YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLAMIŞKEN


Necdet CURA

Necdet CURA

18 Eylül 2019, 18:47

Her başlangıç fikir olarak başlar. O yüzden başlangıçları kafada tasarlarken iyi düşünmeliyiz. Her büyük eylemlerin sonucu aslında bir fikri nedende yatar. Bu yüzden idrak etmeliyiz.
 Kendi içimizden kıymetli düşünce insanları çıkarmalıyız. Düşünce insanlarının yetiştiği huzurlu ve güvenli ortamların teminatı bütün bir milletin borcudur.
Ünlü hatip, düşünce ve devlet adamı olarak tarih sayfalarına adını yazdırmış olan Cicero’nun bir sözü tam da bu noktada karşımıza çıkmaktadır.
‘’Bütün büyük işler küçük başlangıçlarla olur.’’
O küçük başlangıçlar diye tarif ettiği acaba ilkokula anne ve babasının elini bırakmak istemeyip en sonunda okuma ve yazmayı öğrendiği için çok sevinen Ayşe’nin alfabeyi öğrenmesi midir?
O küçük başlangıçlar Anadolu üzerine akınlar yapan ve bu güzel toprakları yurt kılmak isteyen Selçuklu kuvvetleri olabilir mi?
O küçük başlangıçlar Ay’a ayak basan Neil Armstrong’un kendi gibi tarif ettiği ‘’bir küçük adım’’ olabilir mi?
Evet, bunların hepsi başlangıç için küçük adımlar. Mühim olan bu küçük sayılabilecek adımları büyük bir kararlılıkla ve cesaretle atabilmenin altında yatar.
 Şayet, siz küçük adımları atarsanız, coğrafyayı doğru izleyebilirseniz ve en önemlisi küçük görülen ama sizin yüreğinizdeki büyük basamakları tek tek çıkabilirseniz o zaman kendinizi kazanmış olursunuz.
 Her geçen gün önemi biraz daha anlaşılan, artan eğitim camiasındaki problemlerin aktörlerle birebir iletişim halinde kalarak emin adımlarla çözülmesini can-ı gönülden istiyorum.
Üniversite açılan şehirlerde kafe ve sosyal donatı alanlarının yanında Kültür-Sanat faaliyetlerinin aynı doğrultuda, çizgide yükselmesini görmek istiyorum. Bir kampüs etrafında sadece spor salonları, çay ve kahve içilecek alanlar haricinde kendi medeniyet dairelerini daha iyi tanıyacakları yerler görmek istiyorum. Buna örnek olarak Müzeler, Tiyatro salonları, Sergi salonları, Opera binaları görmek istiyorum.
Gençler gittikleri şehirlerde ilk olarak kendilerini geliştirebilecek yer aramalıdırlar. Toplumun refahının yükselmesi için önce bireyin kendi donanımını bilmesi ve çağa kendi kaidelerinden taviz vermeyerek yükselmesi gerekir.
 Tabi bütün bu dediklerimin  olması için fiziki altyapı ve elverişli koşullar olmalıdır. Elverişli koşullar bu alanlara hiç ilgisi olmayan gençlerimizi dahi çekecektir. Öğrencilerin üniversiteyi sadece zaman geçirme ve diploma alma yeri olarak değil ‘’gerçek anlamda’’ kendi haznelerine bir şeyler kattığını görmek istiyorum.
Unutulmamalı ki, eğitim hayat boyu devam edecek olan bir süreçtir. Bizler ise daima öğrenci kalmalı ve öğrenmeye kendimizi kapatmamalıyız.
Bu vesileyle eğitim için kendi doğduğu, büyüdüğü ve alıştığı ortamdan kopan bütün genç dostlarıma bir ömür boyu başarılar diliyorum.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serhat köse - 3 hafta önce
Aynen öyle necdet hocam "azala yetinmeyen çoğu bulamaz"