ŞEHZADE BALINI BİZ ÜRETMELİYİZ!


Muzaffer YURTTAŞ

Muzaffer YURTTAŞ

09 Ocak 2018, 16:08

Ülkemizde 12 bin çeşit şifalı bitki var. Bunlardan 4 bini sadece ülkemizde yetişmektedir. Bu büyük potansiyeli değerlendirmeliyiz. Bu kadar çeşitli bitkilerden elde edilen ballar dünyanın en kaliteli ve en şifalı ballarıdır.
Avrupa kıtasında 2 bin 500 çeşit endemik şifalı bitki bulunmaktadır. Apiterapi ( Arı tedavisi) dünyada hızla yayılan bir tedavi türü. Kas hastalıklarında ve MS tedavisinde arı zehiri kullanılmaktadır. Bal, arı sütü, polen, propolis her biri ayrı bir şifadır.
Arı ve bal üretimini artırmak maksadıyla Orman Bakanlığı tarafından bugüne kadar 227 adet bal ormanı tesis edilmiş, bu projeler sayesinde ülkemiz bal üretiminde dünyada 6.sıradan 2.sıraya yükselmiştir. Türkiye’de 82.000 ton bal üretimi yapılmaktadır. Çin’in ardından ikinci sırayı almaktadır. Arjantin ile yarış halindeyiz.
İlimizin %34’ü ormanlarla kaplıdır ve sadece Spil Dağı’nde 78 çeşit endemik bitki bulunmaktadır. Şifa kaynağı olan mesirin içerisindeki pek çok bitki ve çiçek bizim dağlarımızda bulunmaktadır. Buralardan üretilen bal da şifalıdır. Bu bala “Mesir Balı” ya da “Şehzade Balı” diye bir marka verebiliriz.
Bakanlık tarafında arıcılığa destek verilmektedir. Bu konuda Manisa önemli bir coğrafi konumdadır. "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan yer" dir Manisa!
Yapılması gereken bazı çalışmalar var:
1-Öncelikle arıcılarımız kooperatifleşme konusunda desteklenmeli ve bir araya getirilmelidir. Pazarlama ve tanıtım için gereklidir.
2-Üniversitemizde Ziraat Fakültesi bir an önce kurulmalı ve buna bağlı bir arıcılık enstitüsü bu konuda çalışma yapmalıdır.
3- Orman ve Su İşleri Bakanlığımız ve bölge müdürlüğümüz Manisa'da dağlarımızda Bal Ormanı Projelerini gerçekleştirmeli. Arıcıların arılarını barındırabileceği mekanlar, su alanları, arazi yolları yapılmalıdır.
4-Tüketici gerçek bal konusunda bilinçlendirilmeli, hileli ballara izin verilmemeli, tüketicinin kafasında oluşan şüpheler giderilmelidir.
5-Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından köylerimizde kurs ve eğitimler yapılarak destek olunmalıdır. Organik bal üretimi konusunda çalışmalar yapılmalıdır.
Bal, insanlık tarihi boyunca tatlandırıcı ve koruyucu olarak kullanılmış bir maddedir. Tatlının ruh haline iyi geldiği bilinir ama balın bundan çok daha fazla faydası var.
Bağışıklık sistemini güçlendiren en doğal besinlerin başında bal geliyor. Aslında balı, sağlığa olan yararlarını saymakla bitiremeyeceğimiz, doğanın değerli bir armağanı olarak da niteleyebiliriz. Birçok ülkede yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlar, balın sağlık üzerindeki olumlu etkileri olduğunu kanıtlıyor. Dahası arı ürünlerinin birçok hastalığı önlediği de çarpıcı bir gerçek olarak önem kazanıyor.
Bal yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahip. Uzmanlar balın mideyi kaplayarak spazmları rahatlattığı ve gastrointestinal sistem üzerinde düzenleyici etki gösterdiğini saptadılar. Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğinde de kullanılan bal, yara izlerinin iyileşmesinde olumlu bir etki gösteriyor. Balın sağlık üzerine etkilerinden bahsedebilmek için yetişkinlerin günde üç, beş yemek kaşığı tüketmeleri gerekiyor. Olumlu etkileri ise yaklaşık bir buçuk, iki ay sonra görülüyor.
Sağlıklı günler dileği ile!
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.