TÜRKLER GELİYOR


Necdet CURA

Necdet CURA

08 Ekim 2019, 14:06

Tarih, geçmişte yaşanan olayları neden-sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen bir sosyal bilimdir. Tarih ilminin en kısa tanımı budur. Bunun yanı sıra pek çok tanımı da vardır. Tarihçi, insanı ele alır. İnsanın yaptığı eylemler tarihçinin çalışma sahasıdır. Kategorilere ve alt dallara ayrılır. Bugün kürsülerimizde, Genel Türk Tarihi, Ortaçağ, Yeniçağ, Eskiçağ, Yakınçağ, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ana bilim dalları mevcuttur. Her tarihçi, kendi ihtisas alanına dair yoğunlaşarak kürsülerde bir hoca olur. Yani akademisyen. Bu durum bölüm okuyanlar için geçerlidir. Öğretmenlik okuyanlar ise MEB’e bağlı okullarda Tarih eğitimi vermektedir.

Şurası bir gerçektir ki, Tarih ilmi ülkemizde istenilen seviyede değildir. Bence geri kalmamıza neden olan faktörlerden biri de, 'tarih bilinci'nin istenilen seviyede olmamasıdır. Tarih bilinci'nin olmadığı bir toplumda, milli inkişaf olamayacaktır. Milli ruh, istenilen seviyeye varamayacaktır. Bunun içindir ki, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk kıymetli okulum olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni kurmuştur.

Bir milleti millet yapan unsurlar nelerdir?

Ortak dil…

Ortak tarih…

Ortak coğrafya…

İşte bu fakültenin şimdi neden bu 'ulvi' amaçlarla kurulduğunu anlayabildiniz mi?

'Türk milleti sen çok yaşa!' dediğimiz zaman bu cümleyi ırkçılıkla itham edenler bilmelidir ki, bu millet Mardin ilinde de, Trabzon ilinde de, Adana ilinde de, Manisa ilinde de Türk’tür. Kars’tan Edirne’ye bütün vatan sathında yaşayan ve derdi, aşkı bu ülke olanların ismidir Türk.

İşte bu millet, Cumhuriyet kurulduktan sonra Misak-ı Milli'yi tamamen gerçekleştiremedi. Fakat Mustafa Kemal Atatürk, Hatay’ı ülke topraklarına katmak için çok yoğun çaba gösterdi. Ömrü yetmedi belki de ama Hatay bu ülke topraklarına bağlandı. Misak-ı Milli'nin yavaş yavaş gerçekleşmesi yolunda atılan adımlardan biriydi.

Milli güvenliğimiz için sınır komşularımızda yaşanan çatışmalar doğal olarak da bizi ilgilendirecektir. Suriye, Irak, İran bizim sınır komşularımız olduğu gibi Yunanistan, Bulgaristan da bizim sınır komşularımızdır. Bir tarafımız Avrupa, bir tarafımız Ortadoğu’dur.

"Coğrafya, kaderdir."

İşte, bu söz o kadar haklıdır ki Suriye’de yaşanan iç savaş sonrası milyonlarca mülteci Türkiye’ye sığınmıştır. 2011’den beri devam eden savaş neticesinde Türk ordusu ilk askeri hareketini 2016 yılında gerçekleştirmiştir. Bu harekatın adı ise Fırat Kalkanı olmuştur. Tarih, çok anlamlı bir güne denk getirilmiştir. Yavuz Sultan Selim Han’ın Suriye’ye girdiği zaman (24 Ağustos 1516) sonrası asırlar sonra kahraman ordumuz İŞİD’i temizlemek ve YPG kantonlarının birleşmesini engellemek için bu harekatı düzenlemiştir.

29 Mart 2017 yılında Fırat Kalkanı Harekatı bitmiştir. Fakat, ülkemiz için tehdit unsurları hala Suriye’de varlığını sürdürmektedir. Bunun üzerine Afrin'e "Zeytin Dalı Operasyonu" gerçekleştirilir. Afrin’deki YPG varlığı ortadan kaldırılır.

Bu milletin ordusu, millet ile hep iç içe geçmiştir. Tarih sahnesine ilk çıktığımız zamandan beri bu böyle olmuştur. Ordu-millet anlayışı kavramı bu milletin yapısında vardır. Ufak yaşlardan itibaren bir taraftan Moğollar, bir taraftan Çin devleti ile olan mücadelede hayatta kalmamızı sağlayan temel ögelerden biri bu 'savaşabilme yeteneği'dir. Türklerin, ok atma ve at binmede mahir olduğunu bir tek Türk tarihçilerinden değil yabancı seyyahların kitaplarında da okuyabilirsiniz. Vatan şairimiz olan Namık Kemal’in çok sevdiğim bir sözü vardır.

"Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır."

İşte, fıtrat değişmedi. Türk milleti yine bugün ordusuyla Suriye’dedir.

Bu yazının girişinde millet kavramının tarihsel temellerini, niçin millet olduğumuzu, millet kelimesinin önemini anlattım. Ortalarında doğru bu milletin Cumhuriyet ile birlikte gerçekleştirdiği 'milli' hamlelere değindim. İşte bu sosyolojik altyapısı oldukça sağlam kelimeleri idrak edemezsek 'millet' olamayız. Ancak ve ancak şarkılarda, türkülerde, kitaplarda, marşlarda geçer.

Bugün, millet olma günüdür. Yeniden inkişafın başlama günüdür. Siyasi parti ve dünya görüşü ayrımı gözetmeksizin 'ordumuzun yanında milletçe' olma günüdür.

#TürkMilletiOrdusununYanında

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.