banner83

Madalya avcısı Ahmet Bayram'ın başarı öyküsü

Manisa'nın 'Fırtına' lakaplı maratoncusu Ahmet Bayram, 500'e yakın kupa ve madalyasıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bir fabrika işçisiyken katıldığı halk koşusunda dikkatleri üzerine çekerek atletizme adım atan Ahmet Bayram’ın başarı öyküsünü, sizler için kaleme aldık. İşte o keyifli röportaj;

Madalya avcısı  Ahmet Bayram'ın başarı öyküsü
banner87

Bir fabrika işçisiyken 2004 yılında Manisa'da düzenlenen 'Polis Gücü Halk Koşusu' ile maraton kariyerine başlayan Ahmet Bayram, ilk yarışında 5'inci, bir sonrakinde ise 3'üncü olunca Antrenör Suat Çetinkaya'nın dikkatini çekti. Çetinkaya'nın davetiyle profesyonel olarak Polis Gücü’nde atletizme başlayan Ahmet Bayram, aradan geçen zaman içerisinde birçok yarışta kupa ve madalya kazandı. 2013 yılında Manisa Büyükşehir Belediyespor'a transfer olan Ahmet Bayram, Wings For Life World Run İzmir 2016, 43. Uluslararası Saedinenie Yarı Maratonu, Uluslararası Mersin Maratonu, Adana Kurtuluş Maratonu ve Vodafone İstanbul Maratonu gibi pek çok yarışta başarılar elde etti. Maratonlarda elde ettiği derecelerin ardından 'fırtına' ve 'şampiyon' diye anılmaya başlayan madalya avcısı Ahmet Bayram’ın başarı öyküsünü sizler için kendisinden dinledik. Sizi o özel röportajla baş başa bırakıyoruz.

Ahmet Bayram kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1974 yılında Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde doğdum. 8 kardeşiz ve ben 4 numarayım. Ben bebeken İzmir’e taşınmışız. 5-6 yıl sonra, yani 1982 yılında da Manisa’ya taşındık. Şehzadeler Vicdan Karaosmanoğlu İlkokulu’ndan mezun olduktan sonra eğitim öğretim hayatım bitti ve iş hayatına başladım. Bir ayakkabıcının yanında işe başladım. Ayakkabıcıda çalışırken, 16 yaşımda Karaköyspor’da amatör futbolcu olarak başladım. Askerliğe kadar sayacılık yaptım ve bu arada da futbola devam ettim. Askerlikten sonra da fabrikada çalışmaya başladım. 2 yıl sonra da futbol hayatımı noktaladım. 8 yıl Teleset, 3 yıl Vestel olmak üzere 11 yıl fabrikada çalıştım. Teleset adına da yarıştım. O dönemde bana gerçekten destekleri oldu.

Bir futbolcuyken, futbolu bırakıp atletizm ile devam ettiniz. Atletizme başlama öykünüzü anlatır mısınız?

29-30 yaşlarındaydım Atletizm’e resmi olarak başladığımda. O zamanlar Manisa’da halk koşusu olmuştu. Ben de öylesine katılmıştım bu koşuya. İyi koşacağıma ve derece yapacağıma inanıyordum. Aslında arkadaşlarımla da bir iddiaya girmiştim. O zamanlarda koşuyu ilk 6’da bitirenlere ödül vardı. Ben 5’inci olmuştum. Sıralamaya girmiştim ama numara almadığım için beni ilk 5’e almadılar. Tabi bu benim için büyük bir hırs oldu. Bir yıl sonra tekrar Polis Gücü Halk Koşusu oldu. O yarışmada da 3’üncülük elde ettim. Daha önce beni geçen çoğu kişiyi geride bıraktım. Polis Gücü’nün Antrenörü Suat Çetinkaya vardı. Şuan İstanbul’da atletizmde antrenörlük yapıyor. O yarışta, beni fark edip atletizme davet eden kişiydi. Sonra Polis Gücü adına lisans çıkardık ve orada koşmaya başladım. 2004’te Manisa’da Polis Gücü kapandı. Ama ben atletizmden vazgeçmedim. Bireysel olarak, düzenlenen koşulara katıldım. Bir süre sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçtim. İzmir’den sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde koşmaya başladım. Sonra dönemin Manisa Vali Yardımcısı Yüksel Ayhan’ın girişimleriyle Manisa’ya atandım. 2 yıl Manisa İl Gençlik Spor adına koştum. Açıkçası o dönemde orada istediğim desteği bulamamıştım. Sağolsun Haşim Elmalı müdürümüz bana destek oldu ve Manisa Büyükşehir Belediyespor’a geçtim.

Sizin için 'unutulmaz' olarak ifade edebileceğimiz bir başarınız, koşunuz var mı?

7 yıldır Manisa Büyükşehir’in sporcusuyum. Çok sayıda yarışmalara katıldım ve önemli başarılar elde ettim. Dünya’nın 34 farklı noktasında eş zamanlı gerçekleşen, Türkiye çapındaki en büyük yarışlardan da olan Wings for Life World Run 2016 koşusunun İzmir ayağında, birinci oldum. 3 saat 45 dakikada 52,78 kilometre koşmuştum. Çok fazla şampiyonluklar ve başarılarım var ama bu benim için çok önemli ve unutulmaz bir koşuydu. En büyük başarı ise İstanbul Avrasya Maratonu. Köprüden geçiyorsun. Dünya çapında önemli insanlarla yarışıyorsunuz. Türkiye’deki rakiplerinizi ne kadar tanısanız da, bu yarışta bilmediğiniz, tanımadığınız rakiplerle yarışıyorsunuz. Onlarla kıyasıya bir mücadeleye giriyorsunuz.

Muhtemelen bu önemli başarılarınızın yanında, hafızanıza kazınan, üzüntü veren şeyler de yaşamışsınızdır. Atletizmde üzüntü yaşadığınız bir olayınızı anlatabilir misiniz?

Yine bir İstanbul Avrasya Maratonu’nda koşmaya gidecektim. O dönem Kocaeli Büyükşehir Belediyespor adına koşuyordum. Sabah saat 5’te binip gideceğimiz otobüs bizi almadan gitmişti. Yani maraton koşusunu kaçırmıştım. Saat 6.30’da başka bir araçla İstanbul’a gitmiş, ancak sadece halk koşusuna katılabilmiştim. Bu yarışa çok iyi hazırlanmıştım ama yetişemedim. Bu benim için unutulmaz bir üzüntü olmuştu. Öylesine halk koşusu koşmuştum, maraton koşamamıştım. İlk defa bir Avrasya maratonunu koşmadan halk koşusu koştum.

Yaşınız ilerlese de hızınız düşmüyor. Önemli başarılar elde etmeye devam ediyorsunuz. Bu başarılarınızı neye borçlusunuz?

Tabi ki destek. Destek olmadan başarı olmuyor. Sadece antrenmanla olmuyor, beslenme, gıda, masraflar, malzemeler… Bir ayakkabı bile çok şeyi değiştiriyor. Bunun için destek çok önemlidir. Sağolsun Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün bana 7 yıldır destek veriyor. Bu destekler sayesinde başarılarım daha iyi oluyor.

Daha ne kadar yarışmalara devam etmeyi düşünüyorsunuz? Geleceğe yönelik başka hedefleriniz var mı?

Sporun yaşı yoktur. Şuan tanıdığım 92 yaşında olan atletler var. Halen daha koşuyorlar. Allah sağlık verdikçe koşmaya devam edeceğim. Masterlarda Balkan Şampiyonu olmayı istiyorum.

Yaşantınız da sizin kadar hızlı mı geçiyor? Yoksa gayet sakin bir insan mısınız?

Çok sakin bir hayatım var. 4 çocuğum var. Sabah akam onlarla ilgileniyorum. Geriye kalan zamanlarımı da antrenmanlarla ve çalışmakla geçiriyorum.

En büyük hobiniz nedir?

Koşmak benim en büyük hobimdir ama branşım dışında bir şey söylemek gerekirse, yüzmeyi çok seviyorum. Doğayı ve doğada yürümeyi daha çok tercih ediyorum.

İlerisi için antrenörlük gibi bir hedefiniz var mı?

Koştum ve koşmaya devam edeceğim. Ama atletizm branşına gönül veren nesilleri de yetiştirmek istiyorum. Atletizm antrenörlük belgem var. Bu konuyu başkanımla da konuştuk. Koronavirüs salgını bittikten sonra seçmeler yapmayı düşünüyoruz. Yetenekli çocukları Manisa Büyükşehir Belediyesi adına atletizme kazandırmak istiyoruz.

Manisa’da atletizme ilgi görüyor musunuz?

Evet. Manisa’da bu ilgi var ama bir tek eksik var; burada yarışmalar yapılmıyor.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Atletizm gerçekten çok faydalı bir spor. İnsanlarımız vakit buldukça doğaya çıksınlar, 30 dakikalık bir yürüyüşle başlasınlar, daha sonra ufaktan koşmaya başlasınlar. Bu sağlık için de gerçekten çok faydalı. Bunu yapmaya başladıktan sonra kendilerindeki değişimi zaten anlayacaklar. Hatta ilerde düzenlenen yarışmalara da katılabilirler.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner95

banner94