ŞEHZADELER ŞEHRİ MANİSA


Yüksel İTAK

Yüksel İTAK

16 Şubat 2020, 14:01

Aslında günümüzde özellikle Türkiyeli insanlar için Manisa'nın tarihinin doğal olarak bu kadar eskiye dayandığı bilinmeyebilir. Fakat, hemen hemen her Türkiyeli için Manisa bir "Şehzadeler Kenti" olarak bilinir. 1412 yılında, kesin olarak Çelebi Mehmet'in idaresindeki Osmanlı Devleti'ne katılan bu topraklar, Saruhan Sancağı adı altında idari bir birim haline getirilmiştir.

  Kent Osmanlı idaresine girdikten sonra 1437 yılından, şehzadelerin sancağa çıkması usulünün terk edildiği 16. yüzyıl sonlarına kadar şehzadeler tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde II. Murad, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmet ve I. Mustafa gibi daha sonra Osmanlı tahtına da oturmuş padişahların da içerisinde olduğu 16 şehzade Manisa'da sancakbeyliği yapar.   

  Halk arasında yaygın olarak bilinen "Şehzadeler Şehri" isimlendirmesinin nedeni budur. Fakat, bu dönem aslında günümüze oldukça yakın bir zaman aralığı ve Manisa'nın tarihi macerası bakımından ufak bir kesit olarak görülebilir. Çünkü antik çağlarda Magnet'ler tarafından kurulan Magnesia, Hititler, Frigler, Lidyalılar gibi pek çok antik uygarlığın egemenliğini sürdüğü günlere tanıklık ettiği gibi yine etkileri günümüze kadar ulaşan Saruhan Beyliği'nin izlerini de büyük oranda taşır.

Manisa'yı daha önce andığımız Şehzadeler Şehri haline getirecek gelişmelerin ilk adımlarının 14. yüzyıl başlarında atıldığı söylenebilir. Osmanlı İmparatorluğu'nun egemenliği altında kaldığı süre boyunca da bölgenin Saruhan Sancağı olarak anılmasını sağlayacak bu gelişme Manisa'nın  1313 yılının 25-26 Ekim'ine tekabül eden Regaip Kandili gecesi Saruhan Bey komutasındaki askerler tarafından fethedilmesidir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağıldığı beylikler dönemine denk gelen bu gelişme bölgenin Manisa merkezli olarak Saruhanoğulları Beyliği'nin egemenliği altına geçmesiyle sonuçlanır.

    Saruhanoğulları beyliği, Saruhan Bey'in ölümünden sonra tahta geçen oğlu İlyas Bey ve özellikle ardından gelen İshak Bey döneminde en görkemli zamanlarını yaşamıştır. Ulu Camii ve Medresesi, Mevlevihane ve Çukur Hamam gibi eserler İshak beyin hükümdarlığı döneminden kalmadır.  İshak Bey'in 1388 yılında ölümünden sonra, bölgede dönemin oldukça çalkantılı siyasi atmosferi içinde bölge Osmanlılar, Anadolu Beylikleri ve Timur hükümdarlığındaki Babür Devleti arasındaki çatışmalara sahne olmuştur. Önce I. Beyazıd tarafından Osmanlı'ya bağlanan Saruhanoğulları Beyliği, Ankara Savaşı'nda Timur'a karşı yaşanan yenilginin ardından yeniden Beylik statüsü kazanmış fakat 1410 yılında I. Mehmet tarafından kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.

   İşte bu dönemden sonra Saruhanoğulları Sancağı olarak Osmanlı Devleti'nin idari bir merkezi haline gelecek olan bölge, yıllar boyunca şehzadelerin sancağa çıkarak yönetim deneyimi kazandıkları kent olarak Manisa'ya "Şehzadeler Kenti" ünvanını kazandırır. Bu dönem boyunca Manisa'da şehzadeler, onların çevresindeki diğer yöneticiler ve asiller; cami, medrese, han, hamam, imaret, çeşme, hastane, köprü ve kütüphane gibi birçok vakıf eserleri yaptırmışlardır. Bunların bir kısmı günümüze kadar da ulaşabilmiştir.

      Şehzadelerin sancağa çıkması usulünün kaldırılmasının ardından, İmparatorluğun kaderini paylaşarak eski görkemli günlerini yitirmeye başlayan Manisa ve çevresi, 18. yüzyılda güç toplayan ayan ya da yerel egemen ailelerden birinin daha önemli izlerini taşır. Karamanoğulları olarak adlandırılan bu aile Osmanlı Devleti'yle dönemin koşulları gereği gel-gitli bir ilişki sürdürse de bölgeye ve Manisa kentindeki tarihsel etkileri azımsanamayacak niteliktedir. Çeşitli dönemlerde Karaosmanoğulları tarafından yaptırılmış pek çok tarihi binaya Manisa'da hala rastlamak mümkündür. Hacı Mustafa Ağa Sübyan Mektebi,  Yeni Han ve Kırkağaç'taki Karaosmanoğlu Camii bu binalara birer örnek olabilir.
      Mondros Mütarekesi'yle fiili olarak yıkılmış olan Osmanlı Devleti topraklarının işgali Manisa'yı da Yunan işgaliyle karşı karşıya bırakmıştır. Üç yıl süren işgal boyunca bölgede kurulan pek çok cemiyet işgale karşı mücadele eder. Kurtuluş Savaşı'nda Dumlupınar Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ve Yunan direnişinin kırılmasının ardından İzmir'e doğru kaçan işgal güçleri tarafından kent ateşe verilmiş, günlerce süren yangın kentin pek çok kültürel zenginliğinin kaybına sebep olmuştur. 8 Eylül 1922 tarihinde, üç yıl süren işgal günleri bitmiş ve Manisa düşman işgalinden kurtarılmıştır. Saruhan ismi 1927 yılında değiştirilmiş ve Manisa genç Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olarak idari yapılanmaya katılmıştır... kalın sağlıcakla...

Kaynakça: http://www.manisatarihi.com/tarihce-20.html

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.