Bana baştan çok enteresan gelmeyen sosyal paylaşım sitelerinin ,çok etkili bir iletişim kanlalı olduğunu anlamam için çok zaman geçmedi. Bu alanı şöyle de tarif edebiliriz..Genel de gönül telleri ortak titreyenler ya da askari müşterekleri uyuşanların evlerinin bahçe kıyısından geçen bir nehrin tortularını ya da serinliğini paylaşır nitelikte hayatı benzer pencelerden seyretme güzelliği de diyebiliriz..Bu siteler çağın gelişmelere uygun olarak da siyasaL,sosyall gurupların örgütlendiği iletişim kanalları vazifesi de görmektedirler.Yani her halukarda insani ve pozitif sıkıntıları paylaşma da işlediği fonksiyonu,emperyal planların mazlum kitlelere enjekte edilmesinide de icra etmektedir.Yani kötü ya da iyi niyetlerin çok çabuk şekil ve vücut bulduğu,iyi ya da kötü virüslerin birden bire yayılma şansı bulduğu bir platform..Son yıllarda ki Millet olarak eksiklermizden biri de çağın gelişmelerine ayak uyduramamamız ya da başka bir deyişle bizi regüle etmek isteyen, kendilerne benzetmek isteyen güçlerin tezgahına gelerek onların dikte ettiği tarzı kendi hayat felsefemiz olarak kabul etmektir.Hangi görüşten olursa olsun ülkesini,kuruluş felsefesi ni,Bayrağını mukeddesatını ve Türkiye cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü seven ve anlayan insanların kendilerini ifade ettiği bu sanal ortam bazen rakip olarak addettiğimiz şahıslara,siyasetçilere,dost olarak kabul etmediğimz şahıslara ya da anlayışlara ummadığımız,beklemediğimiz hakaret,hezeyan küfür ve bu meyanda ifadelerin bolca sarfedildiği,seviyenin düştüğü bir ortama dönüşebiliyor..
Mesele düşman sayısını artırmaksa her türlü küfür ve hakareti mazur görebiliriz!Asıl mesele bu kadar ayrışmaya ,nefrete,hoşgörüsüzlüğe nasil dur diyebileceğimizdir.Üç bin yıllık tarih imbiğinden süzülüp gelen dilimiz,ahlakımız,üslubumuz,tarzımız bu Tarihi derinliğe yakışmalıdır.Ailesi tarafından teröristin cenaze evine ve mezarına dikilen Türk Bayrağı bu yörenin insanını sevmemiz gerektiğini anlatmıyormu bize.İktidar partisine oy veren insanlarmızı kurban bayramı öncesi koyun mesabesin de görmek karşı çıktığimız anlayışın değirmenine su taşımaz mı?
Türk milletinin bütün fertlerini hiç bir tasnife dayanmadan sevebilmeliyiz,eleştirilerimizi edep dairesinden çıkmadan yapabilmeliyiz,dilimizin ve üslubumuzun seviyesinin kendi kişiliğimizin açık ifadesini oluşturduğunu hiç bir zaman unutmamalıyız..Hiç bir hareket gönül kırarak,kalp yıkarak,küfür edip dedikodu yaparak belden aşağı vurarak hedefe ulaşmamıştır.Sevgimiz de mert olmalı kavgamız da.Bireysel yada toplumsal hedeflerin menziline ulaşmak için her yolu mübah gördüğümüz an bittiğimiz noktadır.Rahmetli büyüğümüz Galip Erdem'in dediği gibi zirvelere çıkabiliriz.Davamızı ve ahlakımızı zirvenin eteklerinde unutursak orada zaten tutunamayız da,esasen düşüşümüz de çok sert olur..Bu da yürekleri ortak vuran insanlarımız için en son arzu edeceğimiz bir durumdur...Esen Kalın...