TEHDİT VE MÜCADELE


Yavuz ELBiRLER

Yavuz ELBiRLER

07 Ağustos 2018, 08:31

Yine vurdular, BİR ASKER EŞİ, BİR ANNE VE YAVRUSUNU VURDULAR,  sonra İKİ POLİS ve sonra Bir ASKER, yine canlar yandı.
Biz yine yazacağız. Kim bilir, belki dinleyen olur.
Tehdit Unsuru, PKK, IŞİD, PDY/FETO, Türkleri Türkiye den atmak isteyen, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları asil Türk Milletinin yırtıp çöpe attığı Sevr anlaşmasını uygulamak üzere Emperyalist güçler ve arkasına "gizlenmiş" Siyonizm'in hedefledikleri sonuçları almaya kilitlenmiş tam teçhizatlı büyük organizasyonlardır.
PKK, terör örgütü; gerek küresel bazda en büyük siyasi ve lojistik desteğe sahip olması ve gerekse, 548.000 insanımızı doğrayan Hınçak / Taşnak /Asala Ermeni örgütlerininkiyle aynileşen; hatta onları da geride bırakan katliam yöntemleriyle dünya tarihinde bir ilktir, bir benzeri daha yoktur! Bu denli büyük bir oluşumun doğal olarak psikolojik savaş tekniklerini başarı ile kullandığı tartışmasızdır. İtiraf edelim ki, Pkk, silahın gücü ile yöreden, paranın gücü ile medya dan ve maalesef bir kısım siyasilerden örtülü veya açık destek bulabilmektedir.
PDY/FETO terör örgütün de, maddi kaynaklarının boyutu, nerede ise elli yılı bulan bir zaman sürecinde dernekler, vakıflar, birlikler, sendikalar,medya, devletin hemen bütün katmanları ve özellikle, yargı, polis ve TSK daki yapılanması ve bu yapılanma ile çok başarılı biçimde uyguladığı pisikolojik harp ( kamu diplomasisi) neticesi gelinen nokta, tehdidin boyutları açıkça görülmektedir.
IŞİD veya DAİŞ, son derece de eğitimli, silahlı gücü ile adeta aniden ortaya çıkmış, kısa sürede geniş bir alana hakim olmuştur. Sözde İslamı temsil ettiğini ifade eden bu katiller sürüsünün her milletten paralı askerler den oluştuğu, söz ve eylemlerinin Yüce dinimizle hiçbir şekilde bağdaşmadığı ortadadır.
PKK, IŞID, PDY/FETO terör örgütlerinın, uluslar arası boyutlu desteğini göz önüne aldığımızda görürüz ki, Türk Cumhuriyeti Devleti sadece bir terör örgütleri ile değil, bu örgütlerin şahsında ezeli ve ebedi düşmanımız Batı emperyalizmi ve arkasına gizlenmiş siyonizmle, kısacası haçlı ordularıyla savaşmıştır ve halen de bu savaşımız, sosyo ekonomik, sosyo kültürel ve politik alanda maalesef artan bir şiddette devam etmektedir.
Peki yürüttüğümüz mücadele yeterlimidir? Sadece silahlı mücadele, polisiye tedbirler ve yargılama sonucu verilen cezalar tek başlarına caydırıcı mıdır?
Görülüyor ki yeterli değildir. Yeterli olmadığı için tehdt unsuru, her geçen gün değişik ideolijiler, değişik adlar ve yeni yöntemler ile saldırmaya devam etmektedir ve biz bu coğrafya da bulunduğumuz sürece devam edecektir.
Tehdit unsurunun hedef kitlesi, çocuklar ve gençlerdir. Kreş, Ana Okulu gibi okul öncesi eğitim, İlk, Orta ve Yüksek Öğretim, Askeri Liseler, Harp Okulları, Polis Koleji ve Akademisi ile Polis Meslek Yüksek Okulları ve Eğitim Merkezlerinde yuvalanarak faaliyetlerini sürdürebilmişlerdir.
Okulların okul aile birlikleri ve sınıf anneliklerini ele geçirebilmişlerdir.
Maalesef, bu faaliyetleri, görülmemiş, görmezden gelinmiş, sağlıklı bir biçimde değerlendirilmemiş, Milli Eğitim Kanununun ve özel kanunları ile kurulan okulların amaç maddesi göz ardı edilmiş, adeta yok sayılmıştır.
Milli Eğitim, kanunda belirlenen amaç maddesi kapsamında ele alınarak acilen ıslah edilmelidir.
Devletimizin istkbal ve istiklali olan genç nesil, milli kültürümüz esas alınarak yetiştirilmelidir.
Bu günden binlerce yıl öncesine uzanan tarihimiz, kültürümüz, dilimiz, dinimiz varlık sebebimizdir.
Askeri okullar, Polis Koleji ve Akademisi, parasız yatılı orta ve liseler, öğretmen okulları açılmalıdır.
Bütün özel okullar, etüd merkezleri, sıkı bir denetime tabi tutulmalıdır. Bu okulların kurucuları, mali kaynakları, kurucu şirketlerin ve veya kurucularının şirketlerinin yabancı şirketler ile ortaklıkları, şirket merkezlerinin, Kuzey Kıbrıs Rum Kesimi, Makedonya, Afrika, Uzak doğu da olamları gibi hususlar mercek altına alınmalıdır.
Türk Devleti, Anadolu da yeniden bin yıldır, Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı adları ile hüküm sürmüş, bu gün de Türkiye Cumhuriyeti Devlet adı ile hüküm sürmektedir.
Kominist Kemalistlerin, Atatürk'ü zerrece tanımayan sahte Atattürkçülerin, Sultan Abdülhamit Han'ı kızıl sultan diye zihinlere yerleştiren, Taşnak ve Siyonistlerin propogandalarına alet olunmamalıdır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK de Abdülhamit Han da doğru olarak tanıtılmalı ve anlatılmalıdır.
Yeni nesiller, Türklük Gurur ve Şuuru, İslam Ahlak ve Faziletini kavramış, Çağdaş Medeniyetler Seviyesinin üzerine çıkmayı hedeflemiş gençler olarak yetiştirilmelidir.
Selam ve Dua ile!..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.