banner83

SU , KURAKLIK VE KÜRESEL ISINMA SORUNLARI…

Geçen sene pandemi dolayısıyla sanayi, turizm, lojistik ve diğer sektörler aksak çalıştığı için baraj ve göletler yüzde 75 doluluğa ulaşmıştı. Çin’in Wuhan kentinden bile uzaydan ısı spektrumu alındığında kent kırmızıdan maviye dönmüş ve Boğaziçi’nde yunuslar sürü halinde görülmüştü. Dünyanın hemen her yerinde insanlar kısıtlı ama hayvanlar serbest kalmışlardı. Öyle ki karbon salınımı bile düşmüştü. Tertemiz bir atmosfer ve sular oluşmuştu. Doğa kendini onarmaya başlamıştı. Bir sene içinde insanoğlu para hırsından dünyayı eskisine çevirdi.

******

Çevre sorunları ciddi ve hemen düzeltilemeyecek sorunlardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1-Asit yağmurları: Havadaki petrol ve kömür gibi yakıtların su buharı ile birleşip ve sülfirik ile nitrik asit olarak yeryüzüne inmesi. Çöl tozu bile buraya kadar gelip yağıyor.

2-Hava ve su kirliliği: Zararlı organizmaların havaya ve suya karışması; dünyayı ters yönde etkilemesi.

3-Heyelan, erozyonlar ve toprak kalitesinin düşmesi: Yani toprak kaybı. Seller ve su baskınları ile. Azıcık daha ormanları yakalımda felaket yaratalım. Bunlar ormansızlığın sonuçları. Ayrıca aşırı su tüketimi sonucu kuraklık ve toprakların kullanılamaz hale gelmesi. Aşırı derecede derin kuyu açılıp yer altı sularının kendini yenileyememesi.

4- Sera etkisi ve küresel ısınma: Atmosferdeki karbondioksit, metan, kloroflorokarbon, su buharının radyasyonu emerek sera etkisi oluşturması ve küresel ısınmaya sebep olması.

*******

Daha neler sayılabilir… Ama her geçen gün haberlerde kuraklıktan bahsediliyor. İnsanın aklına şu geliyor. Hani çok miktarda yağmur yağmıştı da bu sene kuraklık olmayacaktı. Hani doluluk oranları yüzde 70’lere varmıştı. Manisa’ya bile 3 kere kar yağdı ve Spil beyaza bürünmüştü de su sorunu olmayacaktı. Peki nerede bu su?

Eğer fırsat bırakılırsa yerin altında toplanacak ama eğer fırsat verirsek. Maalesef haddinden fazla derin kuyu var ve bunlar kontrol edilmiyor. Sulama sistemini rasyonel olarak kullanıpta derin kuyusu olanlara değil lafım. Yani damla sulama ile. Epey bir kısımda hala eski sistem sulama yapıp çok su harcıyor.

*******

Dolu olan göletlerde sular çekildi. Nereye gitti? Yeraltına. Sonra ne oldu? Derin kuyularla kullanıldı. Yani bizler kendi sonumuzu hazırlıyoruz gibi geliyor. Nüfus çok ve su yetmiyor ve yetmeyecekte. Yağmurları suçlamayın. Onlar gerekli desteği veriyorlar. Ama bizler anlayabiliyor muyuz? Daha çok üretip büyüyeceğiz diye bindiğimiz dalı kesiyoruz. Gözümüzü para hırsı kaplamış. Unutmayın daha öncede yazmıştım. Büyümek ekolojik sorunlar ve aşırı harcama demek. Yani hem doğayı kirletirsiniz ve yok etmeye başlarsınız, hem de sermaye biriktiremez kazandığınızı harcarsınız. Yeni işler açmak dengesiz olunca her şeyi tahrip eder.

Hani kızılderili atasözündeki gibi: Son ağaç kesildiği zaman, son meyve koparıldığı zaman, son balık avlandığı zaman, beyaz adam paranın bir işe yaramadığını anlayacak. Saygılarımla…

YORUM EKLE

banner95

banner94