TARIM POLİTİKASI VE TÜRKİYE...


Mehmet ÇELİKEL

Mehmet ÇELİKEL

Okunma 09 Temmuz 2017, 13:24

Köylü milletin efendisidir. Atatürk'ün bu sözü bir tarım politikası unsurudur. Tarım bir ülke için en önemli unsurlardan biridir. Yeter ki anlaşılsın. Çünkü çok çalışmak gerekir ve umut gerekir. Tarım politikası neleri kapsar. Gıdasal tüm üretimi kapsar. Buna hayvancılığı da dahil edelim. Çünkü o da bir gıdasal üretimdir. Gelişmişlik kriteridir.
 
Son yıllarda çiftçi şikayetçi. Yeterli kazancın olmadığı herkes tarafından söyleniyor. Devletten destek bekleniyor. Birlik olunamıyor. Üretim fiyatları ile nihai satış fiyatları arasında uçurum var. halkı düşünen yok. Pazarlar bile pahalı. Hava sıcak veya aşırı soğuk fiyatlar yukarı gidiyor. Kısacası herkes bir şekilde şikayetçi. Bazı gerçekler göz ardı edilemez ise de ediliyor ne yazık ki. Bu gerçekler de düşük üretim, yüksek fiyat ve aracı kuruluşlar. Bu et grubunda da aynı. Birisi fiyatları yükseltirse diğerleri de fiyatları arttırıyor. Mesela kurban bayramında et fiyatları artıyor. Kurban bayramında herkes et yesin derken kimsenin yiyecek hali kalmıyor. Yani milletin beslenmesi değil, para ve kazanç önemli.
 
İşte tarımdaki politika bu gibi sorunları dengelemekte etkilidir. Batılı ülkelere baktığınız zaman tarımsal politikalardan ödün vermezler. Halk ve gıdası çok önemlidir. Asıl konu budur ve bu nedenle tarımsal politikalara çok dikkat eder ve kendilerine özgü davranırlar. Bizde öyle mi? Sorun bu soruyu kendinize. Geçenlerde bir haber Rusya'dan karkas et ithal edileceği idi. Bir zamanlar da Arjantin'den Angus sığırı getirmiş idik. Biz üretemiyor muyuz? Devletin desteği yok mu? Var olmaz olur mu. Bankalar nezdinde bile hayvancılık kredileri var. Peki bu işi yapacak insan var mı? Veya firmalar var mı? Halbuki et fiyatları yüksek. Kimse ben zarar ediyorum demesin. Yılların et balık kurumu da yok edildi beyler para kazansın diye. Ama geçen gün bir kurumun müdürü et entegreden para kazanmıyoruz demiş. Amma da güzel yalan söylüyoruz ha. Kuzu etinin kilosu 60 TL ve sen para kazanma. Ne yani 100 TL olsun. Millet et yiyemesin ve geri zekalı olsun. Vejeteryan  olsun. Hatta ot yesin. Yaz geldi bamya 10 TL. Barbunya fasulye de o fiyata yakın. Bunun gibi nice örnekler verilebilir ve kimse pazar ucuz diyemez. Basbayağı pahalı ve milletin gıdası her geçen gün kısılıyor. İnsanlar et alırken bir kilo yerine 250 gram et alıyorlar. Bunu gözlerimle gördüm.
 
Peki ne yapmak gerek. Bu aşırı fiyatlandırmadan kimler fayda kimler zarar görüyor. Açıkçası fayda zararın ötesinde en önemlisi halkın iyi beslenmesi. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur lafı en güzel örnek. Vücut sağlam değilse kafada da sorun ortaya çıkar. Öyle mi olmalı? Burada tarımsal politikaların halk için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Gıda olmadan yaşam olmaz. Sağlıklı beslenmez isek sağlıklı nesiller yetiştiremeyiz. Bu nedenle uygulanacak politikaların önemi çok büyüktür. Tedbir elden bırakılmamalı ve gerekli desteklemeler üreticiye yapılmalı ama sıkı da kontrol yapılmalıdır. ÇKS gibi üzüm yanarsa yansın, yan gel yat nasılsa devlet verir diye bir konu olamaz.  Buna tarım değil tembellik politikası derim ben. Devletin vereceği destekler ayrıca teknolojik içerikli ve eğitici olmalıdır. Çünkü bu konuda suçlu devlet değil esas suçlu bunu umursamayan kişilerdir.
 
Ben dericilik yaptım hem de 100 yıllık bir mesleği devam ettirmeye çalıştım. Ama iş kolu bitti. Başka ülkelere kaydı, sermayeler aşırı büyüdü. Tarımda bu mümkün mü? Yani iş kolu bitebilir mi? Eğer ülkede insan kalmaz ve yaşam olmazsa tamam ama aksi takdirde asla bitmez. Ancak uygulanacak düzgün ve halka yönelik politikaların önemi büyüktür. Devlet kadar insanlarda bu büyük konuda üstüne düşen vazifeyi yapmak zorundadırlar. Çünkü ana konu gıdadır ve halk iyi beslenmek zorundadır. Gelirler bir yere kadar yol alır. Halkın parası yetmez ise alamaz, satacak olanda gün gelir satamaz ve elindeki mal çürür. Bu gibi bazı görüntüleri son zamanlarda yakalıyorum.
Saygılarımla...
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.