Siyasi Sorumluluk ve Devlet Bahçeli!


Muzaffer YURTTAŞ

Muzaffer YURTTAŞ

28 Ağustos 2019, 16:13

Yaz dönemi, Kurban Bayramı, yerel seçimler bitti. Şimdi var gücümüzle birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye, ekonomide yaşanan sıkıntıları düzeltmeye, eksiklerimizi tamamlamaya, işsizliği azaltmaya, yapılan yatırımları bitirmeye çalışma vaktidir. Yapacak çok şey var. Laf değil icraat vakti. Seçim değil geçim zamanı.

Siyasi partilerin değişik konularda eleştirileri tabii ki olacak. Ama bunları yaparken dikkatle yapmalı, kardeşliğimize, birliğimize zarar verecek davranışlardan uzak durmalıyız. Ülkemiz ve devletimiz yedi düvele karşı mücadele ederken eylemlerimiz, söylemlerimiz ve eleştirilerimiz dikkatle ve irdelenerek yapılmalıdır. Suriye’nin kuzeyinde uluslararası güç şebekeleri bir terör hattı oluşturmak isterken buna karşı devletimiz bir güvenlik koridoru için çabalarken, Akdeniz’de petrol arama çalışmaları sırasında dünyanın gözü üzerimize çevrilmişken siyasette ve idarede daha dikkatli davranmamız gerektiğine inanıyorum.

Tabii ki muhalefet olacak, tabii ki eleştiriler olacak, pek tabii her şey sorgulanacak. Ama dünyanın jandarmalığına soyunan güç odaklarının oyunlarına asla fırsat verilmemelidir. Siyasi partiler ülke yönetimine dair konularda açıklamalar yapabilirler, yapılan icraatları eleştirebilirler ancak bunu yaparken milli birlik ve beraberliğimize zarar verecek davranışlardan uzak durmalıdırlar.

Yerel seçimler sonrası AK Parti kendi içinde seçimlerin değerlendirmesini yapacak, gerekli gördüğü değişiklikleri yapacaktır. Yerelde yapılan aday hataları, seçim stratejilerindeki eksik kalınan hususlar masaya yatırılacaktır. Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Yanlış yapan yaptığı hatanın bedelini ödeyecektir. Tüm bu değerlendirmeler ve eleştiriler yapılırken daha dikkatli bir dil kullanılmalı, söz, eylem ve yazılarımızda kılı kırk yararak kardeşliğimize zarar verecek şeylerden uzak durmalıyız.

Ülkemizde zorlu bir dönemeçten geçtiğimiz muhakkaktır. Sabrımız denenmeye, gücümüz sınanmaya çalışılıyor. Partizanlık günlerinde değiliz. Hatalar muhakkak eleştirilmeli, kusurlar söylenmeli, ihmaller gündeme getirilmelidir. Bütün bunlar Türkiye’nin aleyhine olmayacak ve millî birliğimizi zedelemeyecek şekilde yapılmalıdır.

Siyaset yapanların omuzlarında büyük bir sorumluluk olması ve davranışlarının, söylemlerinin buna uygun olması gerektiğine inanıyorum. 15 Temmuz sonrası devleti ve milleti kuşatmış olan unsurların ortaya çıktığı bir dönemde Yenikapı Ruhu’na uygun olarak AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin el ele vererek ortaya koyduğu birlik ve çalışmalar ve sonrasında kurulan Cumhur İttifakı ülkenin geleceği için partilerin ve liderlerin elini taşın altına koymasıdır.  Devletin büyük bir risk ile karşı karşıya olduğu bu dönemde milletin ve devletin bekası için siyasi menfaatleri ve çatışmaları bir kenara bırakarak ortaya konulan birliktelik pek çok olumlu sonuçlara vesile olmuştur.

Devlet Bahçeli bir beyanında “Türkiye'nin hak ve hukukundan taviz vermek asla onaylayamayacağımız bir çürümedir, böylesi bir şuursuzluk cehennemin diğer ismidir. Hiçbir bedbahtın bize parmak sallamasına tahammül edemeyiz. Milletimiz her türlü kumpasa, her kirli oyuna rağmen diridir, dimdik ayaktadır” diyerek iradesini ifade etmiştir.

Sayın Bahçeli “Direncimizi kırmak isteyenler çok bekleyecektir. Kervan yağmacıları bir kez daha arkalarına bakmadan kaçacaktır. Hain ve işbirlikçiler bu davayı aşamayacak, Türk-İslam ülküsünü alt edemeyeceklerdir. Önümüze engel çıkarıyorlarmış yıkar geçeriz, ayağımıza çelme takıyorlarmış üzerinden atlarız, karşımıza saf saf dizilip hareketimizi durduracaklarmış alayını yıkarız.  Ahlakını tüketmiş, fikren tükenmiş kim ya da kimler varsa bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz” diyerek tüm ayak oyunlarına meydan okumuştur.

MHP Lideri Bahçeli “Nesilden nesile omuzlarda taşınan milli ve manevi emanetlerin bilincindeyiz. Hiçbir densiz ve şahsiyetsizden alacak ve öğrenecek bir şeyimiz yoktur. Milletimiz her türlü kumpasa ve kirli oyuna rağmen ayaktadır. Hain ve iş birlikçiler bu davayı aşamayacaklardır. Şahlanış destanına tilki masalıyla cevap yetiştirmeye çalışanların hepsini birden kovar, kovalar ve işimize bakarız. Ahlakını tüketmişler bizimle boy ölçüşemez” diyerek bu siyasi sorumluluğun gerektireceği şekilde davranacağını beyan etmiştir.

Türkiye'nin tarihi temellerinden kopmadan, milli yeminlerden ayrılmadan yenilenmiş bir sistem yapısıyla devamı artık şarttır ve bu demokrasinin rehberliğiyle sağlanmalıdır. Mazisi asırlara dayanan ve şimdilerde muhtaç olunan yenilenmiş bir uzlaşma ve kucaklaşma ve dayanışma ruhuna acilen ihtiyaç hasıl olmuştur.

Türkiye'yi ateşe vermek isteyenler hala pusudadır. Türk vatanında gözü olanlar kalabalıklaşmışlardır. Önümüzdeki yoğun tehlike karşısında Türkiye'ye sahip çıkmak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ülkeyi yönetenlerle omuz omuza müdafaa etmek önemli hal almıştır.

Sayın Devlet Bahçeli’nin ve arkadaşlarının bu süreçte ortaya koyduğu iradenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Yıllar sonra tarih yazıldıkça bu birlikteliğin ülke için ne kadar faydalı olduğu anlaşılacaktır. Tüm siyasi partilerin ülke menfaatlerini düşünerek hareket etmesi, hiçbir liderin diğer parti liderini dışlamadan birlik ve beraberliğe katkı vermesi gerektiği yönünde toplumda büyük bir talep olduğu aşikardır. Liderler beyan ve açıklamalarında ve hitaplarında kendilerine yakışır şekilde davranmalıdır. Millet siyasetçiden çözüm bekliyor, sorun değil.
Ülke bizim, seçilen siyasetçiler bizim aramızdan çıkmış temsilciler. Her teşkilat mensubuna buradan çağrıda bulunuyorum. Seçtiğiniz vekillere, başkanlara ve siyasi temsilcileriniz “Biz siyasette temiz bir dil istiyoruz. Biz ülkenin sorunlarının çözümü için sizlerden çözüm önerileri bekliyoruz. Sizlerin mecliste ya da meydanlarda kavga etmenizi, ağza alınmayacak sözler sarf etmenizi asla tasvip etmiyoruz” deyin.
Siyasette temiz bir dil kullanan tüm temsilcilere selamlar.
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.