğini ve sosyalizmin hakim olacağını ileri sürmüştür. Kapitalizm, faşizm ve demokrasi kitabını 1942 yılında yazmıştır ve bu kitapta tezlerini ortaya atmış bir iktisatçıdır. Sosyalizmi de bizim anladığımız mananın dışında düşünmüştür. Marxist sosyalizm modelini kabul etmez. Ona göre devlet destekli bir girişimcilik olmalı işçilerde firmalarda söz sahibi olmalıdır. Ona göre son nokta budur. Kısacası bugün Çin deki sistem onun dediği gibi çalışmaktadır.
 
Cumhuriyet kurulduktan sonra İzmir İktisat Kongresi düzenlendi. Burada daha yeni doğmuş fakir bir ülkeyi nasıl ayağa kaldırırız tartışmaları vardı. Gerçekten de çok önemli bir kongre olup daha Cumhuriyet kurulmadan ekonomi ele alınıyordu. Çünkü inanılıyordu ki ekonomi her işin başıdır ve savaşlar bile ekonomik sebeplere dayanır. Toplumun gelir düzeyinin artması ve toplumsal refahın sağlanması ana koşul olmalıdır. Bu gereklidir. Sanki Schumpeter'in düşündüğü şeyler yapıldı ve ülke içinde 49 adet fabrika kuruldu ve kurulan bu fabrikaların hepsine çalışanlar hissedar yapıldı. Yani ortak edildi. Manisa Pamuklu Mensucatın bile hala dededen kalma birçok hissedarı var. Üstüne türlü oyun oynansa bile bu ortaklar duruyor. Kısacası kurulan sistem devlet destekli girişim olmakta değil mi? Herkes çalışacak, üretecek ve herkes devlet ile birlikte pay alacak. Kısacası 3-5 kişi geliri cebe indirmeyecek, çalışanlarda pay sahibi olacak. Kısacası bizde buna karma ekonomik sistem deniyor.
 
Bugün dünyanın içindeki durum vahim bir durumda. Yıllarca sürdürülen neoliberal politikalar dünya ekonomisini batma noktasına getirmiş durumda. Özellikle Birleşik Amerika'da bu durum daha vahim çünkü yaklaşık 55 milyon aç var ve gittikçe de sayıları artıyor. Bugün dünyada gelir dağılımı bozuk ve genelde bencillik toplumlarda hakim vaziyette. Kısacası ıraksak gerçekler var. yakınsaklık yok. Yani parası olan konuşuyor, kafası olan değil. Schumpeter bu konuda şöyle diyor: Bir kurumu yönetmedeki başarı gerçek anlamda işletme yeteneğinden çok işçi liderleri, politikacılar ve remi yetkililerle uğraşma yeteneğine bağlıdır. Resmi kurumlarla sürekli uğraşmak zorunda kalan işadamlarının artık teknolojik veya ticari problemlerle uğraşacak halleri kalmamıştır. İşçi kalkışmaları, fiyat düzenlemeleri, zalim yönetimler ve mantıksız vergilendirme durağansalizm teorisini doğrulayacak şekilde gelir düzeylerini ve işsizlik oranlarını ortaya çıkaracaktır. Bu halde kamu harcamaları zorunlu hale gelecektir. İşte böyle demiş Schumpeter. Kısacası girişimciler yel değirmenleri ile uğraşmak zorunda kalmışlar.
 
Sosyalizm onun gözünde farklı bir tecelli. Yani devlet destekli girişimcilik ve gelir dağılım düzenliliği. Kısacası bu gün Kuzey Avrupa ülkeleri bu statüde gibi. Çin ve Rusya da öyle. Ülkemiz açısından bakıldığında durum daha farklı gibi ama bu gün devlette bile böyle bir ekonomik sistem eğilimi mevcut. Çünkü batı kapitalizmi kötü durumda ve daha da kötüye gidiyor. Amerika'da Franklin Roosvelt tarafından 1933-1945 yıllarında başaralı olarak uygulanan ve adını bir eyaletten alan Tenesse Vadi Organizasyonu tam bir başarı idi ve hala devam ediyor. O yıllarda uygulanan sosyalist politikaların yerini farklı görüşler almış ama elitlerin hata üzerine hata yapmaları sonucu dünya bir çıkmaza girmiştir. Daha da kötüye gitmektedir. Ülkemizde de etkileri gelecekte görülebilir ve şu anda da görülmektedir. Bugünkü durum Schumpeter'i haklı çıkarıyor gibi. Ekonomik sistemde bir değişim şart ve devlet destekli olmalı. Çünkü bence içinden çıkılamaz bir hale doğru gidebiliriz. Gerekli önlemlerin alınacağına inanıyorum. Herkes tarafından.
Saygılarımla...
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.