|
23 Mayıs 2012 Çarşamba
İŞYERİNDE MOBBİNGİ ANLATTIMerkez Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Ümit Atman, Doktorlara ve İl Sağlık Müdürlüğü çalışanlarına İşyerinde Psikolojik Taciz (MOBBİNG) konularında seminer verdi. Atman, 30 yılık süreli bir kişinin işyerinde psikolojik tacize maruz kalma oranı % 49 olduğunu söyledi.
Manisa Öğretmenevi’nde verilen İşyerinde Psikolojik Taciz (MOBBİNG) seminerine Doktorlar ile İl Sağlık Müdürlüğü çalışanları katıldı. Mobbing kavramı, iş sağlığı alanında yeni dile getirilen bir konu olduğunu anlatan Merkez Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Ümit Atman, konunun akademi ve iş çevrelerinin dikkatini daha çok çektiğini kaydetti.
Mobbing’in sık görülen sosyal ve psikolojik boyutlu eylemler olduğunu belirten Uzm. Dr. Ümit Atman, şöyle konuştu; Mobbing olgusu durağan olmayıp sürekli değişen bir süreçtir. LEYMANN, mobbing süresinin en az ortalama 6 ay, en uzun ortalama 15 ay olduğunu ve iş gücü piyasasında 30 yıllık süreli bir kişinin mobbinge maruz kalma riski %25 olduğu belirtmektedir. Başka bir ifadeyle yaklaşık yarısı (%49) mobbinge maruz kalmaktadır. 25 Avrupa ülkesi genelinde iş yerinde psikolojik tacize maruza kalma oranının %5 olduğu ve her 20 çalışandan 1’inin son 1 yıl içinde psikolojik tacizle karşılaştığı belirtilmiştir. Avrupa da yapılan çalışmalar, sağlık hizmetler, sosyal hizmetler, kamu daireleri, eğitim, bankacılık ve sigorta sektörlerinde çalışanların daha sık psikolojik tacize maruz kaldığını göstermektedir. Bu grupların daha fazla psikolojik tacize maruz kalmaları işlerinin daha karmaşık ve daha fazla iletişim gerektirmesi ile açıklanmaktadır. Ayrıca Üniversite çalışanları da sıklıkla psikolojik tacizle karşı karşıya kalmaktadır.” Mobbinge hedef olan insanların duygusal olarak mutsuz bir iş ortamında çalışmaya maruz kaldığını vurgulayan Uzm. Dr. Ümit Atman, “ Mobbing kurbanların sağlığını etkiler ve konsantrasyonlarını düşürür. Ayrıca çalışanlar arasında iletişim ve grup çalışmalarını kapsayan hoş olmayan ilişkilerin varlığı, genellikle iş verimliliğini de olumsuz olarak etkiler. Bireysel ve örgütsel hatta toplumsal düzeyde olumsuz sonuçlar doğurabilen mobbing olgusunun farkına varılması, nedenlerinin belirlenmesi ve önlemlerin geliştirilmesi oldukça önemlidir. İş yerinde psikolojik taciz mağdurlarının genellikle dürüst, çalışkan, kendilerini başkasına beğendirme ihtiyacı içinde olmayan, özgüveni yüksek, girişken, nitelikli, kısmen yargılayıcı ancak suçlayıcı olmayan, kişilerle ve olaylarla değil düşüncelerle uğraşmayı seven insanlar olduğunu ortaya koymaktadır. Çoğu durumda mağdurlar daha yüksek mevkilerdekilere tehdit oluşturdukları için seçilmiş kişilerdir. Duygusal zekâları yüksek, dolayısıyla, esnek ve kendi davranışlarını gözden geçirebilen, başkalarının davranış ve duygularını yüksek seviyede hissedebilen, yeni fikirler üretebilen, farklı bakış açıları ile dünyayı yorumlayabilen kişilerin mobbinge daha fazla maruz kaldıkları ifade edilmektedir. Psikolojik taciz failleri, genellikle ilgiye susayan, övgüye aşırı ihtiyaç duyan, kendi konumlarını destekleyenlere karşı övücü davranan ve yapıcı eleştirilere asla tahammül edemeyenlerdir. İş yerlerinde mobbingden korunmak için stratejik bir yaklaşım ve olumlu bir iklim yaratacak, organize faaliyetler uygulanmalıdır. Bu eğitimde, mobbingle ilgili literatüre halk sağlığı bakış açısıyla gözden geçirilmiştir.”dedi Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|