TÜRKÇE'Yİ YOZLAŞTIRAN BİZ TÜRKLER!  

Dilimizin yozlaşmasına göz göre göre şahit olduğumuzu hiç düşündünüz mü?

Farkında olmamız gereken şu ki; milletleri millet yapan özelliklerin en önemlilerinden birisi de dildir. Dil bir milletin tarihi geleneği ile birlikte¸ aynı ırktan insanların iletişimini sağlayan¸ aynı zamanda coğrafya ve kültür bütünlüğünü de içeren bir konuşma ve yazma aracıdır. 

Türkiye'de Türkçe bir üvey evlat muamelesi görüyor kanısındayım. Mesela büyük bir işyerine girerken İngilizce veya yabancı dil bilip bilmediğimiz soruluyor. Sorulmasına karşı olduğumdan değil¸ ama önce iyi Türkçe bilip bilmediğimiz sorulsa daha iyi olacak gibi geliyor bana. Zira kendi öz dilimize öylesine yabancı olmuşuz ki¸ neredeyse hiç Türkçe bilmese de¸ sadece başka dilleri konuşsa makbule geçecek. Bilemiyorum. Almanya'da¸ Fransa'da¸ Japonya'da kendi insanını işe alırken¸ Türkçeyi bilip bilmediği soruluyor mu? Ya da mağazalarında Türkçe isimler görülüyor mu?

DİLİMİZİN YAPI VE İŞLEYİŞİNDEKİ KURALLARI MI BOZUYORUZ?

Özellikle gençlerin özenti kesimi tarafından yozlaştırılan güzel Türkçemiz unutulmakta ve yanlış kullanılmaktadır. Türkçenin yozlaştırılması da özünden uzaklaşmasına ve bozulmasına neden olmaktadır. Türkçenin yozlaşması ilk olarak dükkan, market ve iş yerlerinin İngilizce olarak adlandırılmasıyla başlamıştır. Bu da batı dillerine özenmemize neden olmuştur. Son yıllarda telefonla mesajlaşmanın çoğalması ve internetin bilinçsiz kullanımı sonucu dilimiz, kelimeler değiştirilerek hatta gereksiz harf eklenerek yozlaştırılmaya başlanmıştır. Özellikle genç kesimin kullandığı anlık mesajlaşma programları ve bazı sosyal siteler bu yozlaşmanın temeli olmuştur.

Korkarım ki dilimizdeki bu yozlaşma devam ederse, çok geçmeden Türkçe diye bir dil kalmayacak...

Tabii kültür turizmi de ülkemizde oldukça tercih edilen bir seyahat şekli oldu artık. Ama nedense bizler görüp beğendiğimiz kültürleri kendi dilimizle harman etmeye çalışıyoruz ve Türkçe'yi karma bir dile çeviriyoruz bu nedenle.

Aslında bu durum kendi dilimizdeki kelimelerin köklerine, anlamlarına saygı göstermediğimizi ifade ediyor. Sonra konuşurken "ııı-şey--fake ya fake nasıl deniyordu?" gibi cümleler duymaya başlıyoruz. Oysa fake kelimesinin Türkçe'de sahte, gerçek olmayan, yapmacık, uydurma gibi pek çok karşılığı var.

Kelimelerin Türkçe karşılığını kullanmak yerine, etrafa entelektüel bir gösteriş yapmak amaçlı yabancı terimleri, kelimeleri kullanıyoruz.

Entelektüellik ile yozlaşmayı iyi ayırt edemezsek, komik bir duruma düşmüş oluruz. Aynı zamanda da dilimizi bu yaklaşımlarla yozlaştırmış oluyoruz.

Ben bu durumun bir duyarlılık ve ilgi meselesi olduğuna inanıyorum. Gerçekten dilimizi sevip ona saygı gösterdiğimizde yozlaşmanın önüne geçilebilir. Bu konuda duyarlı yazarlar takip edilirse ve açtıkları yoldan yürünürse dilimize gereken önemi verebiliriz.

Umarım bir gün Türkçemiz hak ettiği saygınlığa kavuşur.

YORUM EKLE